Archivi per ‘Emzirme’

Emzirmenin Püf Noktaları

category Emzirme admin 31 Mart 2008

Emzirmenin Püf Noktaları
 DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve UNICEF bebeklerin yaşamının ilk 4 ayında, mümkünse 6 ayında , su dahi almaksızın anne sütü ile beslenmesini önermektedir.Bebeğin tüm biyolojik gereksinimleri için en iyi ve eksiksiz besin ANNE SÜTÜDÜR. Bebeğin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan korunmasını sağlar.
 
 Emzirme bebeğinizle sizin aranızda sağladığı yakın temas nedeniyle özel bir bağ oluşmasına neden olur.
 
 Bebeğiniz doğduktan sonra ılk yarım saat içinde sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden mutlaka emzirmelisiniz.İlk 48 saat içinde sık emzirmek sütün yeterliliği açısından önem taşır.Çünkü sık emmeye bağlı olarak süt salgısında artış olacaktır.Bu nedenle sütünüz henüz gelmemiş bile olsa sık emzirmeye devam ediniz.
 
 Kolostrum adı verilen ilk süt protein bakımından oldukça zengindir ve içinde bebeği bulaşıcı hastalıklardan koruyacak bol miktarda antikor taşımaktadır.Kıvamı koyu ve sarımsı bir rengi olan kolostrum sonraki birkaç gün içinde normal anne sütüne dönüşecektir.
 
 Kolostrum sıvısı hamileliğinizin yedinci ayından sonra sağılabilir.Bu aylarda duş altında memenin ayla kısmına (meme başı etrafında bulunan koyu renkli kısım) baş ve işaret parmaklarıyla yapılacak kısa masajlar süt kanallarının açılmasına yardımcı olabilir.
 
 Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi yıkayın.Yeni kaynatılmış ılık suya batırdığınız pamukla meme başlarınızı silin.Bebeğinizi mümkün olduğu kadar dik bir pozisyonda kucağınıza alın.Meme başınızı bebeğin yanağına değdirerek onun içgüdüsel olarak memenize yönelmesini sağlayın.Bebeğinizin meme başını çevresindeki koyu renkli kısımla (ayla) birlikte ağzına almasını sağlayın.Böylece bebek bu kısma dudaklarıyla bastırdıkça meme başından süt gelir.Sadece meme ucunu emerse yeterli süt alamayacaktır.
 
 Gaz sancılarını engellemek için hava yutmasını en aza indirmek gerekir.Bunun için emzirirken bebeğinizi mümkün olduğu kadar yere dik tutmaya çalışın.Gazını çıkarmak için başını omzunuza dayayıp yine dik bir pozisyonda sırtına hafif hafif vurmanız yeterli olacaktır.Bebeğiniz yuttuğu hava ile birlikte bir kısım sütü geri çıkartabilir.Bu nedenle omzunuza önceden temiz bir peçete yada mendil koymalısınız. Bu işlem 15-20 dakika sürmelidir.
 
 Anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğe ilk üç ayda ayrıca su vermeye gerek yoktur. Ancak kemik ve diş gelişimi için beslenmeye D vitamini eklenmelidir.
 
 Bebeğinizi yan yatırmaya özen gösterin.Bu bebeğinizin çıkaracağı süt veya tükürük salgısının nefes borusuna kaçmasını engelleyecektir.
 
 Bebeğinizi her ağlayışında ve istediğinde emzirmelisiniz. Bu bebeğinizin hem beslenmesini hem de psikolojik olarak doyuma ulaşmasını sağlayacaktır.
 
 Süt üretiminin uyarılabilmesi için özellikle başlangıçta bebeğinizin her öğünde her iki memeden de emmesi gerekir.Bir sonraki emzirme öğününde son emzirmede bıraktığınız meme ile başlayın.İlk günlerde emzirme süresi her göğüs için 3-5 dakika olabilir.Bebeğin emme gücünün artmasıyla birlikte bu süre 10-15 dakikaya uzayacaktır.15 dakika bir göğüs, 15 dakika diğer göğüs şeklinde 30 dakikalık bir emzirme yeterli beslenmeyi sağlar.
 
