Archivi per ‘Gebelik dönemi’

Hamilelikte ilaç kullanimi ..

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Bebegin anne karninda ilaçlarin yan etkilerine en hassas oldugu dönem hamileligin ilk üç ayidir. Bu aylar bebegin organlarinin olusum dönemi oldugundan, dis etkilerle istenmeyen anomaliler gelisebilir. Ilk üç aydan sonra ilaç etkileri daha hafif olmakla beraber, her zaman istenmeyen etkiler gelisebilir. Bu nedenle hamilelikte kullanacaginiz her ilaci mutlaka doktorunuza danisiniz.

Hamileler üstünde deneysel çalisma yapilamayacagindan ilaç prospektüslerinin hemen hepsinde hamilelikte kullanilmasi uygun degildir seklinde ibareler bulunur. Bu sözler ilaç sirketlerinin olasi bir hukuki sorumluluktan kurtulmak için yazdiklari sözlerdir. Deneysel çalisma olmamasina ragmen, birçok ilacin hamilelerde kullanilip bir sorun yaratmadigi gözlenmistir. Bu konuda en detayli bilgi “Drugs in Pregnancy and Lactation. Briggs GG, Freeman RK, Yaffe SJ. Williams & Wilkins” adli kaynaktan elde edilebilir.

Çok sik yapilan bir hata da doktorun verdigi ilaci zararli olabilir diye kullanmamaktir. Hamilelikte verilen ilaç tedavileri mecbur kalindigi yani tedavi edilmezse daha fazla zarar verebilecek durumlarda kullanilir. Bu nedenle doktorunuzun verdigi tedavileri de mutlaka uygulayiniz.

Anne adaylarına makyaj uyarısı

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Anne adaylarına makyaj uyarısıUzmanlar, anne adaylarını makyaj yaparken dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Zübeydehanım Doğumevi Başhekimi Op. Dr. Şeref Nişancı, hamile bayanlar için organik maddelerden üretilen kozmetik ürünlerin kullanılmasının daha uygun olduğunu açıkladı. Doktor Nişancı, hamile bayanların sağlığı açısından abartılı makyaj yapmaması gerektiğini söyledi. Doğal maddelerden elde edilmiş kozmetik ürünlerle hafif makyaj yapılmasını tavsiye eden Dr. Nişancı, “Hamilelik döneminde bazı bayanların tırnaklarında kolay kırılma olurken, bazı bayanların tırnakları ise daha kalın ve daha kolay şekil alan tırnaklar haline gelebiliyor. Tırnağı kırılan hamilelerimizin yoğun tırnak nemlendiricilerini düzenli olarak kullanmaları gerekir. Deriden emilerek etki eden diğer kozmetik ürünlerinin ise anne ve bebeğe zararlı yan etkilerinin olup olmadığı tam anlamıyla bilinemiyor. Hamilelikte bu ürünlerin kullanılmaması daha doğru olacaktır” diye konuştu.
Saç boyaları ve çatlak kremlerinin bilinen bir yan etkisi olmadığını ifade eden Dr. Nişancı, “Hamileliğin 6. ayından sonra hızla büyüyen uterus nedeniyle sürekli gerilen karın bölgesinde doğum sonrası çatlaklar oluşur. Hamileliğin 5. ayından itibaren uygun ürünlerle günlük bakım ve masaj uygulamaları, karın derisinin esnekliğini arttıracak ve çatlamaları önemli düzeyde azaltacaktır. Doğum sonrasında estetik açıdan rahatsızlık hissetmemeniz için önceden tedbirinizi almak zorundasınız” şeklinde konuştu.
08.01.2007
Kaynak : İHA

Uzmanlar, anne adaylarını makyaj yaparken dikkatli olmaları konusunda uyardı.Zübeydehanım Doğumevi Başhekimi Op. Dr. Şeref Nişancı, hamile bayanlar için organik maddelerden üretilen kozmetik ürünlerin kullanılmasının daha uygun olduğunu açıkladı. Doktor Nişancı, hamile bayanların sağlığı açısından abartılı makyaj yapmaması gerektiğini söyledi. Doğal maddelerden elde edilmiş kozmetik ürünlerle hafif makyaj yapılmasını tavsiye eden Dr. Nişancı, “Hamilelik döneminde bazı bayanların tırnaklarında kolay kırılma olurken, bazı bayanların tırnakları ise daha kalın ve daha kolay şekil alan tırnaklar haline gelebiliyor. Tırnağı kırılan hamilelerimizin yoğun tırnak nemlendiricilerini düzenli olarak kullanmaları gerekir. Deriden emilerek etki eden diğer kozmetik ürünlerinin ise anne ve bebeğe zararlı yan etkilerinin olup olmadığı tam anlamıyla bilinemiyor. Hamilelikte bu ürünlerin kullanılmaması daha doğru olacaktır” diye konuştu.Saç boyaları ve çatlak kremlerinin bilinen bir yan etkisi olmadığını ifade eden Dr. Nişancı, “Hamileliğin 6. ayından sonra hızla büyüyen uterus nedeniyle sürekli gerilen karın bölgesinde doğum sonrası çatlaklar oluşur. Hamileliğin 5. ayından itibaren uygun ürünlerle günlük bakım ve masaj uygulamaları, karın derisinin esnekliğini arttıracak ve çatlamaları önemli düzeyde azaltacaktır. Doğum sonrasında estetik açıdan rahatsızlık hissetmemeniz için önceden tedbirinizi almak zorundasınız” şeklinde konuştu.

Bir yaşına kadar inek sütüne hayır!

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Bir yaşına kadar inek sütüne hayır!
İnek Sütü Yerine Devam Maması

Bebek beslenmesinde inek sütü en az 1 yaş sonuna kadar kullanılmamalıdır. Fakat yapılan araştırmalar annelerin zamanından önce inek sütü vermeye başladıklarını göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ilk bir yıl inek sütünün kesinlikle kullanılmamasını önermektedir. Avrupa ülkelerinde 2-3 yaşına kadar inek sütü kullanılmamaktadır.

