Archivi per ‘Gebelik Testleri’

Lateks Alarjisi

category Gebelik Testleri admin 8 Mayıs 2008

Lateks Alarjisi Lateks nedir? Lateks bilimsel adı Hevea brasiliensis olan kauçuk ağacından elde edilen bir maddedir. Pek çok üründe lateks bulunur. Lateks içeren ürünlerden en sık bilineni erkek prezervatifleridir. Bununla beraber kadın doğum kontrol yöntemlerinden biri olan diyaframların da önemli bir kısmı lateks içerir. Öte yandan günlük kullanımda pek çok üründe de lateks bulunur. Özellikle sağlık çalışanları bu madde ile sık temas ederler. Muayene eldivenlerinin çoğu lateksten üretilmiştir. Lateks pek çok insan için problem yaratan bir madde değildir. Ancak tıpkı doğada bolca bulunan arı zahiri, zehirli sarmaşık, hatta fıstık ve çilek gibi pek çok maddenin yaptığı gibi bazı kişilerde de lateks problem yaratabilir. Lateks alerjisi nedir? Alerji kabaca vücudun kendisine yabancı olarak algıladığı maddelere karşı gösterdiği rekasiyondur. Alerjik reaksiyonlar değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Lateks söz konusu olduğunda ise en sık kontakt dermatitten söz edilir. Yani maddenin temas ettiği alanlarda reaksiyon ortaya çıkar.Lateks ile temas eden alanda kızarıklık, kaşıntı ve döküntü görülür. Örneğin lateks alerjisi olan ve sürekli eldiven kullanan bir sağlık personelinin elinde bu tür yakınmalar ortaya çıkar. Öte yandan kontakt dermatit dışında da belirtiler olabilir. Bu belirtiler çok hafif ya da şiddetli olabilir. En şiddetli formunda alerjik şok görülebilir. İngilizler lateksi 18 yüzyılın sonlarına doğru keşfettiler. Ancak maddenin bu derece yaygın kullanım alanı bulması son 50 yıldır yaşanan bir olay. 1979 yılında bir İngiliz kadının bulaşık eldivenine bağlı yaşadığı yakınmalar tanısı konan ilk lateks alerjisi olgusu. Takip eden dönemde 1979 ile 1988 yılları arasında 50′den fazla olgu sunumu Avrupa’da yayınlanan tıp dergilerinde yer aldı. Daha sonra ise işlerin akışı değişmeye başladı. 1988 sonbaharında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesine (FDA) sindirim sistemi sorunları nedeni ile radyolojik inceleme yapılan bazı hastalarda anafilaktik şok (alerjik şok) görüldüğüne dair pek çok rapor ulaştı. Bu hastaların hepsindeki ortak özellik film çekimi öncesi baryum içeren lavmanlar yapılmasıydı. İlk başlarda olayın nedeni olarak baryum suçlandı ancak daha sonra bazı hastalarda şokun lavman aleti yerleştirilip ilaç daha verilmeden ortaya çıktığı fark edilince olayın esrarı çözüldü. Sorun lavman aletinin ucundaki lateks ile kaplı malzemeden kaynaklanıyordu. Üretici firma lavman uçlarında lateks yerine silikon kullanmaya başladı ancak bu arada ne yazık ki 16 hasta hayatını kaybetti. 1990-1991 yılları arasında Milwaukee’deki (ABD) bir çocuk hastanesinde 9 çocukta henüz daha cerrahi işlem başlamadan anafilaktik şok görüldü. Nedenin anestezi cihazlarındaki ve damar yolu açılmasında kullanılan kateterlerdeki lateksden kaynaklandığı fark edildi. Ameliyathane şartlarında acil önlemler kolaylıkla alınabildiğinden hiç kimse hayatını kaybetmedi. Kimler risk altındadır? Genel toplumda lateks alerjisinin görülme sıklığı %1′den daha azdır. Bununla birlikte madde ile çok fazla temas eden sağlık çalışanları ile çok fazla kereler ameliyat olması gereken hastalıklara sahip olan kişiler yüksek risk gurubunu oluşturur. Ancak kişinin bir maddeyle ilk kez karşılaştığında da hayati tehlike doğurabilecek şiddette alerjik reaksiyon gelişebileceği de unutulmamalıdır. Hangi belirtiler uyarıcı olmalıdır? Kaşıntı ve şişlik lateks alerjisinde sık karşılaşılan sorunlardır. Eğer doktor muayenesi sonrasında muayene olduğunuz bölgede ya da lastik eldiven kullanımını takiben (bulaşık eldiveni gibi) ellerinizde kızarıklık ve kaşıntı oluyorsa veya balon şişirdikten, diş muayenesi olduktan, muz ve avokado yedikten sonra ağzınızda yanma ve ağız çevresinde kızarıklık hissediyorsanız lateks alerjisinden kuşkulanmalısınız. Prezervatif kullanımını takiben genital bölgede benzeri yakınmalar oluyorsa büyük olasılıkla lateks hassasiyetiniz var demektir. Lateks alerjisi önceden saptanabilir mi ? Kişinin latekse karşı alerjik olup olmadığını anlamanın 2 yolu vardır. Bunlardan birincisi cilt altına çok az bir miktar lateks vererek reaksiyon gelişip gelişmediğini saptamaktır. Alerjik olan kişilerde 15 dakika içinde uygulama bölgesinde şişlik ve kızarıklık ortaya çıkar. Diğer bir yöntem ise kanda latekse karşı antikor varlığını araştırmaktır. Ancak bu yöntemlerden hiçbirisi lateks alerjisini kesinlikle saptayamamaktadır. Alerjik reaksiyonlar sadece organik maddeler içinde bulunan bazı proteinlere karşı gelişirler. Lateksin içinde bulunan 10′dan fazla proteinin bu tür reaksiyonlara neden olabileceği bilinmekle birlikte henüz hangi proteinlerin alerji nedeni olduğu kesin olarak saptanamamıştır. Örneğin değişik eldiven markaları arasında aynı kişide farklı düzeylerde alerji gelişmesi birden fazla proteinin sorumlu olabileceğini düşündürmektedir. Lateks alerjisi varsa prezervatif kullanamaz mıyız? Dünya piyasalarında lateks içermeyen prezervatifler mevcuttur. Bulara örnek olarak kuzu derisinden yapılan prezervatifler verilebilir ancak bu prezervatifler istenmeyen bir hamileliğe karşı koruyucu olduğu halde cinsel yolla bulaşan hastalıklardan etkili bir şekilde korumazlar. Poliüretan adı verilen maddeden yapılan prezervatifler de lateks içermezler. Son zamanlarda gündeme gelen ve ülkemizde de piyasaya sunulan kadın prezervatifleri de poliüretandan üretildikleri için lateks alerjisi olan kişiler tarafından kullanılabilirler. Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) kadın prezervatifinin gebelik ve AIDS başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak amacıyla kullanımına onay vermiştir. Lateks içeren ürünlerden bazıları Paket lastikleri Elastik bandajlar Yara bantları Bulaşık eldivenleri Sıcak su şişeleri Ayakkabı cilaları Oyuncak balon Silgi Spor malzemeleri Oyuncaklar Lateks alerjisinin belirtileri Döküntü Kaşıntı ?işlik Yüzde ani kızarıklık Solunum sıkıntısı Hızlı soluk alıp verme Anksiyete Hafızada karışıklık Baygınlık hissi ?ok

İlişki Sonrası Doğum Kontrolü

category Gebelik Testleri admin 12 Nisan 2008

İlişki Sonrası Doğum Kontrolü

Doğum kontrolü nedir?

Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.

İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?

İdeal bir doğum kontrol yöntemi:
 

  • Eşlerin ikisinde benimsediği bir yöntem olmalı

  • Gebeliği kesin olarak önlemeli

  • Sağlığa zarar vermemeli

  • Uygulaması kolay olmalı

  • Maliyeti düşük olmalı

  • Çiftler bu yöntemi kullanırken kendilerini rahat hissetmeli

Doğum kontrol yöntemini seçilirken hekime başvurmak gerekir mi?

Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu belirlerken mutlaka hekime başvurmanız gerekir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz, üreme organlarınızın durumu, aileniz ve sizin tıbbi öykünüz beraberce değerlendirilerek sizin için uygun olabilecek doğum kontrol yöntemleri önerilir.


DO?UM KONTROL HAPLARI

Doğum kontrol hapı nedir?

Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron hormonlarını içeren preparatlardır.

Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

Doğum kontrol hapları;
 

  • Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu) FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

  • Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş yumurtanın) rahme tutunması engeller.

  • Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı doğru yüzmelerini engeller.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra tekrar başlanılmalıdır.

Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?
 

  • İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

  • İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

  • Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

  • Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

  • İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek doktora başvurmalıdır.

Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?
 

  • Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

  • Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

  • Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

  • Meme kanseri

  • Anormal vajinal kanama

  • Gebelik veya gebelik şüphesi

  • 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?
 

  • Orak hücreli anemi

  • Böbrek yetmezliği

  • Doğum sonrası ilk altı hafta

  • Diabet (şeker hastalığı)

  • Planlı cerrahi işlemler öncesi

  • Epilepsi

  • Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

  • Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

  • Migren baş ağrıları

Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.

Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması önerilir.

Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.

Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.


İLİ?Kİ SONRASI DO?UM KONTROLÜ

Acil doğum kontrolü ne demektir?