 Bebeğiniz emzirme sırasında genellikle uyuya kalır. Göğüs değiştirme sırasında hafif uyarılarla uyandırılarak diğer göğsü de emmesi sağlanabilir.
 
 Göğüs temizliği ve bakımı için kaynatılmış ılık suyla ıslatılmış pamukla silmek yeterli olacaktır.Emzirmeden sonra meme başlarınızı dikkatle kurulayın ve sutyeninizin içine temiz bir bez yada göğüs pedi koyarak kuru kalmalarını sağlayın.Sızan sütle nemlenir nemlenmez bezi değiştirin.Emzirmenin sonunda göğüs ucu sıkılarak çıkan sütün meme başı veya etrafına sürülerek bırakılması göğsün yumuşak kalmasına yardımcı olur.
 
 Hamilelik döneminde olduğu gibi emzirme döneminde de doktorunuza danışmadan ilaç kullanmamaya özen gösterin.

Emzirmenin Anneye Faydaları

category Emzirme admin 30 Mart 2008
Emzirmenin Anneye Faydaları
 1.Memeler emzirme görevini yerine getirmek için yaratılmışlardır!
 Doğada gereksiz yere yaratılmış hiçbir şey yoktur. Memeler de, memeli türlerinin yavrularını beslemeleri için yaratılmışlardır.
 
 2.Emzirme anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir.
 Emzirme annede oksitosin adı verilen hormonun salgılanmasını sağlar. Oksitosin, uterus kasılmaları ve süt salgısının sağlanması dışında, annelik içgüdüsel davranışlarını yönlendirmeyle de ilgili bulunmuştur.
 
 3.Emziren annelerin kendilerine güvenleri ve annelikten aldıkları haz daha fazladır.
 Her geçen gün ve her geçen ay giderek gelişen ve büyüyen bir bebeği görmek ve bunun kendi verdiği süt sayesinde olduğunu bilmenin verdiği haz bir anne için benzersiz bir duygu olsa gerek…
 
 4.Anne sütü hemen kullanıma hazırdır.
 Başka bir şey söylemeye gerek yok…
 
 5.Emzirme annenin uterusunun eski haline dönmesini hızlandırır.
 Uterus gebelik esnasında kitlesel olarak yaklaşık 20 kat büyür. Emzirme esnasında salgılanan oksitosin hormonunun yardımıyla uterus gebelik öncesi büyüklüğüne (her ne kadar doğurmuş bir kadında uterus hiçbir zaman orijinal büyüklüğüne geri dönmese de) daha kolay ulaşır. Emzirmeyen kadınlarda uterus emziren kadınlara göre orijinal boyutlarına daha zor geri döner.
 
 6.Emziren annelerin doğum sonrası kanama riski önemli ölçüde azalır.
 Emzirme esnasında salgılanan oksitosin hormonu uterusun etkili bir şekilde kasılmasını sağlar. Kasılmalar doğum sonrasında uterus içinde açıkta kalan kan damarlarının uçlarının büzülmesini sağlar. Böylece kasılmalar ne kadar etkili olursa doğum sonrası kanama da o ölçüde azalır. Doğum sonrası emzirmeyen annelerde kanamayı azaltmak için sentetik oksitosin veya uterusu kasılmaya sevkeden diğer bazı ilaçları kullanmak gerekebilir.
 
 7.Emziren anneler doğum sonrası daha kolay kilo verirler.
 Emzirme eylemi annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori artırır. Bebeklerini tümüyle ya da kısmen emzirmeyle besleyen annelerin doğum sonrası birinci ayda kalça çevresi ölçümleri emzirmeyen annelere göre belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur.
 