İnek sütü ile Devam Mamaları Arasındaki Farklar

Demir kan oluşumu ve beyin gelişimi için çok önemlidir. Özellikle 4.aydan sonra demir ihtiyacı hızla artar. Yetersiz alımında demir eksikliği anemisi (kansızlık) görülür. 500 ml. inek sütü ile demir ihtiyacının ancak %4′ü karşılanabilirken, 500 ml devam formülü ile ihtiyacın %83′ü karşılanır. İnek sütü bebeğin böbrek fonksiyonlarını zorlayacak değerlerde protein içerirken, devam mamaları gerektiği kadar protein içerir ve gerekli tüm amino asitleri sağlar. Bebeğin bağışıklık sistemini destekleyen, aşılarına cevabı arttıran prebiyotik liflerden yoksundur. Çinko bebeğin büyüme ve gelişmesi için çok önemlidir. 500 ml. inek sütü bebeğin çinko ihtiyacının ancak %35′ini karşılarken, 500 ml. devam formülü ihtiyacın %70′ini karşılar. İyot ****bolik aktivite ve büyümeyi düzenleyen hormonların bir parçasıdır. Bebeğin sağlıklı fiziksel ve zihinsel gelişimi için son derece önemlidir. 500 ml. inek sütü bebeğin günlük ihtiyacının ancak %22’sini karşılarken, 500 ml. devam formülü ihtiyacın %110′unu karşılar. Esansiyel yağ asitleri bebeğin sinir sistemi ve beyin hücrelerinin sağlıklı gelişimi için hayati önem taşırlar. Devam formüllerinin içeriklerinde inek sütüne kıyasla esansiyel yağ asitleri çok daha fazla miktarda mevcuttur. D vitamini sağlıklı kemik ve iskelet gelişimi için çok önemlidir. 500 ml. inek sütü bebeğin günlük D vitamini ihtiyacının ancak %43′ünü karşılarken, 500 ml. devam maması ihtiyacın %90′ını karşılamaktadır. İnek sütü, C vitamini açısından çok yetersizdir. Devam Biberon Mamalarına bebeğin ihtiyacı olan oranlarda C vitamini ilavesi yapılmıştır.
Tüm bu gerçekleri göz önünde bulundurarak bebeğinize en az 1 yıl sonuna kadar kesinlikle, 2 yıl sonuna kadar da mümkünse inek sütü vermemelisiniz. İnek sütü kullanmanız gereken her yerde (muhallebi, yoğurt yapımı gibi) devam mamalarını kullanabilirsiniz. İnek sütü ile hazırlamanız gereken hazır ek besinleri mutlaka devam maması ile hazırlamalısınız. Bebeğinizin sağlıklı fiziksel ve mental gelişimini sağlamak için ek besin döneminde günde en az 300 ml. ortalama 500 ml. anne sütü veya devam maması vermelisiniz.

kürtaj islemi hakkinda hersey

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Kadin olsun, erkek olsun kürtaj kelimesini duymayan yok gibidir. Buna karsin yine pekçok kisi kürtajin sadece bebek aldirmak oldugunu düsünür. Oysa kürtaj en çok istenmeyen ya da zorunluluk durumunda gebeligin sonlandirilmasi için uygulalan bir islem olmasina karsin kelime olarak sadece bu islem için kullanilan bir terim degildir.
Kürtaj kelime anlami ile kazimak anlamina gelir. Örnegin dis hekimleri de dis etlerindeki lezyonari temizlemek için kürtaj yaparlar. Sozcügün dogru sekli kürtaj degil küretajdir. Ancak dilimize kürtaj olarak yerlesmistir. Kadin Hastaliklari ve Dogum bransinda kürtaj terimi rahim içerisinden herhangi bir dokuyu birtakim aletler ile kaziyarak alma islemi için kullanilir. Bu dokular gebelik ürünü olabilecegi gibi biopsi ya da tedavi amaçli alinan dokular da olabilir.Kadin hastaliklari ve dogum bölümünce yapilan küretajlar iki asamalidir. Birinci asama rahim agzinin genisletilmesi (dilatasyon), ikinci asama ise küretajdir (curettage). Bu nedenle islem için kullanilmasi gereken en dogru terim ingilizce Dilatation and Curettage kelimelerinin basharflerinden olusan D&C’dir.Tüm dünyada oldugu gibi ülkemizde de kürtaj kadin dogum hekimlerinin en çok uyguladigi cerrahi islemlerin basinda gelmektedir. Ancak unutulmamalidir ki kürtaj bir dogum kontrol yöntemi degildir.

Türleri

Kürtaj (kadin hastaliklari ve dogum’da kullanildigi sekliyle) rahim içinden doku almak anlamina geldigine göre sadece gebelik sonlandirmak için yapilmaz.

Özellikle kanama bozukluklarinda ve monopoz sonrasi kanamalarda teshis amaçli küretaj yapilabilir. Yine infertilite (kisirlik) arastirmalarinda yumurtlama olup olmadigini anlamak vb. amaçli kürtaj uygulanabilir.

Gebelik Bosaltimi
Üreme çagindaki kadinlarda en sik uygulanan kürtaj seklidir. Istenmeyen gebeliklerin sonlandirilmasi amaci ile yapilir.

Probe Küretaj
Kanama bozukluklarinda ve özellikle menopoz sonrasi kanamalarda teshis amaçli yapilan islemdir. Özel aletler (küret) ile rahim içi, bazal tabakaya kadar kürete edilir (kazinir). Siddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de kanamayi durdurmak için uygulanir. Bu açidan bakildiginda ayni zamanda bir tedavi seklidir. Bu islem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yasa bagli zayiflama (atrofi) teshisi konabilir.

Fraksiyone küretaj
Uygulanis amaci probe küretaj ile hemen hemen aynidir. Ancak burada rahimin içini döseyen endometrium tabakasindan ve rahim agzinin içini döseyen endoservikal kanaldan ayri ayri örnekler alinir ve pataolojik tahlile gönderilir. Özellikle rahim kanseri ve rahim agzi kanserinin ayriminda önemli bir teshis aracidir.

Endometrial Dating
Infertilite teshisinde yumurtlamanin olup olmadigini anlayabilmek için adet siklusunun 21. gününde endometriumdan örnek alinir. Yumurtlamadan sonra salgilanan progestron hormonunun etkisi ile endometrium sekresyon (salgilama) fazina girer. Endometrial dating’de amaç endometrium durumunun adet siklusu ile uyumlu olup olmadigi anlamaktir. Bu amaçla rahim içinden özel bir küret ile tek bir örnek alinir.

Revizyone küretaj
Kendiliginden olan bir düsükten sonra içeride kalan parçalari temizlemek için yapilan küretaja verilen isimdir. Düsügün tam oldugu yani içeride parça kalmadigi düsünülse bile revizyone küretaj yapilmasi prensiptir.

Ayrica dogumdan sonra içeride plasenta parçalari kaldigindan süpheleniliyorsa, Boom küret adi verilen özel küretler ile kalan parçalar alinir. Bu islemde revizyone küretaj olarak degerlendirilir.

Nasil yapilir

Hayatinda ilk defa kürtaj olacak kadinlar islemin nasil yapildigini bilemedikleri için büyük korku yasarlar. Bazi kadinlar daha önceden bu tür bir operasyon geçirmis arkadaslarindan duyduklari sayesinde konu hakkinda bilgi sahibi olabilirler. Bu bölümde kürtaj isleminin nasil yapildigi ayrintilari ile anlatilmaktadir.

Kürtaj genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapilabilir. Lokal anestezi uygulandiginda rahim agzinin her iki yanina ilaç enjekte edilir. Bu anestezi sadece rahim agzi özel bujiler ile dilate edilirken duyulan agriyi digerdiginden, lokal anestezi ile yapilan islemlerde aci duyulabilir.

Bizim tercihimiz kürtajin genel anestezi ile yapilmasi yönündedir. Bu sayede hem hasta agri ve aci duymaz, hem de islemden kaynaklanan komplikasyon riski en aza indirilmis olur.

Kürtaja karar vermeden önce sadece pozitif olan gebelik testine itbar edilmemeli, mutlaka ultrason ile gebeligin varligi ve rahim içinde yerlestigi teyid edilmelidir.

Kürtaj ilk olarak muayene ile baslar. Bu asamada kisi idrarini yaparak mesanesini bosalttiktan sonra iç çamasirini çikartip muayene masasina geçer. Ideal olan kisinin bu asamadan önce özel önlükler giymesi ve kendi kiyafetleri ile islem odasina girmemesidir. Jinekolojik muayene masasi özel bir masadir ve kisinin islem için en uygun pozisyon olan lithotomi pozisyonunda, yani bacaklarini özel bölümlere yerlestirerek yatmasina olanak verir. Eger genel anestezi uygulanacak ise hastaya bu asamada ince bir katater yardimi ile damar yolu açilir ve anestezi uzmani bir hekim tarafindan ilaç verilir. Hasta birkaç saniye içinde uyur. Önemli olan anestezinin kadin dogum hekimi ya da bir baskasi tarafindan degil bu konuda tecrübeli bir anestezi uzmani tarafindan verilmesidir.