Doğum kontrolü olmadan gerçekleşen cinsel ilişkiyi takiben uygulanan doğum kontrol yöntemidir. Cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içinde yüksek doz kombine doğum kontrol hapları veya yüksek doz progestin içeren hapların alınması ile gebeliğin gerçekleşmesi önlenir. İlacın ikinci dozu ilişki sonrası alınan ilk dozdan 12 saat sonra alınmalıdır.

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol haplarının avantajları nelerdir?

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol hapları güvenilir, etkili ve kullanımı kolay olan ilaçlardır. Adet siklusunun herhangi bir döneminde kullanılabilen bu haplar kolaylıkla elde edilebilir. Acil doğum kontrolü düşüğe neden olmaz ve mevcut gebeliğe zarar vermez.

Acil doğum kontrolü için kullanılan hapların yan etkileri nelerdir?

Bu hapları kullanan kadınlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk ve göğüslerde gerginlik görülebilir.


HORMON İMPLANTLARI VE ENJEKSİYONLARI

Hormon implantları (norplant) nelerdir?

Hormon implantları derinin altına yerleştirilen yumuşak kapsüllerdir. İmplantlar progesteron hormonu salarak yumurtlamayı önler ve beş yıl boyunca koruma sağlar. Doğum kontrol hapları kullanması sakıncalı olan kadınlarda implantları da kullanmaması gerekir. İmplantları kullanırken yıllık jinekolojik muayene, Pap smear testi ve meme muayenesi yapılmalıdır.

Norplant’ın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Norplant güvenilir, etkin, devamlı ve çok fazla uğraş gerektirmeyen bir doğum kontrol yöntemidir. İstenildiği anda vazgeçilebilir ve doğumdan hemen sonra yerleştirilebilir. Bütün bu avantajların yanında Norplant, vakaların %80’inde ilk yıl içinde adetlerin kesilmesine neden olur. Norplant’ın yerleştirilmesi ve çıkartılması için cerrahi bir işlem gerekir. Bu, yöntemin maliyetini artırmanın yanında enfeksiyon, kanama ve allerjik reaksiyon gibi cerrahi riskler taşır. Bazı bayanlar Norplant’ın cilt altından belli olmasından rahatsız olabilir.

Hormon enjeksiyonları nelerdir?

Ayda bir veya üç ayda bir uygulanan ve progesteron hormonu içeren hormon enjeksiyonları uzun etkili korunma sağlayan doğum kontrol yöntemidir. Bir yıldan daha uzun süre kullanıldığında adetlerin kesilmesine neden olabilen hormon enjeksiyonları ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olan kadınların bu enjeksiyonları da kullanmamaları gerekir.

Hormon enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Hormon enjeksiyonları kullanımı kolay, güvenilir, etkin ve östrojen hormonuna bağlı yan etkilerin görülmediği doğum kontrol yöntemidir. Bu enjeksiyonlar, adet düzensizliklerine, kilo alınmasına ve psikolojik gerginliğe yol açabilir. İstenildiğinde bırakılamaması da bu yöntemin bir diğer dezavantajıdır.


RAHİM İÇİ ARAÇ

Rahim içi araç (spiral) gebeliği nasıl önlerler?

Değişik şekillerde ve boyutlardaki rahim içi araçlar saf plastik veya bakırlı olabilir. Spiralin son yıllarda hormon salan tipleri de üretilmiştir. Spiral rahim içinde yabancı bir cisim gibi reaksiyon oluşturur. Bu reaksiyon sonucunda rahim içinde spermleri öldüren bir ortam oluşur. Böyle bir ortam aynı zamanda tüplerin içini de etkileyerek yumurtanın döllenmesini engeller. Döllenme gerçekleşse bile rahim içindeki ortam döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler. Koruyuculuk oranı %97-99 dur.

Hormonlu rahim içi araç kullanılmasının ek avantajları nelerdir?

Hormonlu rahim içi araçlar rahim ağzı salgısını yoğunlaştırarak, tüplerin hareketliliğini azaltarak ve sperm yumurta ilişkisini bozarak ek bir koruma sağlar. Son yıllarda üretilen gestagen hormonu içeren tipleri progesteron hormonu içeren tiplerine (1 yıl) göre daha uzun süre (5 yıl) kullanılabilir. Bu tip rahim içi araçlarda kilo alma, baş ağrısı, uzun süren ve ağrılı kanama gibi yakınmalar en aza indirilmiştir.

Rahim içi araç nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmelidir?

Rahim içi araç adetin 3.- 4. günü rahme yerleştirilir. Birkaç dakika süren bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Jinekolojik muayeneyi takiben rahim ağzı bir solüsyon ile temizlenerek dezenfekte edilir. Rahim ağzı bir aletle sabitleştirilerek spiral rahim kanalından içeri yerleştirilir. Enfeksiyon gelişmesini engellemek için antibiyotik kullanılabilir. Eğer genital organlarda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.

Rahim içi aracın avantajları nelerdir?

Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve sekiz yıla kadar koruma sağlar. İstendiğinde hemen çıkartılabilen rahim içi araçlar yenisi ile değiştirilebilir, çıkartıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Rahim içi araçlar cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, ekonomiktir ve yan etkisi azdır.

Rahim içi aracın dezavantajları nelerdir?

Rahim içi araç kullananlarda kasık ağrısı, vajinal akıntı, ara kanamalar görülebilir. Adet kanamalarının miktarı artar ve kanama uzun sürebilir. Uygulaması ve çıkartılması ağrılı olabilir. Cinsel temas yoluyla bulaşan enfeksiyonları önlemez. Üreme organlarında enfeksiyon görülme sıklığı artar.

Rahim içi araç ne zaman çıkartılmalıdır?

Yakınmalar artarsa, üreme organlarında tekrarlayan enfeksiyonlar görülürse, rahim içi araç yer değiştirirse veya rahim ağzında kanser şüphesi varsa rahim içi araç çıkartılmalıdır.

Rahim içi aracın iplerini hissedebilir miyim?

Rahim içi aracın ipleri rahim ağzından dışarı doğru uzanır, bu ipleri dokunarak kontrol edebilirsiniz.


BARİYER METOTLARI

Bariyer metotları nedir?

Bariyer metotları spermin rahim içine girmesini engelleyen yöntemlerdir. Bazı çiftler diyafram, prezervatif gibi bariyer yöntemlerini kullanmayı tercih eder. Doğru uygulandığında bariyer metotları %96-97 oranında koruma sağlar.

Diyafram nasıl kullanılır?

Lateksten oluşan diyafram, ilişkiden 1 saat önce rahim ağzını kapatacak şekilde yerleştirilmelidir. Spermisid olarak adlandırılan sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilen diyafram tiplerinin koruyuculuğu daha fazladır. En büyük problem diyaframın bir uzman yerine kadının kendisi tarafından yerleştirilmesidir, istenmeyen gebelikler çoğunlukla yanlış yerleştirmeye bağlı olarak gerçekleşir.

Prezervatif ile korunma nasıl sağlanır?

Prezervatif erkeklerin kullandığı, ilişki sırasında penise geçirilen ince lastik bir kılıftır. Meninin vajinayla temasını önler. Bazı prezervatifler sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilmiştir. Koruyuculuğu %97’e ulaşan prezervatif ilişki sonrasında kontrol edilmelidir. Yırtılma veya çıkma söz konusu olduğunda ek bir doğum kontrol yöntemi için hekime baş vurulmalıdır.

Prezervatifin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir olan prezervatif en önemli avantajı cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma sağlamasıdır. Prezervatif kullanımının bilinen tek yan etkisi bazı kadınlarda oluşan hafif alerjik reaksiyonlardır. Kauçuk, pudra veya kayganlaştırıcı maddelere karşı alerjik reaksiyon görülebilir. Hiç çocuğu olmayan çiftlerin uygulayabileceği güvenilir bir yöntemdir.

Spermisidler (sperm öldürücüler) nelerdir?

Her ilişkiden önce vajinaya uygulanan spermisidlerin jel, krem, granül, köpük, ovül ve tablet formları vardır. Çok güvenilir olmayan bu ürünler diğer yöntemlerin etkisini arttırmak için kullanılır.


TAKVİM YÖNTEMİ

Takvim yöntemi nasıl uygulanır?

Güvenilir olmamasına ve önerilmemesine rağmen en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Gebe kalma olasılığının bulunduğu günlerde cinsel ilişkiye girmekten kaçınarak uygulanan bir yöntemdir. Adet siklusları çok düzenli olan kadınlarda bir adet siklusunda ovulasyondan (yumurtlamadan) önceki ve sonraki yedi gün risklidir. Yumurtlama iki adet kanamasının tam ortasında 13-15. günlerde gerçekleşir. Düzenli adet siklusları olan bir kadın adet kanamasının başlangıcından itibaren 6-22 günler arasında toplam 16 günü riskli kabul edebilir.

Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği nasıl anlaşılır?

Vücut sıcaklığını ölçmek, rahim ağzı salgısındaki değişiklikler, vücuttaki hormonal dalgalanmayı gösteren testler ve ovulasyon ağrısı ile ovulasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Fakat ovulasyon gününü belirleyerek o günlerde cinsel ilişki de bulunulmaması güvenilir bir yöntem değildir.


STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

Sterilizasyon (kısırlaştırma) yöntemleri nelerdir?