Hasta uyuduktan sonra pozisyon verilir ve ilk önce rahimin durumunu ve büyüklügünü degerlendirmek için jinekolojik muayene yapilir. Rahimin özellikleri anlasildiktan sonra vajinal spekulum yerlestirilir. Spekulum ile rahim agzi görünür hale gelir. Vajina ve serviks antiseptik solüsyonlar ile yikanarak olasi bir enfeksiyona karsi önlem alinir. Lokal anestezi uygulanacak ise bu asamada yapilir ve serviksin her iki yanina ilaç enjekte edilir. Daha sonra serviks yani rahim agzi tenekulum ya da tekdisilli adi verilen bir alet ile tutulur. Bu islem agri verebilir. Tenekulum çekilerek rahimin düz bir hale gelmesi saglanir.

Buji adi verilen aletler yardimi ile rahim agzi genisletilmeye baslanir (dilatasyon). Bunun için mümkün olan en ince buji kullanilir. Bujiler çaplarinin milimetre cinsinden büyüklügüne göre numaralandirilir. Genelde 6 ya da 7 numara bujiye kadar dilate edilir. Islem daha önce dogum yapmis olanlarda kolay olmakla birlikte, sahsi tecrübelerimize göre gebe kadinlarda rahim agzi zaten 6-7 milimetre dilate olmus oldugundan çogu kadinda dilatasyona gerek kalmaz.

Dilatasyon islemi tamamlandiktan sonra plastik kanüller rahim agzindan geçirilerek, rahim bosluguna ulasilir. Bu kanüller mesrubat içmek için kullanilan pipetlere benzerler. Kanül yerlestirildikten sonra, ucu bu amaç için üretilmis 60 santilitrelik, vakum yaratan özel enjektöre baglanir. Enjektörün dügmesi açilarak negatif basinç olusmasi saglanir ve enjektör ileri geri hareket ettirilerek rahim içi temizlenir. Bu islem lokal anestezi altinda hastaya oldukça rahatsizlik ve aci vermektedir. Rahim içi tamamen temizlenene kadar isleme devam edilir. Eger içeride parça kalmasindan süphe edilir ise kesin küretler ile kavite iyice temizlenir. Eskiden kullanilan bu küretler günümüzde artik pek tercih edilmemektedir. Hem rahim delinmesi hem de islem sonrasinda rahim iç zarlarinin yapismasina bagli ileride gelisebilecek kisirlik ihtimali keskin küretler ile çok artmaktadir. 10 haftaliktan küçük gebeliklerin sonlandirilmasinda keskin küretlere gerek yoktur. Eger tibbi bir neden ile ve hekimler kurulu karari ile 10 haftadan büyük bir gebeligin sonlandirilmasina karar verilmis ise bu islem daha büyük kanülleri vakum cihazlarina baglayarak yapilir ve ardindan keskin küretler ile parça kalip kalmadigi kontrol edilir.

Biopsi amaçli yapilan kürtajlarda da en ince kanüller kullanilabilir. Ancak burada ince kesin küretlerin tercih edilmesi patolojik tani açisindan daha yararli olabilir.

Kavitede parça kalmadigindan emin olunduktan sonra kanüller ya da küretler çikartilir. Tenekulum yerinden alinir ve eger çiktigi yerde kanama varsa baski uygulanarak durdurulur. Vajina tekrar antiseptik solüsyonlar ile yikanir. Ardindan spekulum çikartilir.

Islem lokal anestezi ile yapilmis ise hasta 5-10 dakika dinlendikten sonra kalkabilir ve gidebilir. Genel anestezi uygulanmis ise hasta uyandirilir. Uyanma süresi genelde kullanilan ilaca bagli olarak 5-10 dakika kadar sürer. Hasta 60-120 dakika kadar dinlendikten sonra evine gidebilir.

Eve giderken hiçbir kimse kisinin kürtaj oldugunu anlayamaz. Disaridan fark edilebilecek herhangi bir belirti yoktur. Evine gönderilen hastaya antibiyotik, agri kesici ve kanama azaltici ilaçlar verilebilir. Hasta genelde 1 hafta sonra ultrason kontrolüne çagirilir.

Kürtaj sonrasi 2-3 gün kadar kanama olabilir. Ancak hiç kanama olmamasi da anormal bir durum degildir ve inceleme gerekmez. Kanama olmamasina ragmen siddetli agrilar var ise inceleme gerekir.

Kürtaj basit bir islem olmakla birlikte, bana göre muayenehane ya da poliklinik sartlarinda degil hastane sartlarinda yapilmalidir.

Riskleri

Tüm cerrahi islemlerde oldugu gibi ister genel anestezi ile ister lokal anestezi ile yapilsin küretajin da birtakim riskleri vardir. Bunlar anesteziye bagli riskler ve isleme bagli riskler olarak 2 ye ayrilir.

Anesteziye Bagli Riskler
Lokal anestezi ile yapilan islemlerde en önemli risk isleme baslarken rahim agzi özel bir alet yardimi ile tutuldugunda duyulan agri nedeni ile ani tansiyon düsmesi ve bayilmadir. Vazovagal senkop adi verilen bu durum oldukça sik görülür. Yine duyulan çekilme hissi nedeni ile bulanti ve kusma görülebilir.

Genel anestezinin riskleri ise hastanin yasi, genel saglik durumu, var olan sistemik hastaliklari, allerjik öyküsü gibi faktörlere baglidir. Bu faktörlerden dogan riskleri en aza indirmek için genel anestezi mutlaka ve mutlaka bir Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmani tarafindan verilmelidir. Bu uzman hastanin durumuna göre en uygun ilaç ya da ilaçlari seçecek bilgi ve tecrübeye sahiptir. Genel anestezi ile yapilacak olan islemlerin muayenehane ya da poliklinik degil hastane sartlarinda yapilmasi daha uygun olur.

Isleme bagli riskler
Rahimin delinmesi (Rüptür)
Gebe bir rahim, gebe olmayan bir rahim’e göre çok daha yumusakdir. Bu nedenle islem esnasinda yapilan dikkatsiz ve sert bir hareket rahimin delinmesine neden olabilir. Rahim delindigi fark edildiginde hemen isleme son verilir ve hasta müsahade altina alinir. Eger delinen bölgeden karin boslugu içine kanama oluyor ise hastada spesifik belirtiler ortaya çikar. Bu durumda acilbir ameliyat gereklidir. Hastanin karin boslugu açilarak delinen yer onarilir. Çogu rüptür vakasinda delinme uterusun fundus bölgesinden oldugu için kanama olmaz ve delinen bölge bir süre sonra kendiliginden kapanir. Eger islem esnasinda rüptür oldugu fark edilmez ise barsaklar, mesane, rektum gibi organlar hasar görebilir ve bu durumda hastada hayati tehlike yaratacak boyutlara varabilecek riskler dogar. Bu durumda acil bir ameliyat ile zedelenen dokularin onarilmasi hayat kurtaricidir.

Rahim delinmesi islem dikkatli yapildigi taktirde son derece nadir görülen bir komplikasyondur. Risk gebelik yasi büyüdükçe artar.

Rest plasenta
Küretajin en sik görülen komplikasyonu halk arasinda parça kalmasi olarak anilan “rest” durumudur. Belirli bir sure sonra ortaya çikan fazla miktarda olan ve kesilmeyen kanama ile kendini belli eder. Tedavide yeniden küretaj gerekir. Ciddi bir tehlike yaratmaz. 5 haftadan küçük ve 10 haftadan büyük gebeliklerde daha fazla görülür.

Enfeksiyon
Diger bir komplikasyon ise enfeksiyondur. Genelde islemden 5-6 gün sonra ortaya çikar. Gelisen enfeksyon tüplere kadar yayilirsa tüplerde yapisiklik ve tikanikliga sonuçta da kisirliga neden olabilir. Islem esnasinda hijyen ve sterilite kurallarina uyulursa risk azalir. Bazen kisinin kendisinden kaynaklanan faktörler neticesinde enfeksiyon ortaya çikabilir. Ideal olan her kürtaj isleminden sonra koruyucu amaçli antibiyotik tedavisi uygulamaktir.

Gebeligin devami
Çok küçük gebeliklerde bazen gebelik ürünü bosaltilamayabilir ve olay devam edebilir. 5 haftaliktan küçük gebeliklerde daha sik görülür.Fark edildiginde 1 hafta sonra islemin tekrari gerekebilir. Bu nedenle kürtajin en erken 5-6. haftalarda yapilmasi uygun olur.

Rahim içinde kan birikmesi (Hematometra)
Son derece nadir görülen bir durumdur. Islem sonrasi rahim agzi simsiki kapanir ve kan rahim içinde birikir. Oldukça agrili bir durumdur. Rahim agzinin ince bir buji ile açilmasi sorunu çözer.

Islemin yapilamamasi
Bazen daha önceden geçirilmis operasyonlar ya da rahimdeki sekil bozukluklarina bagli olarak rahim içerisine katater sokulmaz ve kürtaj yapilamaz. Böyle bir durumda hasta anesteziden uyandirilir, agzidan ve vajinalyoldan uygulanan bazi ilaçlar ile rahim agzinin açilmasi saglanir ve daha sonra kürtaj gerçeklestirilir.

Yapisiklik
Bir baska risk ise küretaja bagli gelisen ve Asherman sendromu adi verilen durumdur. Burada rahimin iç duvarlarinda yapisikliklar ve dolayisi ile adet kanamasinda azalma ve hatta kisirlik görülebilir. Nedeni ****l küretler ile rahimin gereginden fazla kazinmasidir. Tanisi rahim filmi çekilerek konur.Tedavisi cerrahidir.

Asiri Kanama
Özellikle büyük gebeliklerde islem esnasinda asiri miktarda kanama olabilir. Kanama durdurulamaz ise hasta sok tablosuna girebilir. Oldukça nadir görülen bir durumdur.

Adet gecikmesi
Kürtaj sonrasi ilk adet genelde 4 hafta sonra görülür. Kürtajin yapildigi gün adet kanamasinin ilk günü olarak kabul edilir ve normalde kaç günde bir adet görülüyor ise o kadar süre sonra ilk adetin olmasi beklenir. Nadiren bu süre 60 güne kadar uzayabilir. Eger beklenen günde adet görülmez ise mutlaka jinekolojik degerlendirme gerekir. Eger adet gecikmesine gebeligin devami, Asherman Sendromu gibi bir komplikasyon neden olmamis ise ya da gebelik devam etmiyor ise ilaçlar ile adet kanamasinin olmasi saglanir.

Kürtajin tüm riskleri gebelik haftasi büyüdükçe artar. Bu nedenle kürtaja karar verildiginde yasal sinir olan 10. haftanin geçirilmemesi gerekir. 10 haftadan büyük gebelikler illegal oldugu için genelde hastane sartlarinda degil izbe muayenehanelerde uygulanmaktadir. Bu durumda zaten artmis olan risklerin daha da katlanmasina olanak saglar. Medyada büyük gebelik sonlandirilirken hayatini kaybeden pekçok genç kadinin haberleri maalesef sikça yer almaktadir. Adet gecikmeniz olmasa bile gebelik süpheniz varsa mutlaka bir jinekologa müracaat ediniz.

Islemden önce:

Islemin yapilacagi merkeze mümkünse yaninizda islemden sonra size eslik edebilecek bir arkadasinizla geliniz.
Islemden 6 saat öncesinden agizdan birsey almayiniz. Buna su da dahildir.
Islem odasina alinmadan önce mutlaka tuvalate giderek mesanenizi bosaltiniz.
Islemden sonra

Islemden sonra ayilma odasina alinarak burada 30-60 dakika kadar dinleneceksiniz.
Islem sonrasi normal bir sekilde evinize ya da isinize gidebilirsiniz. Doktorunuz baska bir sekilde önermediyse herseyi yiyip içebilirsiniz. Bu konuda herhangi bir kisitlama yoktur. Uzun süredir aç oldugunuz için sekerli birseyler yemenizde yarar vardir.
Genel anestezi sonrasi 6-8 saat araba kullanmak gibi dikkat isteyen aktivitelerde bulunmamaniz uygun olacaktir.
Ilk 1-2 gün adet sancisi benzeri agrilarinizin olmasi normaldir. Bu durumda doktorunuzun size önerecegi agri kesicileri alabilirsiniz.
Doktorunuz operasyon sirasinda size koruyucu antibiyotik yapmamis ise daha sonra kullaniminiz için reçete verebilir.Bu antibiyotigi doktorunuzun tarif ettigi sekilde kullaniniz.
Islem sonrasi 3-4 gün kadar kanamaniz olabilir. Kanama ile birlikte ufak pihti ya da parçalar da düsebilir. Bu tamamen normal ve beklenilen bir durumdur.Buna karsilik kanamanin olmamasi da anormal bir durum oldugu anlamina gelmez. Bu nedenle kanamaniz olmasa da endiselenmeyiniz.
Islem yapilan günü son adet kanamanizin ilk günü gibi kabul edebilirsiniz buna göre yaklasik 1 ay sonra ilk adet kanamaniz olacaktir. Eger 40 gün içinde adet görmezseniz mutlaka doktorunuzu arayiniz.
Kanamaniz devam ettigi sürece havuza, denize, jakuziye girmek sakincalidir. Islemden hemen sonra dus seklinde ayakta banyo yapabilirsiniz.
Kanamaniz devam ettigi sürece cinsel iliski sakincalidir. Kanamaniz bittikten sonra iliskiye girebilirsiniz.
Kanamaniz adet kanamasindan fazla miktarda olursa ya da atesiniz 38 derecenin üzerine çikarsa mutlaka doktorunuza haber veriniz.
Aksi belirtilmedigi taktirde islemden 1 hafta sonra kontrol randevunuza gidiniz

Kiz mi olsun Erkek mi ?