Kadında üreme kanallarının (fallop tüpleri), erkekte ise sperm kanalının bağlanmasıdır. Gelişmiş toplumlarda çiftlerin yaklaşık %24’ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçmektedir. Düşünülenin aksine çoğunlukla geri dönüşü mümkün olan bir yöntemdir. Geri dönüş ameliyatları başarılı olmayan vakalar çocuk sahibi olmak istediklerinde, tüp bebek veya mikroenjeksiyon tedavisi ile bebek sahibi olabilir.

Kadınlarda tüplerin bağlanması nasıl gerçekleştirilir?

Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik (kansız-bıçaksız ameliyat) olarak gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine dönebilir. Laparoskopi karın içi organların direk görüntülenmesine imkan verdiğinden mevcut bazı hastalıkların da aynı zamanda teşhis ve tedavisine olanak sağlar. Tüplerin bağlanmasının cinsel yaşam ve adet siklusları üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Koruma etkisi hemen başlar ve güvenilirliği %99.8 dir. Genellikle 35 yaşın üzerinde ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmuş kadınlara önerilen cerrahi sterilizasyon çiftin birlikte onayı alındıktan sonra yapılır.

Erkeklerde kısırlaştırma nasıl yapılır?

Vazektomi olarak adlandırılan ve sperm kanalının bağlandığı sterilizasyon (kısırlaştırma) işlemi kadında tüplerin bağlanmasına göre daha güvenilir (%99.9), daha kolay ve daha ekonomik bir yöntemdir. Lokal anestezi altında ürolog tarafından yapılan bu işlem 10-15 dakika sürer ve komplikasyon oranı çok düşüktür. Vazektominin erkek cinsel sağlığı üzerine herhangi bir olumsuzluk etkisi yoktur.


DO?UM SONRASI KORUNMA YÖNTEMLERİ

Emziren kadınların gebe kalmadığı düşüncesi doğru mudur?

Emziren kadınlarda süt hormonu olarak bilinen prolaktin düzeyi yükselir. Bu hormon ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak doğum kontrolünü sağlar ve yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Emzirme süreklilik kazanmadığında veya emzirmeye rağmen kan prolaktin düzeyi düştüğünde yumurtlama ve gebelik gerçekleşir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmez ve doğum kontrol yöntemi olarak önerilmez.

Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır?
 

  • Bebeğini emzirmeyen anneler doğum kontrol hapı kullanabilir.

  • Bebeğini emziren anneler düşük doz progestin içeren doğum kontrol hapları kullanabilir.

  • Rahim içi araç doğumdan 3 ay sonra takılabilir.

  • Prezervatif loğusalık döneminden sonra ilk cinsel ilişkiden itibaren kullanılabilir.

  • Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi sterilizasyon yöntemlerini tercih edebilir.


Doğum Kontrol Hapları

category Gebelik Testleri admin 11 Nisan 2008

Doğum Kontrol Hapları
 

DO?UM KONTROL YÖNTEMLERİ

Doğum kontrolü nedir?

Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.

İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?

İdeal bir doğum kontrol yöntemi:
 

  • Eşlerin ikisinde benimsediği bir yöntem olmalı

  • Gebeliği kesin olarak önlemeli

  • Sağlığa zarar vermemeli

  • Uygulaması kolay olmalı

  • Maliyeti düşük olmalı

  • Çiftler bu yöntemi kullanırken kendilerini rahat hissetmeli

Doğum kontrol yöntemini seçilirken hekime başvurmak gerekir mi?

Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu belirlerken mutlaka hekime başvurmanız gerekir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz, üreme organlarınızın durumu, aileniz ve sizin tıbbi öykünüz beraberce değerlendirilerek sizin için uygun olabilecek doğum kontrol yöntemleri önerilir.


DO?UM KONTROL HAPLARI

Doğum kontrol hapı nedir?

Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron hormonlarını içeren preparatlardır.

Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

Doğum kontrol hapları;
 

  • Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu) FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

  • Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş yumurtanın) rahme tutunması engeller.

  • Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı doğru yüzmelerini engeller.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra tekrar başlanılmalıdır.

Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?
 

  • İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

  • İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

  • Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

  • Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

  • İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek doktora başvurmalıdır.

Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?
 

  • Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

  • Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

  • Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

  • Meme kanseri

  • Anormal vajinal kanama

  • Gebelik veya gebelik şüphesi

  • 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?
 

  • Orak hücreli anemi

  • Böbrek yetmezliği

  • Doğum sonrası ilk altı hafta

  • Diabet (şeker hastalığı)

  • Planlı cerrahi işlemler öncesi

  • Epilepsi

  • Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

  • Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

  • Migren baş ağrıları

Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.

Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması önerilir.

Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.

Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.


İLİ?Kİ SONRASI DO?UM KONTROLÜ

Acil doğum kontrolü ne demektir?

Doğum kontrolü olmadan gerçekleşen cinsel ilişkiyi takiben uygulanan doğum kontrol yöntemidir. Cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içinde yüksek doz kombine doğum kontrol hapları veya yüksek doz progestin içeren hapların alınması ile gebeliğin gerçekleşmesi önlenir. İlacın ikinci dozu ilişki sonrası alınan ilk dozdan 12 saat sonra alınmalıdır.

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol haplarının avantajları nelerdir?

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol hapları güvenilir, etkili ve kullanımı kolay olan ilaçlardır. Adet siklusunun herhangi bir döneminde kullanılabilen bu haplar kolaylıkla elde edilebilir. Acil doğum kontrolü düşüğe neden olmaz ve mevcut gebeliğe zarar vermez.

Acil doğum kontrolü için kullanılan hapların yan etkileri nelerdir?

Bu hapları kullanan kadınlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk ve göğüslerde gerginlik görülebilir.


HORMON İMPLANTLARI VE ENJEKSİYONLARI

Hormon implantları (norplant) nelerdir?

Hormon implantları derinin altına yerleştirilen yumuşak kapsüllerdir. İmplantlar progesteron hormonu salarak yumurtlamayı önler ve beş yıl boyunca koruma sağlar. Doğum kontrol hapları kullanması sakıncalı olan kadınlarda implantları da kullanmaması gerekir. İmplantları kullanırken yıllık jinekolojik muayene, Pap smear testi ve meme muayenesi yapılmalıdır.

Norplant’ın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Norplant güvenilir, etkin, devamlı ve çok fazla uğraş gerektirmeyen bir doğum kontrol yöntemidir. İstenildiği anda vazgeçilebilir ve doğumdan hemen sonra yerleştirilebilir. Bütün bu avantajların yanında Norplant, vakaların %80’inde ilk yıl içinde adetlerin kesilmesine neden olur. Norplant’ın yerleştirilmesi ve çıkartılması için cerrahi bir işlem gerekir. Bu, yöntemin maliyetini artırmanın yanında enfeksiyon, kanama ve allerjik reaksiyon gibi cerrahi riskler taşır. Bazı bayanlar Norplant’ın cilt altından belli olmasından rahatsız olabilir.

Hormon enjeksiyonları nelerdir?

Ayda bir veya üç ayda bir uygulanan ve progesteron hormonu içeren hormon enjeksiyonları uzun etkili korunma sağlayan doğum kontrol yöntemidir. Bir yıldan daha uzun süre kullanıldığında adetlerin kesilmesine neden olabilen hormon enjeksiyonları ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olan kadınların bu enjeksiyonları da kullanmamaları gerekir.

Hormon enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Hormon enjeksiyonları kullanımı kolay, güvenilir, etkin ve östrojen hormonuna bağlı yan etkilerin görülmediği doğum kontrol yöntemidir. Bu enjeksiyonlar, adet düzensizliklerine, kilo alınmasına ve psikolojik gerginliğe yol açabilir. İstenildiğinde bırakılamaması da bu yöntemin bir diğer dezavantajıdır.


RAHİM İÇİ ARAÇ

Rahim içi araç (spiral) gebeliği nasıl önlerler?

Değişik şekillerde ve boyutlardaki rahim içi araçlar saf plastik veya bakırlı olabilir. Spiralin son yıllarda hormon salan tipleri de üretilmiştir. Spiral rahim içinde yabancı bir cisim gibi reaksiyon oluşturur. Bu reaksiyon sonucunda rahim içinde spermleri öldüren bir ortam oluşur. Böyle bir ortam aynı zamanda tüplerin içini de etkileyerek yumurtanın döllenmesini engeller. Döllenme gerçekleşse bile rahim içindeki ortam döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler. Koruyuculuk oranı %97-99 dur.

Hormonlu rahim içi araç kullanılmasının ek avantajları nelerdir?

Hormonlu rahim içi araçlar rahim ağzı salgısını yoğunlaştırarak, tüplerin hareketliliğini azaltarak ve sperm yumurta ilişkisini bozarak ek bir koruma sağlar. Son yıllarda üretilen gestagen hormonu içeren tipleri progesteron hormonu içeren tiplerine (1 yıl) göre daha uzun süre (5 yıl) kullanılabilir. Bu tip rahim içi araçlarda kilo alma, baş ağrısı, uzun süren ve ağrılı kanama gibi yakınmalar en aza indirilmiştir.

Rahim içi araç nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmelidir?

Rahim içi araç adetin 3.- 4. günü rahme yerleştirilir. Birkaç dakika süren bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Jinekolojik muayeneyi takiben rahim ağzı bir solüsyon ile temizlenerek dezenfekte edilir. Rahim ağzı bir aletle sabitleştirilerek spiral rahim kanalından içeri yerleştirilir. Enfeksiyon gelişmesini engellemek için antibiyotik kullanılabilir. Eğer genital organlarda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.