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Antik Çin, Misir ve Yunan uygarliklarindan beri insanoglu dogacak bebeginin cinsiyetini dogmadan önce saptayacak ve istedigi cinsiyette bebek sahibi olmasini saglayacak fomüllerin pesinde kosmustur. Bu konuda sayisiz hurafe, halk öyküsü ve sihirli öneriler ortaya atilmistir. Günümüzde bile bazi “otoriteler!” ve “konunun uzmanlari!” çiftlere istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olabilmeleri için yüzdeyüz garantili! ögütler vermeye devam etmektedirler. Maalesef sadece bizim toplumumuzda degil en gelismis toplumlarda bile bu tür hokkabazlar ragbet görmektedir. Erkek bebek için Y kromozomu tasiyan, kiz bebek için ise X kromozomuna sahip spermin yumurtayi döllemesinin gerektigi bir asirdan beri bilinmesine ragmen1970′lerde Y kromozomu tasiyan spermlerin X’lerden ayrilabileceginin kesfi ile isteyene istedigi çocugu vermenin bilimsel ve gerçekçi yolu açilmistir.

Zaman içerisinde yüksek teknolojiler gelistikçe X ve Y spermlerinin özellikleri daha iyi anlasilmis ve bunlari ayirmak için degisik teknikler gelismistir. 1998 yilinda Virginia’a da yapilan bir çalismanin sonuçlari spermlerin ayrilmasinda yeni bir teknigi dünyaya duyurmustur. Bu teknik X ve Y spermlerin içerdikleri DNA oranlarina göre Y spermlerinin daha küçük ve hafif olmasina ve hareket hizlarina dayanmaktadir. Erkegin ejekulati (menisi) filtre edilmekte ve daha sonra basinç altinda çok ince ve çokuzun bir tüpe verilmektedir.Bu spermlerin neredeyse tek tek boruda ilerlemelerini saglamaktadir. Tüpün diger ucu ikiye ayrilmakta ve birtkim teknikler ile X ve Y içeren spermler ayrilmaktadir. Bu sistemin basari orani X yani kiz için %85 iken erkek yani Y içinse %65 olarak bulunmustur.

Teknoloji gerektirmeyen ve kisilerin kendilerinin uygulayabilecegi bir yöntem de 1989 yilinda tanimlanmistir. Bu sistemde de Y spermlerinin daha küçük ve hizli oldugu varsayimindan yola çikilmakta ve iliski zamanlamasi ile istenilen cinsiyette bebek sahibi olmak için öneriler verilmektedir. Buna göre erkek bebek isteyen çiftler öncelikle yumurtlama anini saptamak için piyasada satilan kitleri günde 2 defa kullanmali, testteki renk degisimine göre ovülasyonun 24 saat içinde olacagi saptandiktan sonra tek bir sefer iliskde bulunmali, bu iliski renk degisiminden sonraki 24 saat içinde olmali, ve derin penetrasyonu saglayacak pozisyonlar tercih edilmelidir. Bu sayede hizli yüzen Y spermleri daha çabuk tüplere varabilecektir. Kadinin erkegin bosalmasindan önce orgazm olmasi da sansi arttiracaktir.Kadinin orgazmi vajendeki pH dengesini alkali yönde degistirerek sperm ile serviks salgilarinin temasini güçlendirecektir. Ek olarak iliskiden 1 saat önce kafein içeren içeceklerin alinmasi spermlerin hizini arttiracaktir. Iliskiden önce 3-4 gün süre ile erkegin bosalmamasi sarttir. Bu sayede erkegin sperm sayisi yükselecektir. Kiz isteyenler için de bunun tam tersini yapmak gerekmektedir. Ovülasyonkitine gerek yoktur ve adet kanamasi sona erdikten sonra sik cinsel iliskide bulunmak yeterlidir.

Ancak son zamanlarda yapilan çalismalar bu yöntemin Tabiat Ana’nin verdigi olasliklardan daha yüksek basarilar vermedigini ortaya koymustur.

Istenilen cinste bebek sahibi olmanin en garantili yolu embryo seçimidir. Tüp bebek uygulamalarinda embryo birkaç hücreli hale geldiginde hücrelerden biri alinarak Y kormozomu baklir ve eger istenilen cinsiyette ise rahimne yerlestirilir. Bu yöntemin basari sansi %100 dür.

Etik Yönü
Cinsiyet tayininin en önemli engelleyicisi isin etik yönüdür. Herhangi bir sebep olmadan çiftlere istedikleri cinsiyette bebek sahbi olmalari konusunda yardimci olmak doganin hassas dengelerini bozacaktir.Degisik toplumlarda farkli istekler olmasina ragmen özellikle ülkemizde erkek çocuga olan merak geri dönüsü mümkün olmayan zararlar dogurabilir. Bu yöntemler sadece belirli hastaliklarin varliginda kullanilmalidir. Örnegin X-e bagli geçis gösteren kromozom bozuklugu olan çiftlerden dogacak kiz bebekler %100 hasta olacagindan bu tür çiftlerde yogun çocuk istegi var ise degisik yöntemler ile kiz bebek sahibi olmalari engellenebilir.

Gebelikte Kilo Artisi

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Hamileliginiz süresince, vücut agirliginiz ortalama 9-13 kilogram artar. Gebeligin ilk 3 ayinda sedece 1 kilo alinir. Ilk 3 aydan sonra ise ayda ortalama 1.5-2 kilogram ( haftada 400-500 gram) kadar kilo artisi olur.

Bu agirlik artisinin dagilimi:

Memeler 1 kg
Rahim 1 kg.
Bebek ve plasenta (es) 5 kg.
Deri alti yag dokusu, karacigerde protein depolanmasi 4.5 kg.

Su ve elektrolit 1.5 kg.
TOPLAM 13 kg

Aylik ya da haftalik agirlik artislariniz yukaridaki miktarlarin üzerinde ise:

Hamur isi, tatli, yagli ve tuzlu yemek yemeyiniz,
Daha fazla sebze, meyve, süt, yumurta gibi yiyecekleri yiyiniz,
Asiri kilo artisiniz ile birlikte bacaklarinizda ellerinizde bastirildigi zaman iz birakan sislikler de varsa hekiminize basvurunuz.

Jinekolojik Muayene

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Çok kisa bir zaman almasina sadece 1-2 dakika sürmesine ragmen jinekolojik muayene pek çokkadinda heyecan ve korku uyandirir. Bu endiseler özellikle ilk defa muayene olacak kisilerde doruk noktasindadir. Düzenli jinekolojik muayene kadin sagliginin vaz geçilmez bir ögesidir. Herhangi bir sikayeti olsun ya da olmasin cinsel yönden aktif olan her kadinin yilda bir defa muayene olmasi son derece önemlidir. Bu sayede kanser dahil pekçok hastalik erken devrelerde fark edilebilir ve çok kolay yöntemler ile tedavi edilebilir.

Muayeneden önce hastadan iç çamasirlarini çikartmasi jinekolojik masaya uzanmasi ve bacaklarini masanin bacakliklarina yerlestirmesi istenir. Bu asamada hastaya bir hemsire ya da bayan hastabakici eslik etmelidir. Bu çogu hastada endise ve korkuyu azaltir. Bu muayene pozisyonuna “jinekolojik pozisyon” ya da “lithotomi pozisyonu” adi verilir. Bu pozisyon hem fiziksel hem de ruhsal açidan gerçekten de rahatsizlik verici bir pozisyondur ancak jinekolojik muayene için en uygun yöntem budur.

Yillik muayenenin amaci dis genital organlarla birlikte üreme sistemini olusturan tüm organlarin pozisyon ve saglik durumlarini degerlendirmektir. Muayene esnasinda akliniza takilan ya da merak ettiginiz sorulari doktorunuza yöneltmekten çekinmeyin.

Jinekolojik muayene 3 adimdan olusur. Bunlar sirasi ile dis genital organlarin muayenesi, spekulum incelemesi ve bimanuel muayenedir.

Dis genitallerin muayenesi
Bu asamada hekim eldivenlerini giyerek dis geniatl organlari inceler. Kizariklik, irritasyon, akinti, kist veya kitle, genital sigil (kondilom) ya da herhangi baska bir anormallik olup olmadigini arastirir. Muayenenin bu kismi birkaç saniye alir. Bu asamada agri duyacak herhangi bir islem olmaz.

Spekulum incelemesi

Rahim agzini ve vajinayi incelemek için kullanilan ****l ya da plastik alete spekulum adi verilir. Alet ördek gagasina benzeyen bir sekildedir. Kapali olrak vajinaya yerlestirilir ve yavas bir sekilde açilir. Bu sayede rahim agzi spekulumun iki kasigi arasinda belirir. Pek çok hekim spekulumu takmadan önce isitmayi ya da kayganlastirici kullanmayi tercih ederler. Spekulum takilirken vajinada bir dolgunluk hissedebilirsiniz. Eger bu asamada agri duyarsaniz doktorunuza belirtin. Daha küçük boy bir spekulum kullanilmasi sikayetleri azaltabilir.

Spekulum muayenesi esnasinda vajina duvarlari muhtamel lezyonlar, kizarikliklar ve akinti açisindan incelenir. Ayni sekilde rahim agzinda herhangi bir yara olup olmadigi, akinti varligi, renk ve sekil degisikligi ve diger anormal durumlar degerlendirilir.Enfeksiyon varligi arastirilir. Eger smear alinacak ise bu asamada alinir.

Eger spekulum takilirken agriniz olur ise büyük olasilikla bu kendinizi fazla kasmaniza baglidir. Gevsemeye çalisin. Eger hala daha agri devam ediyor ise altta yatan bir problem olabilir.
Bimanuel muayene
Spekulum incelemesi ve smear alinmasindan sonra spekulum vajinadan çikartilir ve elle maueyeneye geçilir. Burada doktorunuz eldiven giydigi eli ile iki parmagini vajinaya yerlestirir.Diger eli ise karninizin alt kisminda kasiklara yakin olarak bulunur. Buna bimanuel (iki elle) maueyene adi verilir. Vajinadaki el ile iç genital organlar yukariya dogru ittirilirken yukaridaki el ile asagi dogru bastirilir ve bu sayede organlar iki el arasinda hissedilmeye çalisilir.Bu muayenenin amaci

Rahimin (uterus) büyüklügünü, seklini, hareket kabiliyetini degerlendirmek.
Enfeksiyon belirtisi olan hassasiyet varligini saptamak
Yumurtaliklarda kist ya da kitle olup olmadigini, eger var ise yapisini degerlendirmek
Pelvis içinde yer dolduran kitle olup olmadigini anlamak var ise yapisini degerlendirmektir.
Rahim üzerine baski uygulamak genelde agri veren bir islem degildir. bazi hastalar yumurtaliklarin degerlendirilmesi esnasinda agri duyabilirler ancak bu agri sadece islem esnasinda duyulan kisa süreli bir agridir.

Dikkat edilmesi gereken noktalar

Muayenenin hatali sonuç ve yorumlara mahal birakmamasi açisindan, vajinal kayganlastiricilarin, spermisidlerin, fitillerin 1-2 gün öncesinden itibaren kullanilmamasi gereklidir. Eger cinsel iliskide bulunulacak ise kondom kullanilmalidir.
Menses esnasinda ve özellikle ilk gününde muayene mecbur olmadikça muayene yapilmamalidir.
Menses esnasinda ya da kanama varsa smear alinamaz.
Muayene sirasinda sakin ve gevsek olmaya gayret edin.
Muayene öncesinde ve sirasinda akliniza takilan her soruyu doktorunuza sorun

TÜp Bebek Ve Mikroenjeksiyon

category Gebelik dönemi admin 15 Ağustos 2008

Intrauterin inseminasyon kadinin yumurtlama döneminde erkekten alinan spermlerin disarida belli islemlerden geçirildikten sonra anne rahmine verilmesidir. Bu islem öncesinde anneye bazi ilaçlar verilerek yumurtlama saglanabilecegi gibi, dogal adet döneminde de yapilabilir

IVF ve ICSI nedir?

In vitro fertilizasyon veya tüp bebek kadindan alinan yumurtalarla, erkekten alinan spermlerin disarida laboratuvar ortaminda birlestirilmesi ve döllenme gerçeklestikten belli bir süre sonra anne rahmine yerlestirilmesidir. Intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) veya mikroenjeksiyon ise erkekten alinan spermlerin direk olarak yumurtanin içerisine enjekte edilmesi ve yine döllenme gerçeklestikten belli bir süre sonra tekrar anne rahmine yerlestirilmesidir.

Kimlere Uygulanir?

Tüp bebek ilk defa 1978 yilinda Edward ve Steptoe tarafindan Ingiltere’de uygulanmistir. Baslangiçta tüpleri tikali olan hastalar için düsünülmüs olan bir yöntem olarak uygulama alanina konmakla birlikte, bugün birçok hasta grubunun tedavisinde basariyla kullanilmaktadir. Simdi tüp bebek yönteminin uygulanabildigi hasta gruplarini kisaca gözden geçirelim:

1. Tubal faktör: Tubal faktör genel olarak tüplerin tikali olmasi veya tikali olmamakla beraber normal olarak fonksiyon göstermemesidir. Tüplerin açikliginin belirlenmesi için baslangiçta histerosalpingografi adi verilen rahim filmi çekilir. Ancak bu filmde tüplerin açik olmasi her zaman tüplerin normal oldugunu göstermeyebilir. Tüp ile çevre dokulari arasindaki yapisikliklar veya tüp içerisindeki dokularin daha önce geçirilen enfeksiyonlar veya cerrahi girisimler nedeniyle azda olsa zedelenmesi, tüpler açik olmasina karsin, normal olarak fonksiyon göstermesini engelleyebilir. Bu nedenle tüplerin durumunu tam olarak gözlemeleyebilmek için bazen laparoskopi gibi endoskopik tani yöntemlerine gereksinim duyulabilir. Tüplerdeki tikanikligin yerine ve hasta yasina bagli olarak cerrahi sansi verilebilir. Özellikle daha önce tüpleri baglanmis hastalarda cerrahi tedavi sonrasi normal yollardan gebe kalabilme orani oldukça yüksektir. Ancak tüp tahribati fazla olan hastalarda ve tikanikligin tüpün rahimden uzak olan bölümünde olmasi durumunda cerrahi ile basari sansi düsüktür ve tüp bebek uygulamasi daha uygundur. Ayrica hasta yasinin ileri oldugu hastalarda cerrahi ile zaman kaybedilmesi yerine direk olarak tüp bebek uygulanmasi daha uygundur. Daha önce iltihabi bir nedenle tüplerinde tikaniklik saptanan bazi hastalarda ultrasonografide veya laparoskopi sirasinda tüplerin içinde sivi birikimi oldugu görülebilir. Hidrosalpenx adi verilen bu durumda tüp bebek uygulamadan önce tüplerin ameliyatla alinmasinin gebelik oranini artirdigi bildirilmektedir. Bu nedenle bu grup hastalarda tüp bebek uygulamadan önce laparoskopik yolla tüplerin alinmasi önerilmektedir.