Rahim içi aracın avantajları nelerdir?

Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve sekiz yıla kadar koruma sağlar. İstendiğinde hemen çıkartılabilen rahim içi araçlar yenisi ile değiştirilebilir, çıkartıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Rahim içi araçlar cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, ekonomiktir ve yan etkisi azdır.

Rahim içi aracın dezavantajları nelerdir?

Rahim içi araç kullananlarda kasık ağrısı, vajinal akıntı, ara kanamalar görülebilir. Adet kanamalarının miktarı artar ve kanama uzun sürebilir. Uygulaması ve çıkartılması ağrılı olabilir. Cinsel temas yoluyla bulaşan enfeksiyonları önlemez. Üreme organlarında enfeksiyon görülme sıklığı artar.

Rahim içi araç ne zaman çıkartılmalıdır?

Yakınmalar artarsa, üreme organlarında tekrarlayan enfeksiyonlar görülürse, rahim içi araç yer değiştirirse veya rahim ağzında kanser şüphesi varsa rahim içi araç çıkartılmalıdır.

Rahim içi aracın iplerini hissedebilir miyim?

Rahim içi aracın ipleri rahim ağzından dışarı doğru uzanır, bu ipleri dokunarak kontrol edebilirsiniz.


BARİYER METOTLARI

Bariyer metotları nedir?

Bariyer metotları spermin rahim içine girmesini engelleyen yöntemlerdir. Bazı çiftler diyafram, prezervatif gibi bariyer yöntemlerini kullanmayı tercih eder. Doğru uygulandığında bariyer metotları %96-97 oranında koruma sağlar.

Diyafram nasıl kullanılır?

Lateksten oluşan diyafram, ilişkiden 1 saat önce rahim ağzını kapatacak şekilde yerleştirilmelidir. Spermisid olarak adlandırılan sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilen diyafram tiplerinin koruyuculuğu daha fazladır. En büyük problem diyaframın bir uzman yerine kadının kendisi tarafından yerleştirilmesidir, istenmeyen gebelikler çoğunlukla yanlış yerleştirmeye bağlı olarak gerçekleşir.

Prezervatif ile korunma nasıl sağlanır?

Prezervatif erkeklerin kullandığı, ilişki sırasında penise geçirilen ince lastik bir kılıftır. Meninin vajinayla temasını önler. Bazı prezervatifler sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilmiştir. Koruyuculuğu %97’e ulaşan prezervatif ilişki sonrasında kontrol edilmelidir. Yırtılma veya çıkma söz konusu olduğunda ek bir doğum kontrol yöntemi için hekime baş vurulmalıdır.

Prezervatifin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir olan prezervatif en önemli avantajı cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma sağlamasıdır. Prezervatif kullanımının bilinen tek yan etkisi bazı kadınlarda oluşan hafif alerjik reaksiyonlardır. Kauçuk, pudra veya kayganlaştırıcı maddelere karşı alerjik reaksiyon görülebilir. Hiç çocuğu olmayan çiftlerin uygulayabileceği güvenilir bir yöntemdir.

Spermisidler (sperm öldürücüler) nelerdir?

Her ilişkiden önce vajinaya uygulanan spermisidlerin jel, krem, granül, köpük, ovül ve tablet formları vardır. Çok güvenilir olmayan bu ürünler diğer yöntemlerin etkisini arttırmak için kullanılır.


TAKVİM YÖNTEMİ

Takvim yöntemi nasıl uygulanır?

Güvenilir olmamasına ve önerilmemesine rağmen en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Gebe kalma olasılığının bulunduğu günlerde cinsel ilişkiye girmekten kaçınarak uygulanan bir yöntemdir. Adet siklusları çok düzenli olan kadınlarda bir adet siklusunda ovulasyondan (yumurtlamadan) önceki ve sonraki yedi gün risklidir. Yumurtlama iki adet kanamasının tam ortasında 13-15. günlerde gerçekleşir. Düzenli adet siklusları olan bir kadın adet kanamasının başlangıcından itibaren 6-22 günler arasında toplam 16 günü riskli kabul edebilir.

Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği nasıl anlaşılır?

Vücut sıcaklığını ölçmek, rahim ağzı salgısındaki değişiklikler, vücuttaki hormonal dalgalanmayı gösteren testler ve ovulasyon ağrısı ile ovulasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Fakat ovulasyon gününü belirleyerek o günlerde cinsel ilişki de bulunulmaması güvenilir bir yöntem değildir.


STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

Sterilizasyon (kısırlaştırma) yöntemleri nelerdir?

Kadında üreme kanallarının (fallop tüpleri), erkekte ise sperm kanalının bağlanmasıdır. Gelişmiş toplumlarda çiftlerin yaklaşık %24’ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçmektedir. Düşünülenin aksine çoğunlukla geri dönüşü mümkün olan bir yöntemdir. Geri dönüş ameliyatları başarılı olmayan vakalar çocuk sahibi olmak istediklerinde, tüp bebek veya mikroenjeksiyon tedavisi ile bebek sahibi olabilir.

Kadınlarda tüplerin bağlanması nasıl gerçekleştirilir?

Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik (kansız-bıçaksız ameliyat) olarak gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine dönebilir. Laparoskopi karın içi organların direk görüntülenmesine imkan verdiğinden mevcut bazı hastalıkların da aynı zamanda teşhis ve tedavisine olanak sağlar. Tüplerin bağlanmasının cinsel yaşam ve adet siklusları üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Koruma etkisi hemen başlar ve güvenilirliği %99.8 dir. Genellikle 35 yaşın üzerinde ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmuş kadınlara önerilen cerrahi sterilizasyon çiftin birlikte onayı alındıktan sonra yapılır.

Erkeklerde kısırlaştırma nasıl yapılır?

Vazektomi olarak adlandırılan ve sperm kanalının bağlandığı sterilizasyon (kısırlaştırma) işlemi kadında tüplerin bağlanmasına göre daha güvenilir (%99.9), daha kolay ve daha ekonomik bir yöntemdir. Lokal anestezi altında ürolog tarafından yapılan bu işlem 10-15 dakika sürer ve komplikasyon oranı çok düşüktür. Vazektominin erkek cinsel sağlığı üzerine herhangi bir olumsuzluk etkisi yoktur.


DO?UM SONRASI KORUNMA YÖNTEMLERİ

Emziren kadınların gebe kalmadığı düşüncesi doğru mudur?

Emziren kadınlarda süt hormonu olarak bilinen prolaktin düzeyi yükselir. Bu hormon ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak doğum kontrolünü sağlar ve yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Emzirme süreklilik kazanmadığında veya emzirmeye rağmen kan prolaktin düzeyi düştüğünde yumurtlama ve gebelik gerçekleşir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmez ve doğum kontrol yöntemi olarak önerilmez.

Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır?
 

  • Bebeğini emzirmeyen anneler doğum kontrol hapı kullanabilir.

  • Bebeğini emziren anneler düşük doz progestin içeren doğum kontrol hapları kullanabilir.

  • Rahim içi araç doğumdan 3 ay sonra takılabilir.

  • Prezervatif loğusalık döneminden sonra ilk cinsel ilişkiden itibaren kullanılabilir.

  • Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi sterilizasyon yöntemlerini tercih edebilir.


Doğum Kontrol Yöntemleri

category Gebelik Testleri admin 11 Nisan 2008

Doğum Kontrol Yöntemleri

Doğum kontrolü nedir?

Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.

İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?

İdeal bir doğum kontrol yöntemi:
 

  • Eşlerin ikisinde benimsediği bir yöntem olmalı

  • Gebeliği kesin olarak önlemeli

  • Sağlığa zarar vermemeli

  • Uygulaması kolay olmalı

  • Maliyeti düşük olmalı

  • Çiftler bu yöntemi kullanırken kendilerini rahat hissetmeli

Doğum kontrol yöntemini seçilirken hekime başvurmak gerekir mi?

Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu belirlerken mutlaka hekime başvurmanız gerekir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz, üreme organlarınızın durumu, aileniz ve sizin tıbbi öykünüz beraberce değerlendirilerek sizin için uygun olabilecek doğum kontrol yöntemleri önerilir.


DO?UM KONTROL HAPLARI

Doğum kontrol hapı nedir?

Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron hormonlarını içeren preparatlardır.

Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

Doğum kontrol hapları;
 

  • Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu) FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

  • Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş yumurtanın) rahme tutunması engeller.

  • Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı doğru yüzmelerini engeller.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra tekrar başlanılmalıdır.

Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?
 

  • İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

  • İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

  • Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

  • Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

  • İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek doktora başvurmalıdır.

Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?
 

  • Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

  • Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

  • Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

  • Meme kanseri

  • Anormal vajinal kanama

  • Gebelik veya gebelik şüphesi

  • 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?
 

  • Orak hücreli anemi

  • Böbrek yetmezliği

  • Doğum sonrası ilk altı hafta

  • Diabet (şeker hastalığı)

  • Planlı cerrahi işlemler öncesi

  • Epilepsi

  • Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

  • Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

  • Migren baş ağrıları

Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.

Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması önerilir.

Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.

Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.


İLİ?Kİ SONRASI DO?UM KONTROLÜ

Acil doğum kontrolü ne demektir?

Doğum kontrolü olmadan gerçekleşen cinsel ilişkiyi takiben uygulanan doğum kontrol yöntemidir. Cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içinde yüksek doz kombine doğum kontrol hapları veya yüksek doz progestin içeren hapların alınması ile gebeliğin gerçekleşmesi önlenir. İlacın ikinci dozu ilişki sonrası alınan ilk dozdan 12 saat sonra alınmalıdır.