2. Endometriozis: Endometriozis rahim iç tabakasinda bulunan ve her ay adet kanamasina neden olan dokunun rahim disinda bir yere yerlesmesi olarak adlandirilir. Endometriozisin en çok yerlestigi dokulardan en önemlisi yumurtaliklardir. Yumurtaliklara yerlesen endometriozis bazen çukulata kisti adi verilen kistlere neden olabilir. Endometriozis genel olarak hastaligin yayginlik durumuna göre 4 evrede incelenmektedir. Erken evrelerde çocuk olmasini nasil engellendigi bilinmemekle birlikte, ileri evrelerde daha çok hastaliga bagli olarak üreme organlarinda olusan yapisikliklar ve tahribatlar nedeniyle gebelik gerçeklesmemektedir.Erken evre hastalarda direk gözlem ile veya asilama ile çiftlerin bir bölümünde gebelik görülebilir. Yine ileri evre hastalarda cerrahi girisimle hastalarin bir bölümü tedavi edilebilir. Belli bir gözlem süresi, cerrahi tedavi veya asilama ile basari saglanmayan hastalarda son tedavi seçenegi olarak tüp bebek uygulanmaktadir.

3. Yumurtlama Bozukluklari: Bilindigi gibi kadinlarda genellikle her ay yumurtaliklardan bir yumurta atilir. Ancak bazi hastalarda yumurtlama olayi seyrek olabilir veya hiç olmayabilir. Bunun en klasik örnegi “polikistik over sendromu” adi verilen hastaliktir. Burada hastalarda yumurtlama seyrektir veya hiç gerçeklesmez, vücutta tüylenme olabilir, asiri kilo alimi ve kisirlik görülebilir. Bu grup hastalarda eger erkekte bir anormallik yoksa ilk tedavi seçenegi yumurtaliklarin uyarilmasi ve uygun dönemlerde cinsel iliskidir. Hasta gebe kalamamissa asilama ve son tedavi seçenegi olarak tüp bebek uygulamasina kadar gidilebilir.

4. Erkek Faktörü: Çocuk sahibi olamama nedenlerinin yaklasik % 50’sini erkege bagli nedenler olusturmaktadir. Bu nedenle çocuk sahibi olma istegi ile basvuran hastalarda ilk yapilmasi gereken tetkik sperm analizidir. Genel olarak sperm sayisinin en az 20 milyon/ml, hareketinin en az % 50 ve normal sekilli sperm oraninin Dünya Saglik Örgütü Kriterleri’ne göre en az % 50 ve Kruger kriterlerine göre en az % 4 olmasi normal olarak kabul edilmektedir. Bu degerlerin herhangi birisindeki bozukluk normal yollardan bebek sahibi olunmasini zorlastirabilir. Sperm sayi ve kalitesinde hafif bir bozukluk varsa öncellikle 4-6 ay asilama denenebilir. Basari saglanmayan hastalarda direk olarak mikroenjeksiyon uygulanmaktadir. Ayrica sperm sayi ve bozuklugu hafif olsa bile kisirlik süresi uzun ise asilama yapilmadan direk olarak mikroenjeksiyona geçilebilir. Sperm sayi ve kalitesinde ileri derecede bozukluk olan hastalarda direk olarak mikroenjeksiyon uygulanmaktadir. Bazi hastalarda hiç sperm görülmeyebilir. Azospermi adi verilen bu durum sperm kanallarindaki bir tikanikliga veya testislerde sperm yapimindaki bir bozukluga bagli olabilir. Neden ne olursa olsun azospermide mikroenjeksiyon en iyi tedavi yöntemi mikroenjeksiyondur. Normal tüp bebek uygulamasi ile basari sansi çok düsüktür. Bu hastalarda PESA, MESA, TESA veya TESE adi verilen islemlerle elde edilen spermlerle yumurtalar enjekte edilir ve döllenme saglandiktan belli bir sonra elde edilen embryolar transfer edilir.

5. Servikal Faktör: Çocuk sahibi olamayan çiftlerde nedenlerin % 5 ile % 10’nu rahim agzina ait faktörler olusturur. Bu o bölgededeki bir enfeksiyon, anatomik bozukluklar v.b olabilir.

6. Açiklanmayan Infertilite: Çiftlerin % 10-15’nde çocuk sahibi olmaya engel olabilecek herhangi bir neden bulunamaz. Bu çiftlerde rutin olarak yapilan tetkiklerde bir neden bulunmamasina karsin, detayli tetkiklerde bir bölümünde neden açiklanabilir, ancak bu tedavideki tutum konusunda büyük bir degisiklige yol açmaz. Bu grup hastalarda ilk tedavi seçenegi yumurtaliklarin verilen ilaçlarla uyarilmasi sonrasi asilamadir. Asilama ile 4 ay basari saglanmayan hastalarda mikroenjeksiyon uygulanmaktadir. Yine evllik süresi uzun olan hastalarda asilama yapilmadan direk olarak mikroenjeksiyona geçilebilir.

7. Immünolojik Infertilite: Çiftlerin bir bölümünde çocuk sahibi olamamanin nedeni eslerden herhangi birinin bagisiklik sistemindeki bir bozukluk olabilir. Örnegin kadin erkek spermini tahrip eden antikor adi verilen maddeler üretebilir veya erkek kendi spermini tahrip eden antikorlar üretebilir. Ancak bagisiklik sistemindeki bu bozukuluklar ile çocuk sahibi olamama arasindaki iliski henüz kesin olarak ortaya konamamistir. Bu hastalarda da ilk tedavi seçenegi asilamadir. Basari saglanmayan hastalarda mikroenjeksiyon uygulanmalidir

Ne Kadar Zamanda Hamile Kalabilirim?

category Gebelik dönemi admin 14 Ağustos 2008

Çiftler genelde hamile kalmamak için büyük çaba sarf ederler ve çesitli yöntemlere basvururlar. Ancak bir bebek sahibi olmaya karar verdikleri an sasirtici gerçekle karsilasirlar. Bu sudur; aslinda bir aylik adet periyodunda hamile kalacabileceginiz zaman 4 gün kadar kisa bir zaman dilimidir. Bu kisa zaman dilimi döllenmeye hazir olgun bir yumurtanin yumurtaliginizdan atilarak tüplerden rahme geçisine kadar olan zaman dilimini kapsar. Eger bu 4 günlük kisa dönemde yumurta döllenmezse adet kanamaniz baslar.

Bu sebepten dolayi hamilelik sansinizi arttirmak için tam bu kisa yumurtlama döneminde iliskiye girmeniz gerekir. Peki siz bu döneminizi nasil belirleyebilirsiniz? Bunun için degisik metotlar vardir. Ilk olarak adet günlerinizin tarihini kaydederek kendi adet takviminizi olusturabilirsiniz. Özellikle düzenli adet gören hanimlarda bu çok ise yaramaktadir. Normalde kadinlarin adet dönemleri 24-36 gün arasinda degismektedir. Bir sonraki adet döneminin tahmini baslangicindan 14 gün evveline gidildiginde iki gün öncesini ve iki gün sonrasini alarak bu dört günlük zaman dilimini bulursunuz. Bu dört gün içinde bulundugunuz adet döneminin ortalarina denk gelir.

Dogum kontrol yöntemi kullanmayan ve haftada 2-3 kez düzenli iliskiye giren çiftlerin ilk yil içinde hamilelik basari oranlari %80’dir.%10-15’i ise ikinci yilda basariya ulasirlar. Ancak ilk bir yil içinde hamile kalamayanlarin kisirlik açisindan tetkik edilmesi dogru olur.

MÜDEHALELI DOGUMLAR

category Gebelik dönemi admin 14 Ağustos 2008

Dogum vakalarinin pek çogunda dogum normal olarak gerçeklesmektedir. Bazen normalin disinda durumlar anne basenin bebegin geçebilecegi ölçüde genis olmamasi ya da bebegin gelisi çok kötü gibi doktorunuz hem annenin hem de bebegin aci çekmesini önelemk için bazi müdehalelerde bulunabilir. Bu müdehaleler forseps, disari çeken vakum ve ya sezaryen olabilir.
FORSEPS VAKUM
Forseps bebegin basini kavrayan kasik biçiminde bebegin inmesi ya da çikamasina yardimci olmak için kullanulan bir alettir.Forseps bebegin kafasinin pelvik kemiklerine sikistigi zaman kullanilir. Forseps genel anestezi altinda, dogum sirasinda yapilmissa peridural anestezi hatta bazi durunmlarda bölgesel anestezi altinda yapilir. Bölgesel anestezi yapildiginda sadece bir yardimci görevini görür çünkü kadin bebegi itmeye devam eder ve sonuçta bebegi çikaran kadindir. Dogumunuz sirasinda forseps kullanilmasi gerekirse kendiniz ve bebeginiz için endiselenmeyin. Vakum bebegin disariya çikmasina yardim eden esnek maddeden yapilmis bir vantuzdur. Bu yöntem forsepsten daha kolay olup uygulama kosullari forsepsinkiyle aynidir.Vakum plaka yapistigi yerde, bebeginizin kafasinda bir iz birakabilir ancak bu 2-3 hafta sonra geçer.
SEZARYEN
Sezaryen dogum odasinda degil ameliyathanede gerçeklestirilen cerrahi bir müdehaledir. Pubisin tüyleri tiras edilir, idrar torbasina cerrah ameliyat sirasinda rahatsiz olmasin diye bir sonda yerlestirilir. Sonra karin derisinin genis bir alani dezenfekte edilir ve ameliyat bölgesinin korunmasi için temiz çarsaflar konur. Bu durumda anne ameliyat için hazir hale gelmistir. Doktor önce deriyi ve sonra karin bosluguna ulasmak için karin çeperinin kaslarini keser. Rahim kesildikten sonra bebek açilan delikten disariya çikartilir. Plasenta hemen arkasindan alinir. Ameliyatin ikinci asamasinda kesilmis olan tüm dokular dikilir. Önce rahim, sonra karin çeperi, ve son olarak da yaklasik bir hafta sonra alinacak olan ip ve agraflarla dikilen deri dikilir. Müdehale toplam 1-1.5 saat sürer. Sezaryan uzun yillar boyunca genel anestezi ile yapilirdi ancak preidural anestezi giderek daha çok uygulanmaya baslanmistir. Uygulamada genel anestezi ancak acil vakalarda yapiliyor çünkü peridural anestezinin etkisi yapildiktan ancak 10-15 dakika sonra etksini gösterebiliyor oysa genel anestezi hemen etkisini gösterir.Acil durumlar disinda peridural anestezinin kullanilmasinin nedeni normal bir dogumda oldugu gibi annenin bebegini dogar dogmaz hemen kucagina almak gibi bir faydasi vardir ve ameliyat sonrasi annenin rahatligini arttirir. Dogumdan 48 saat sonra yara izinde alinmasi gereken ki tüm cerrahlar bunu koyamayabililer, küçük bir arkaç olmasi mümkündür. Bu müdehalenin ertesi gününde ayaga kalkabilirsiniz ve ikinci ve üçüncü günden itibaren artik rahatlikla odanizda gidip gelebilirsiniz. Dördüncü ve besinci gününden itibaren dus alabilirsiniz. Iplikler ve agraflar 5-7. günde alinirlar. Yedinci günden itibaren hastaneden ayrilabilirsiniz. Sezaryen annenin istegi dogrultusunda emzirmeyi engellemez. Cerrahi müdehale pubis tüylerinin altinda sakli ve yanlamasina ve asagida bir kesimle gerçeklestirilebildiginden estetik bir sakincasi da aslinda yoktur. Yaklasik dört hafta sonra sezaryen izlerinden eser kalmaz.
Sezeryan ne zaman uygulanmali?
Sezeryanla doguma neden olan unsurlar pek çoktur. Biz bunlari üç grupta topluyoruz.Dogal yolla dogumun olanaksizligi,
Anne baseninin boyutlarinin yetersizligi,

Bebegin büyük olmasi ya da kötü bir pozisyonda gelisi:
Alin gelisi,
yanlamasina gelis
ve özellikle ilk dogumlarda dikkatli olunmasi gereken kiç gelisi,

Bebegin çikisinda bir engelin olmasi:
Tel doku uru (fibrom) ya da plasenta praevia.
Dogumun devam etmesi halinde bebek için zararli olacak durumun söz konusu olmasiyla dogumun zamanindan önce kesilmesi zorunlulugu,
Bazi seker hastaligi,
Rh es-bagisikligi ya da
kan zehirlenmesi vakalarinda,

Dogumu çabuk bitirme gerekliligi:
Bebegin rahim boyu yeterince genislemiyor ya da bebegin kafasi basene girmiyor durumlarinda.
Annenin ya da bebegin yasamini tehdit eden bir kanama durumunda.
Ceninin özel bir durumu varsa monitoring sayesinde günümüzde daha kolay saptanabiliyor.

Sezaryen gereliligi doktorunuz ve sizin tarafindan önceden öngörülmüsse dogumun teorik tarihinden on gün önce “programlanir”. Dogum aninda karar verildiyse anne peridural anestezi altindaysa baska bir anestezi gerekmez. Günümüzde giderek daha fazla oranda ki bu dogumlarin %10-15′ini kapsiyor sezeryan uygulamalari.

Sezeryandan sonra neler olabilir?
Rahimde sezeryandan sonra bir izin kalmis olmasi bir sonraki dogumda sezeryan tehlikesini arttirir. Dogum sirasinda bu rahimdeki izin anneye ve bebege zarar vermesinden endise duyulabilir. Ancak hersey normal ve kabul edilebilir oldugu bir durumda ilk dogumunu sezeryanla yapmis olan annenin ikinci dogumunu normal yöntemle yapmasina izin verilebilir.

YAPAY KURTULUS RAHMIN YENIDEN GÖZDEN GEÇIRILMESI
Normal dogumlarda rahim kasilamalari sayesinde plasentanin tek basina dogal olarak çiktigi gözlenir. Rahim kasilmalarinin olmamasi, plesantanin kötü yapismasi gibi sebeplerden dolayi plasentanin çikmadigi durumlarda ki bu durumda kanama tehlikesi sözkonusudur, doktor plasentayi yapay olarak çikarmak için rahme elini sokar. Böyle bir müdehalede genel ya da peridural anestezi altinda uygulanir.

Kaynak: “Bir Çocuk Bekliyorum”, Pernoud Laurence, Çeviri: Gülcan Tuvana Dogumdan sonra ve kurtulustan sonra kanama devam ediyorsa ki bunun nedeni rahim içinde kalan bir plasenta parçasi olabilir doktor durumu kontrol etmek için yapay kurtulusla ayni operasyonu yapar

eXTReMe Tracker