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol haplarının avantajları nelerdir?

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol hapları güvenilir, etkili ve kullanımı kolay olan ilaçlardır. Adet siklusunun herhangi bir döneminde kullanılabilen bu haplar kolaylıkla elde edilebilir. Acil doğum kontrolü düşüğe neden olmaz ve mevcut gebeliğe zarar vermez.

Acil doğum kontrolü için kullanılan hapların yan etkileri nelerdir?

Bu hapları kullanan kadınlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk ve göğüslerde gerginlik görülebilir.


HORMON İMPLANTLARI VE ENJEKSİYONLARI

Hormon implantları (norplant) nelerdir?

Hormon implantları derinin altına yerleştirilen yumuşak kapsüllerdir. İmplantlar progesteron hormonu salarak yumurtlamayı önler ve beş yıl boyunca koruma sağlar. Doğum kontrol hapları kullanması sakıncalı olan kadınlarda implantları da kullanmaması gerekir. İmplantları kullanırken yıllık jinekolojik muayene, Pap smear testi ve meme muayenesi yapılmalıdır.

Norplant’ın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Norplant güvenilir, etkin, devamlı ve çok fazla uğraş gerektirmeyen bir doğum kontrol yöntemidir. İstenildiği anda vazgeçilebilir ve doğumdan hemen sonra yerleştirilebilir. Bütün bu avantajların yanında Norplant, vakaların %80’inde ilk yıl içinde adetlerin kesilmesine neden olur. Norplant’ın yerleştirilmesi ve çıkartılması için cerrahi bir işlem gerekir. Bu, yöntemin maliyetini artırmanın yanında enfeksiyon, kanama ve allerjik reaksiyon gibi cerrahi riskler taşır. Bazı bayanlar Norplant’ın cilt altından belli olmasından rahatsız olabilir.

Hormon enjeksiyonları nelerdir?

Ayda bir veya üç ayda bir uygulanan ve progesteron hormonu içeren hormon enjeksiyonları uzun etkili korunma sağlayan doğum kontrol yöntemidir. Bir yıldan daha uzun süre kullanıldığında adetlerin kesilmesine neden olabilen hormon enjeksiyonları ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olan kadınların bu enjeksiyonları da kullanmamaları gerekir.

Hormon enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Hormon enjeksiyonları kullanımı kolay, güvenilir, etkin ve östrojen hormonuna bağlı yan etkilerin görülmediği doğum kontrol yöntemidir. Bu enjeksiyonlar, adet düzensizliklerine, kilo alınmasına ve psikolojik gerginliğe yol açabilir. İstenildiğinde bırakılamaması da bu yöntemin bir diğer dezavantajıdır.


RAHİM İÇİ ARAÇ

Rahim içi araç (spiral) gebeliği nasıl önlerler?

Değişik şekillerde ve boyutlardaki rahim içi araçlar saf plastik veya bakırlı olabilir. Spiralin son yıllarda hormon salan tipleri de üretilmiştir. Spiral rahim içinde yabancı bir cisim gibi reaksiyon oluşturur. Bu reaksiyon sonucunda rahim içinde spermleri öldüren bir ortam oluşur. Böyle bir ortam aynı zamanda tüplerin içini de etkileyerek yumurtanın döllenmesini engeller. Döllenme gerçekleşse bile rahim içindeki ortam döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler. Koruyuculuk oranı %97-99 dur.

Hormonlu rahim içi araç kullanılmasının ek avantajları nelerdir?

Hormonlu rahim içi araçlar rahim ağzı salgısını yoğunlaştırarak, tüplerin hareketliliğini azaltarak ve sperm yumurta ilişkisini bozarak ek bir koruma sağlar. Son yıllarda üretilen gestagen hormonu içeren tipleri progesteron hormonu içeren tiplerine (1 yıl) göre daha uzun süre (5 yıl) kullanılabilir. Bu tip rahim içi araçlarda kilo alma, baş ağrısı, uzun süren ve ağrılı kanama gibi yakınmalar en aza indirilmiştir.

Rahim içi araç nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmelidir?

Rahim içi araç adetin 3.- 4. günü rahme yerleştirilir. Birkaç dakika süren bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Jinekolojik muayeneyi takiben rahim ağzı bir solüsyon ile temizlenerek dezenfekte edilir. Rahim ağzı bir aletle sabitleştirilerek spiral rahim kanalından içeri yerleştirilir. Enfeksiyon gelişmesini engellemek için antibiyotik kullanılabilir. Eğer genital organlarda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.

Rahim içi aracın avantajları nelerdir?

Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve sekiz yıla kadar koruma sağlar. İstendiğinde hemen çıkartılabilen rahim içi araçlar yenisi ile değiştirilebilir, çıkartıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Rahim içi araçlar cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, ekonomiktir ve yan etkisi azdır.

Rahim içi aracın dezavantajları nelerdir?

Rahim içi araç kullananlarda kasık ağrısı, vajinal akıntı, ara kanamalar görülebilir. Adet kanamalarının miktarı artar ve kanama uzun sürebilir. Uygulaması ve çıkartılması ağrılı olabilir. Cinsel temas yoluyla bulaşan enfeksiyonları önlemez. Üreme organlarında enfeksiyon görülme sıklığı artar.

Rahim içi araç ne zaman çıkartılmalıdır?

Yakınmalar artarsa, üreme organlarında tekrarlayan enfeksiyonlar görülürse, rahim içi araç yer değiştirirse veya rahim ağzında kanser şüphesi varsa rahim içi araç çıkartılmalıdır.

Rahim içi aracın iplerini hissedebilir miyim?

Rahim içi aracın ipleri rahim ağzından dışarı doğru uzanır, bu ipleri dokunarak kontrol edebilirsiniz.


BARİYER METOTLARI

Bariyer metotları nedir?

Bariyer metotları spermin rahim içine girmesini engelleyen yöntemlerdir. Bazı çiftler diyafram, prezervatif gibi bariyer yöntemlerini kullanmayı tercih eder. Doğru uygulandığında bariyer metotları %96-97 oranında koruma sağlar.

Diyafram nasıl kullanılır?

Lateksten oluşan diyafram, ilişkiden 1 saat önce rahim ağzını kapatacak şekilde yerleştirilmelidir. Spermisid olarak adlandırılan sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilen diyafram tiplerinin koruyuculuğu daha fazladır. En büyük problem diyaframın bir uzman yerine kadının kendisi tarafından yerleştirilmesidir, istenmeyen gebelikler çoğunlukla yanlış yerleştirmeye bağlı olarak gerçekleşir.

Prezervatif ile korunma nasıl sağlanır?

Prezervatif erkeklerin kullandığı, ilişki sırasında penise geçirilen ince lastik bir kılıftır. Meninin vajinayla temasını önler. Bazı prezervatifler sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilmiştir. Koruyuculuğu %97’e ulaşan prezervatif ilişki sonrasında kontrol edilmelidir. Yırtılma veya çıkma söz konusu olduğunda ek bir doğum kontrol yöntemi için hekime baş vurulmalıdır.

Prezervatifin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir olan prezervatif en önemli avantajı cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma sağlamasıdır. Prezervatif kullanımının bilinen tek yan etkisi bazı kadınlarda oluşan hafif alerjik reaksiyonlardır. Kauçuk, pudra veya kayganlaştırıcı maddelere karşı alerjik reaksiyon görülebilir. Hiç çocuğu olmayan çiftlerin uygulayabileceği güvenilir bir yöntemdir.

Spermisidler (sperm öldürücüler) nelerdir?

Her ilişkiden önce vajinaya uygulanan spermisidlerin jel, krem, granül, köpük, ovül ve tablet formları vardır. Çok güvenilir olmayan bu ürünler diğer yöntemlerin etkisini arttırmak için kullanılır.


TAKVİM YÖNTEMİ

Takvim yöntemi nasıl uygulanır?

Güvenilir olmamasına ve önerilmemesine rağmen en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Gebe kalma olasılığının bulunduğu günlerde cinsel ilişkiye girmekten kaçınarak uygulanan bir yöntemdir. Adet siklusları çok düzenli olan kadınlarda bir adet siklusunda ovulasyondan (yumurtlamadan) önceki ve sonraki yedi gün risklidir. Yumurtlama iki adet kanamasının tam ortasında 13-15. günlerde gerçekleşir. Düzenli adet siklusları olan bir kadın adet kanamasının başlangıcından itibaren 6-22 günler arasında toplam 16 günü riskli kabul edebilir.

Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği nasıl anlaşılır?

Vücut sıcaklığını ölçmek, rahim ağzı salgısındaki değişiklikler, vücuttaki hormonal dalgalanmayı gösteren testler ve ovulasyon ağrısı ile ovulasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Fakat ovulasyon gününü belirleyerek o günlerde cinsel ilişki de bulunulmaması güvenilir bir yöntem değildir.


STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

Sterilizasyon (kısırlaştırma) yöntemleri nelerdir?

Kadında üreme kanallarının (fallop tüpleri), erkekte ise sperm kanalının bağlanmasıdır. Gelişmiş toplumlarda çiftlerin yaklaşık %24’ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçmektedir. Düşünülenin aksine çoğunlukla geri dönüşü mümkün olan bir yöntemdir. Geri dönüş ameliyatları başarılı olmayan vakalar çocuk sahibi olmak istediklerinde, tüp bebek veya mikroenjeksiyon tedavisi ile bebek sahibi olabilir.

Kadınlarda tüplerin bağlanması nasıl gerçekleştirilir?

Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik (kansız-bıçaksız ameliyat) olarak gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine dönebilir. Laparoskopi karın içi organların direk görüntülenmesine imkan verdiğinden mevcut bazı hastalıkların da aynı zamanda teşhis ve tedavisine olanak sağlar. Tüplerin bağlanmasının cinsel yaşam ve adet siklusları üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Koruma etkisi hemen başlar ve güvenilirliği %99.8 dir. Genellikle 35 yaşın üzerinde ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmuş kadınlara önerilen cerrahi sterilizasyon çiftin birlikte onayı alındıktan sonra yapılır.

Erkeklerde kısırlaştırma nasıl yapılır?

Vazektomi olarak adlandırılan ve sperm kanalının bağlandığı sterilizasyon (kısırlaştırma) işlemi kadında tüplerin bağlanmasına göre daha güvenilir (%99.9), daha kolay ve daha ekonomik bir yöntemdir. Lokal anestezi altında ürolog tarafından yapılan bu işlem 10-15 dakika sürer ve komplikasyon oranı çok düşüktür. Vazektominin erkek cinsel sağlığı üzerine herhangi bir olumsuzluk etkisi yoktur.


DO?UM SONRASI KORUNMA YÖNTEMLERİ

Emziren kadınların gebe kalmadığı düşüncesi doğru mudur?

Emziren kadınlarda süt hormonu olarak bilinen prolaktin düzeyi yükselir. Bu hormon ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak doğum kontrolünü sağlar ve yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Emzirme süreklilik kazanmadığında veya emzirmeye rağmen kan prolaktin düzeyi düştüğünde yumurtlama ve gebelik gerçekleşir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmez ve doğum kontrol yöntemi olarak önerilmez.

Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır?
 

  • Bebeğini emzirmeyen anneler doğum kontrol hapı kullanabilir.

  • Bebeğini emziren anneler düşük doz progestin içeren doğum kontrol hapları kullanabilir.

  • Rahim içi araç doğumdan 3 ay sonra takılabilir.

  • Prezervatif loğusalık döneminden sonra ilk cinsel ilişkiden itibaren kullanılabilir.

  • Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi sterilizasyon yöntemlerini tercih edebilir.

Sorular ve Cevaplar

category Gebelik Testleri admin 10 Nisan 2008

Sorular ve Cevaplar

Doğum kontrolü nedir?

Doğum kontrolü (aile planlaması) bir çiftin istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olmasıdır. Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar, çok sayıda çocuk sahibi olmak ve istenmeyen gebeliklerin kürtaj ile sonlandırılması anneye fiziksel ve psikolojik zarar verir.

İdeal bir korunma yöntemi nasıl olmalıdır?

İdeal bir doğum kontrol yöntemi:
 

  • Eşlerin ikisinde benimsediği bir yöntem olmalı

  • Gebeliği kesin olarak önlemeli

  • Sağlığa zarar vermemeli

  • Uygulaması kolay olmalı

  • Maliyeti düşük olmalı

  • Çiftler bu yöntemi kullanırken kendilerini rahat hissetmeli

Doğum kontrol yöntemini seçilirken hekime başvurmak gerekir mi?

Hangi doğum kontrol yönteminin size uygun olduğunu belirlerken mutlaka hekime başvurmanız gerekir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, sağlık durumunuz, üreme organlarınızın durumu, aileniz ve sizin tıbbi öykünüz beraberce değerlendirilerek sizin için uygun olabilecek doğum kontrol yöntemleri önerilir.


DO?UM KONTROL HAPLARI

Doğum kontrol hapı nedir?

Kombine doğum kontrol hapları günde bir kez alındığında gebeliği önleyen, östrojen ve progesteron hormonlarını içeren preparatlardır.

Kombine doğum kontrol haplarının etki mekanizması nedir?

Doğum kontrol hapları;
 

  • Ovulasyonu (yumurtlamayı) engelleyerek gebeliği önler. Hapların içerdiği östrojen (kadınlık hormonu) FSH ve LH hormonlarının beyinden salınmasını engelleyerek yumurtlamayı önlerken, progesteron hormonu yumurtanın çatlamasını tetikleyen LH hormonunun beyinden salınımını baskılar.

  • Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç tabakasının yapısını değiştirerek embryonun (döllenmiş yumurtanın) rahme tutunması engeller.

  • Hapların içerdiği progesteron rahim ağzındaki salgının koyulaşmasına neden olarak spermlerin yukarı doğru yüzmelerini engeller.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne kadardır?

Düzenli kullanıldığında doğum kontrol haplarının koruyuculuğu %99.9 dur. Cerrahi kısırlaştırma yöntemlerinden sonra en güvenilir doğum kontrol yöntemidir.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?

Doğum kontrol hapları çoğunlukla 21 tanedir. Adet kanamasının başlaması ile ilaca başlanır. İlacın paketi üzerinde gösterilen sıra ile her gün bir hap alınır. İlacın her gün aynı saatte alınmasına dikkat edilmelidir. Haplar bittikten birkaç gün sonra adet kanaması başlar. Hapların kullanımına 7 gün ara verildikten sonra tekrar başlanılmalıdır.

Doğum kontrol haplarını kullanırken nelere dikkat edilmeli?
 

  • İlaca adet kanamasının başlamasından sonra ilk yedi gün içinde başlanmalı.

  • İlaç her gün yaklaşık aynı saatte alınmalı.

  • Her sabah bir gün öncesinin ilacının alınıp alınmadığı kontrol edilmeli.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken alınan diğer ilaçlar doktora danışılmalı.

  • Doğum kontrol hapı kullanırken sigara içilmemeli.

  • Her yıl jinekolojik muayene, smear incelemesi (rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin patolojik incelemesi) ve meme muayenesi yapılmalı.

  • İlk ay ara kanama olursa normal karşılanmalı. Fakat ara kanama 2. ayda tekrarlarsa ilaç kesilerek doktora başvurmalıdır.

Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır?
 

  • Tromboflebit gibi pıhtılaşma problemleri ve damar hastalıkları

  • Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon

  • Karaciğer tümörleri ve aktif karaciğer hastalığı

  • Meme kanseri

  • Anormal vajinal kanama

  • Gebelik veya gebelik şüphesi

  • 35 yaşın üzerinde ve sigara içen kadınlar

Doğum kontrol haplarının kullanılmasının sakıncalı olabileceği diğer durumlar nelerdir?
 

  • Orak hücreli anemi

  • Böbrek yetmezliği

  • Doğum sonrası ilk altı hafta

  • Diabet (şeker hastalığı)

  • Planlı cerrahi işlemler öncesi

  • Epilepsi

  • Safra kesesi hastalıkları ve tıkanıklığa bağlı sarılık

  • Aşırı sigara tüketimi (günde 20 ve daha fazla sigara)

  • Migren baş ağrıları

Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?

Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime bildirilmelidir.

Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?

Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?

Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler mi?

Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde ikiz görülme ihtimali fazladır.

Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?

Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.

Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?

Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması önerilir.

Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?

Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların ) görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.

Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?

Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.

Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.

Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı), yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.

Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?

Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe, adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.


İLİ?Kİ SONRASI DO?UM KONTROLÜ

Acil doğum kontrolü ne demektir?

Doğum kontrolü olmadan gerçekleşen cinsel ilişkiyi takiben uygulanan doğum kontrol yöntemidir. Cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içinde yüksek doz kombine doğum kontrol hapları veya yüksek doz progestin içeren hapların alınması ile gebeliğin gerçekleşmesi önlenir. İlacın ikinci dozu ilişki sonrası alınan ilk dozdan 12 saat sonra alınmalıdır.

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol haplarının avantajları nelerdir?

İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol hapları güvenilir, etkili ve kullanımı kolay olan ilaçlardır. Adet siklusunun herhangi bir döneminde kullanılabilen bu haplar kolaylıkla elde edilebilir. Acil doğum kontrolü düşüğe neden olmaz ve mevcut gebeliğe zarar vermez.

Acil doğum kontrolü için kullanılan hapların yan etkileri nelerdir?

Bu hapları kullanan kadınlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk ve göğüslerde gerginlik görülebilir.


HORMON İMPLANTLARI VE ENJEKSİYONLARI

Hormon implantları (norplant) nelerdir?

Hormon implantları derinin altına yerleştirilen yumuşak kapsüllerdir. İmplantlar progesteron hormonu salarak yumurtlamayı önler ve beş yıl boyunca koruma sağlar. Doğum kontrol hapları kullanması sakıncalı olan kadınlarda implantları da kullanmaması gerekir. İmplantları kullanırken yıllık jinekolojik muayene, Pap smear testi ve meme muayenesi yapılmalıdır.

Norplant’ın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Norplant güvenilir, etkin, devamlı ve çok fazla uğraş gerektirmeyen bir doğum kontrol yöntemidir. İstenildiği anda vazgeçilebilir ve doğumdan hemen sonra yerleştirilebilir. Bütün bu avantajların yanında Norplant, vakaların %80’inde ilk yıl içinde adetlerin kesilmesine neden olur. Norplant’ın yerleştirilmesi ve çıkartılması için cerrahi bir işlem gerekir. Bu, yöntemin maliyetini artırmanın yanında enfeksiyon, kanama ve allerjik reaksiyon gibi cerrahi riskler taşır. Bazı bayanlar Norplant’ın cilt altından belli olmasından rahatsız olabilir.

Hormon enjeksiyonları nelerdir?

Ayda bir veya üç ayda bir uygulanan ve progesteron hormonu içeren hormon enjeksiyonları uzun etkili korunma sağlayan doğum kontrol yöntemidir. Bir yıldan daha uzun süre kullanıldığında adetlerin kesilmesine neden olabilen hormon enjeksiyonları ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olan kadınların bu enjeksiyonları da kullanmamaları gerekir.

Hormon enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Hormon enjeksiyonları kullanımı kolay, güvenilir, etkin ve östrojen hormonuna bağlı yan etkilerin görülmediği doğum kontrol yöntemidir. Bu enjeksiyonlar, adet düzensizliklerine, kilo alınmasına ve psikolojik gerginliğe yol açabilir. İstenildiğinde bırakılamaması da bu yöntemin bir diğer dezavantajıdır.


RAHİM İÇİ ARAÇ

Rahim içi araç (spiral) gebeliği nasıl önlerler?

Değişik şekillerde ve boyutlardaki rahim içi araçlar saf plastik veya bakırlı olabilir. Spiralin son yıllarda hormon salan tipleri de üretilmiştir. Spiral rahim içinde yabancı bir cisim gibi reaksiyon oluşturur. Bu reaksiyon sonucunda rahim içinde spermleri öldüren bir ortam oluşur. Böyle bir ortam aynı zamanda tüplerin içini de etkileyerek yumurtanın döllenmesini engeller. Döllenme gerçekleşse bile rahim içindeki ortam döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler. Koruyuculuk oranı %97-99 dur.

Hormonlu rahim içi araç kullanılmasının ek avantajları nelerdir?

Hormonlu rahim içi araçlar rahim ağzı salgısını yoğunlaştırarak, tüplerin hareketliliğini azaltarak ve sperm yumurta ilişkisini bozarak ek bir koruma sağlar. Son yıllarda üretilen gestagen hormonu içeren tipleri progesteron hormonu içeren tiplerine (1 yıl) göre daha uzun süre (5 yıl) kullanılabilir. Bu tip rahim içi araçlarda kilo alma, baş ağrısı, uzun süren ve ağrılı kanama gibi yakınmalar en aza indirilmiştir.

Rahim içi araç nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmelidir?

Rahim içi araç adetin 3.- 4. günü rahme yerleştirilir. Birkaç dakika süren bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Jinekolojik muayeneyi takiben rahim ağzı bir solüsyon ile temizlenerek dezenfekte edilir. Rahim ağzı bir aletle sabitleştirilerek spiral rahim kanalından içeri yerleştirilir. Enfeksiyon gelişmesini engellemek için antibiyotik kullanılabilir. Eğer genital organlarda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten sonra takılmalıdır.

Rahim içi aracın avantajları nelerdir?

Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve sekiz yıla kadar koruma sağlar. İstendiğinde hemen çıkartılabilen rahim içi araçlar yenisi ile değiştirilebilir, çıkartıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Rahim içi araçlar cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, ekonomiktir ve yan etkisi azdır.

Rahim içi aracın dezavantajları nelerdir?

Rahim içi araç kullananlarda kasık ağrısı, vajinal akıntı, ara kanamalar görülebilir. Adet kanamalarının miktarı artar ve kanama uzun sürebilir. Uygulaması ve çıkartılması ağrılı olabilir. Cinsel temas yoluyla bulaşan enfeksiyonları önlemez. Üreme organlarında enfeksiyon görülme sıklığı artar.

Rahim içi araç ne zaman çıkartılmalıdır?

Yakınmalar artarsa, üreme organlarında tekrarlayan enfeksiyonlar görülürse, rahim içi araç yer değiştirirse veya rahim ağzında kanser şüphesi varsa rahim içi araç çıkartılmalıdır.

Rahim içi aracın iplerini hissedebilir miyim?

Rahim içi aracın ipleri rahim ağzından dışarı doğru uzanır, bu ipleri dokunarak kontrol edebilirsiniz.


BARİYER METOTLARI

Bariyer metotları nedir?

Bariyer metotları spermin rahim içine girmesini engelleyen yöntemlerdir. Bazı çiftler diyafram, prezervatif gibi bariyer yöntemlerini kullanmayı tercih eder. Doğru uygulandığında bariyer metotları %96-97 oranında koruma sağlar.

Diyafram nasıl kullanılır?

Lateksten oluşan diyafram, ilişkiden 1 saat önce rahim ağzını kapatacak şekilde yerleştirilmelidir. Spermisid olarak adlandırılan sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilen diyafram tiplerinin koruyuculuğu daha fazladır. En büyük problem diyaframın bir uzman yerine kadının kendisi tarafından yerleştirilmesidir, istenmeyen gebelikler çoğunlukla yanlış yerleştirmeye bağlı olarak gerçekleşir.

Prezervatif ile korunma nasıl sağlanır?

Prezervatif erkeklerin kullandığı, ilişki sırasında penise geçirilen ince lastik bir kılıftır. Meninin vajinayla temasını önler. Bazı prezervatifler sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilmiştir. Koruyuculuğu %97’e ulaşan prezervatif ilişki sonrasında kontrol edilmelidir. Yırtılma veya çıkma söz konusu olduğunda ek bir doğum kontrol yöntemi için hekime baş vurulmalıdır.

Prezervatifin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir olan prezervatif en önemli avantajı cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma sağlamasıdır. Prezervatif kullanımının bilinen tek yan etkisi bazı kadınlarda oluşan hafif alerjik reaksiyonlardır. Kauçuk, pudra veya kayganlaştırıcı maddelere karşı alerjik reaksiyon görülebilir. Hiç çocuğu olmayan çiftlerin uygulayabileceği güvenilir bir yöntemdir.

Spermisidler (sperm öldürücüler) nelerdir?

Her ilişkiden önce vajinaya uygulanan spermisidlerin jel, krem, granül, köpük, ovül ve tablet formları vardır. Çok güvenilir olmayan bu ürünler diğer yöntemlerin etkisini arttırmak için kullanılır.


TAKVİM YÖNTEMİ

Takvim yöntemi nasıl uygulanır?

Güvenilir olmamasına ve önerilmemesine rağmen en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Gebe kalma olasılığının bulunduğu günlerde cinsel ilişkiye girmekten kaçınarak uygulanan bir yöntemdir. Adet siklusları çok düzenli olan kadınlarda bir adet siklusunda ovulasyondan (yumurtlamadan) önceki ve sonraki yedi gün risklidir. Yumurtlama iki adet kanamasının tam ortasında 13-15. günlerde gerçekleşir. Düzenli adet siklusları olan bir kadın adet kanamasının başlangıcından itibaren 6-22 günler arasında toplam 16 günü riskli kabul edebilir.

Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği nasıl anlaşılır?

Vücut sıcaklığını ölçmek, rahim ağzı salgısındaki değişiklikler, vücuttaki hormonal dalgalanmayı gösteren testler ve ovulasyon ağrısı ile ovulasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Fakat ovulasyon gününü belirleyerek o günlerde cinsel ilişki de bulunulmaması güvenilir bir yöntem değildir.


STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

Sterilizasyon (kısırlaştırma) yöntemleri nelerdir?

Kadında üreme kanallarının (fallop tüpleri), erkekte ise sperm kanalının bağlanmasıdır. Gelişmiş toplumlarda çiftlerin yaklaşık %24’ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçmektedir. Düşünülenin aksine çoğunlukla geri dönüşü mümkün olan bir yöntemdir. Geri dönüş ameliyatları başarılı olmayan vakalar çocuk sahibi olmak istediklerinde, tüp bebek veya mikroenjeksiyon tedavisi ile bebek sahibi olabilir.

Kadınlarda tüplerin bağlanması nasıl gerçekleştirilir?

Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik (kansız-bıçaksız ameliyat) olarak gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine dönebilir. Laparoskopi karın içi organların direk görüntülenmesine imkan verdiğinden mevcut bazı hastalıkların da aynı zamanda teşhis ve tedavisine olanak sağlar. Tüplerin bağlanmasının cinsel yaşam ve adet siklusları üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Koruma etkisi hemen başlar ve güvenilirliği %99.8 dir. Genellikle 35 yaşın üzerinde ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmuş kadınlara önerilen cerrahi sterilizasyon çiftin birlikte onayı alındıktan sonra yapılır.

Erkeklerde kısırlaştırma nasıl yapılır?

Vazektomi olarak adlandırılan ve sperm kanalının bağlandığı sterilizasyon (kısırlaştırma) işlemi kadında tüplerin bağlanmasına göre daha güvenilir (%99.9), daha kolay ve daha ekonomik bir yöntemdir. Lokal anestezi altında ürolog tarafından yapılan bu işlem 10-15 dakika sürer ve komplikasyon oranı çok düşüktür. Vazektominin erkek cinsel sağlığı üzerine herhangi bir olumsuzluk etkisi yoktur.


DO?UM SONRASI KORUNMA YÖNTEMLERİ

Emziren kadınların gebe kalmadığı düşüncesi doğru mudur?

Emziren kadınlarda süt hormonu olarak bilinen prolaktin düzeyi yükselir. Bu hormon ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak doğum kontrolünü sağlar ve yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Emzirme süreklilik kazanmadığında veya emzirmeye rağmen kan prolaktin düzeyi düştüğünde yumurtlama ve gebelik gerçekleşir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmez ve doğum kontrol yöntemi olarak önerilmez.

Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır?
 

  • Bebeğini emzirmeyen anneler doğum kontrol hapı kullanabilir.

  • Bebeğini emziren anneler düşük doz progestin içeren doğum kontrol hapları kullanabilir.

  • Rahim içi araç doğumdan 3 ay sonra takılabilir.

  • Prezervatif loğusalık döneminden sonra ilk cinsel ilişkiden itibaren kullanılabilir.

  • Daha fazla çocuk istemeyen çiftler cerrahi sterilizasyon yöntemlerini tercih edebilir.


Yöntemlerin Başarısızlık Oranları

category Gebelik Testleri admin 10 Nisan 2008
yöntemlerin Başarısızlık Oranları
 

Doğum kontrol yöntemleri uygulanmasına rağmen gebelik oluşması iki temel nedenden dolayıdır.
 

  • Yöntemin başarısızlığı

  • Kullanıcı hatası

Yöntemler başarılı olsa da kurallarına uyulmadan uygulandığında gebelik riski yükselmektedir. Bu nedenle tipik kullanıma bağlı gebelik risklerini de bilmek yararlıdır. Hangi yöntemi uyguluyor olursanız olun adet gecikmesi veya gebelik belirtileri varsa en kısa sürede doktorunuza başvurunuz.

Doğum kontrol yöntemlerinin başarı oranları özel bir formüle göre hesaplanır. 100 kadın bir yıl boyunca bir yöntem uyguladığında oluşan gebelik sayısı PEARL indeksi olarak tanımlanır. Çeşitli doğum kontrol yöntemlerinin başarı oranları da bu formüle göre kıyaslanır.

DO?UM KONTROL YÖNTEMLERİNİN BA?ARISIZLIK ORANLARI
(PEARL İNDEKSLERİ)

YÖNTEM

EN AZ BEKLENEN
( %)

TİPİK
(%)

KORUNMUYOR

85

85

DO?UM KONTROL HAPI

0.1

3.0

SPİRAL (BAKIRLI)

0.8

1.0

SPİRAL (HORMONLU)

2.0

2.0

NORPLANT

0.2

0.2

TÜP BA?LANMASI

0.2

0.4

VAZEKTOMİ

0.1

0.15

ÜÇ AYLIK ENJEKSİYON

0.3

0.3

SPERMİSİTLER (FİTİL)

3.0

21

TAKVİM

9.0

20

GERİ ÇEKİLME

4.0

18

DİYAFRAM

6.0

18

KONDOM

2.0

12


 

Menopoz Öncesi Dönemde Korunma

category Gebelik Testleri admin 10 Nisan 2008
Menopoz Öncesi Dönemde Korunma
 Menopoz öncesi dönmede adet düzensizlikleri özelliklede adetlerde gecikme sıklıkla olmaktadır. Adet düzensizlikleri yaşansa da doğurganlık ve dolayısı ile gebelik olasılığı hala devam etmektedir. Bu nedenle bu dönemde de etkili bir doğum kontrolü yöntemi uygulamak gerekmektedir.
 
 SPİRAL
 Bu dönemde uygulanabilecek etkili bir yöntemdir. Spiral uygulandıktan sonra tam olarak menopoza girene kadar spiral kalmalı. Ancak menopoza girildiğine emin olunduktan sonra spiral çıkartılabilir
 
 DO?UM KONTROL HAPI
 35 yaşından sonra da eğer sigara içilmiyorsa menopoza kadar doğum kontrol hapı kullanılabilir. Bu dönemde kullanılacak doğum kontrol hapı aynı zamanda sizi kemik erimesine karşı da koruyacaktır. Yıllık doktor kontrollerinizi mutlaka yaptırmanız gerekecektir. Bu kontroller sırasında rutin muayeneleriniz yanı sıra hormon tetkikleri de yapılarak menopoza girip girmediğiniz saptanacaktır.
 
 Bu dönemde çocuk sayısı tamamlanmış olacağından tüplerin bağlanması veya vazektomi de uygun bir seçenek olabilir.
 
 Bu dönemde uygulanabilecek diğer yöntemler
 Prezervatif
 Aylık / üç aylık iğneler
 Mirena (hormonlu ria)

 

Emzirme Döneminde Korunma

category Gebelik Testleri admin 9 Nisan 2008

Emzirme Döneminde Korunma
 

Bebeğinize daha iyi bakabilmek ve vücudunuzun toparlanmasına izin vermek için iki doğum arasında geçen sürenin en az iki sene olmasında fayda vardır. Bu nedenle doğum sonrasında cinsel yaşamınıza geri dönmeden önce sizi gebelikten etkili bir şekilde koruyacak bir aile planlama yöntemi konusunda doktorunuza danışmalı ve farklı seçenekleriniz hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

Emzirme gebelikten korur mu?

Bebeğinizi düzenli olarak emziriyorsanız, adet kanaması görmediğiniz sürece doğum sonrası ilk dört-altı ay içinde emzirmenin gebelikten koruyucu etkisinden yararlanabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki noktaları mutlaka dikkate almalısınız.
 

  • Emzirmenin gebelikten koruyucu etkisi bebeğin emmesinin refleks yolla hipofiz bezinden yumurtlamayı baskılayıcı prolaktin hormonu salgısını artırmasından kaynaklanır. Normalde süt üretiminden sorumlu olan prolaktin hormonu kanda belli bir seviyenin üzerinde seyrettikçe yumurtlama baskılanmaya devam eder. Hipofiz bezinden salgılanan miktar direkt olarak bebeğin günlük emme süresi ile ilgili olduğundan, bebeğin yalnızca anne sütüyle beslenmesinin hormon salgılatıcı etkisi prolaktinin en üst seviyede salgılanmasını sağlar. Bebeğinize ek gıdalar vermeye başladığınız andan itibaren bebeğiniz sizi daha az emecek ve böylece daha az prolaktin salgılanacaktır.
     

  • Prolaktin hormonunun yumurtlamayı baskılaması için salgılanması gereken miktar kişiden kişiye değişir. Bebeğinize ek gıdalar vermeye başladığınız andan itibaren emzirmenin gebelikten koruyucu etkisine tam olarak güvenmeyin ve bir aile planlama yöntemi uygulamaya başlayın.
     

  • Adet kanamalarınız başladığı andan itibaren bebeğinizi yalnızca sütünüzle bile besliyor olsanız emzirmenin gebelikten koruyucu etkisine tam olarak güvenmeyin ve bir yöntem uygulamaya başlayın.

    Loğusalık dönemindeki (doğum sonrası ilk 6 haftadaki) kanamalar rahimin toparlanma sürecinde meydana gelen kanamalar olarak adet kanaması olarak değerlendirilmezler.
     

  • Altıncı aydan itibaren adet görmemiş olsanız ve bebeğinizi yalnızca sütünüzle bile besliyor olsanız dahi emzirmenin gebelikten koruyucu etkisine tam olarak güvenmeyin ve bir yöntem uygulamaya başlayın.

Seçenekler

Tüplerin bağlanması

Sezaryan esnasında uygulanabilen veya normal vajinal doğumun hemen sonrasında göbek seviyesinden ufak bir kesi ile uygulanabilen kalıcı bir yöntemdir.
Hemen doğum sonrasında uygulanmadığında, lohusalık dönemi bitiminde rahiminiz eski boyutlara kavuştuğunda laparoskopi yöntemiyle herhangi bir zamanda uygulanabilir.

RİA (Spiral)

Normal doğum veya sezaryan sonrasında plasentanın çıkmasını takiben hemen uygulanabilir. Bazı doktorlar sezaryan sonrası uygulama yapmazlar.
Hemen doğum sonrasında uygulanmadığında RİA lohusalık dönemi bittikten sonra, tercihen adet kanamasının olduğu bir günde takılabilir. Genel olarak RİA hassas gebelik testleriyle gebelik olmadığından emin olunan herhangi bir zamanda takılabilir.

Doğum kontrol hapları

Östrojen ve progesteron hormonunu beraberce içeren doğum kontrol haplarının sütün miktarını azalttığı bilinmektedir. Bu nedenle bebeğini yalnızca sütüyle besleyen annelerin doğum kontrol hapı kullanması önerilmez.

Yine doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların ender durumlarda damarsal sorun yaratma ihtimallerinin bulunması nedeniyle, gebeliğin pıhtılaşmayı artırıcı etkilerinin tümüyle silindiği loğusalık dönemi bitimine kadar doğum kontrol hapı kullanılması uygun değildir.

Vazektomi

Tüplerin bağlanmasının erkeklerdeki karşılığı olan vazektomi, erkeğe herhangi bir zamanda uygulanabilir.

Doğum kontrol iğneleri

  • Üç aylık iğneler

    Yalnızca progesteron hormonu içerdiklerinden sütün bileşimini bozmazlar. Bu nedenle doğum sonrasında hemen uygulanabilirler. Saf progesteron hormonu verilmesinin sütün miktarını artırdığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Çoğu doktor bu yöntemin doğum sonrası emzirmenin tümüyle devreye girmesi için üç günlük bir süre geçtikten sonra uygulanmasını önerir.
     

  • Aylık iğneler

    Aynen doğum kontrol hapları gibi östrojen hormonu içerirler. Bu haplar için söylenenler aylık iğneler için aynen geçerlidir.

Mini Haplar

Bu haplar sadece progesteron hormonu içerirler ve