 8.Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir.
 Eğer bebeğinize ek gıda vermiyorsanız ve adet görmüyorsanız emzirmenin gebelikten koruyucu özelliği doğum sonrası ilk dört ayda oldukça yüksektir. Ancak ilk dört aydan sonra adet görmeseniz ve bebeğinizi emzirmeye devam etseniz bile mutlaka bir koruma yöntemi kullanmalısınız. Özellikle gece emzirme alışkanlığı olan kadınlarda doğum sonrası ilk adet gecikebilir.
 
 9.Anne sütü bedavadır, mamalar pahalıdır.
 

 10.Mama kullanımı ülke bütçesine de ciddi bir yük getirmektedir.
 

 11.Emzirmek biberonla beslemekten daha kolaydır.
 İlk başta biraz zorlanılmasına karşın, yeterli bilgi ve emzirmenin zamanla getirdiği tecrübe sayesinde emzirmenin aslında çok kolay bir işlem olduğunu anlayacaksınız. Yapmanız gereken tek şey minik bebeğinizi kucağınıza almak, göğsünüzü açmak ve emzirmeye başlamak. Biberon, mama ve diğer ekipmanlarla uğraşmayacaksınız. Isıtma, karıştırma, dondurma vs. yok.
 
 12.Emzirmek anne için doğal bir sakinleştiricidir.
 Gerçekten de emzirmek, hem sakinleştirici hem de uykuya dalmayı kolaylaştırıcı etkiler yaratır. Annelerin bebeklerini emzirirlerken uykuya dalarak bebeklerini düşürmemeye dikkat etmeleri önemlidir. Yatarken emzirmek bazı anneler için faydalı olabilir.
 
 13.Emziren anneler hem zamandan hem de çocuk doktoru parasından anlamlı bir şekilde tasarruf ederler.
 

 14.Emzirmek doğa dostudur.
 Plastik kutular, teneke kutular, tek kullanımlık biberonlar, plastik meme uçları, silikon. Bunlar geri dönüşümsüz maddelerdir.
 
 15.Emziren annelerin ve eşlerinin uykuya ayıracak daha çok zamanları vardır.
 
Biberon hazırlama ve ısıtma işlemi yok… Mama ile beslemeye bağlı ortaya çıkan sorunlar yok…
 
 16.Emziren annenin biberon, kutu, şişe, sterilizasyonu için gerekli ekipman, ölçek vs. satın alma ve bunlarla uğraşma derdi yoktur.
 

 17.Emziren annenin hangi markanın daha iyi olduğuyla uğraşma derdi yoktur.
 Anne sütü hiçbir zaman birebir taklit edilemez. Bu yüzden emzirmeyen anneler hangi mamanın bebekleri için daha iyi olduğu konusunda oraya buraya koşuştururlarken, emzirmeyi seçen anneler bebeklerinin en iyi “mamayla” beslendiklerinden emindirler.
 
 18. Emziren annenin “temiz su” bulma endişesi yoktur.
 Kaynağı belli olmayan sularda kurşun ve alüminyum gibi bebeğinizin sağlığına olumsuz etki edecek maddeler bulunabilir. Bu maddeler kullandığınız suda çok düşük miktarlarda bulunsalar da mamaya karıştırmadan önce sterilizasyonu için suyu kaynatma işlemine tabi tuttuğunuzda konsantre hale gelebilirler.
 
 19. Emziren annelerde demir eksikliği anemisi ortaya çıkma riski azalır.
 Emziren annelerde doğum sonrası kanama miktarı daha az olduğundan ve emzirmeye devam ettikleri sürece adet görme olasılıkları daha düşük olduğundan bu anneler, doğumda kaybettikleri demir depolarını daha kısa zamanda tekrar oluştururlar.
 
 20. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF annelere emzirmelerini önermektedir.
 ”Anne sütü bebeklerin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için en iyi besindir. Hem anne hem de bebeğin fiziksel ve ruhsal gelişimi açısından vazgeçilmezdir. Anne sütünün enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliği oldukça güçlüdür ve emzirme anne için doğal bir doğum kontrol yöntemidir”
 
 21. Emziren annelerin meme kanserine yakalanma riski nispeten daha düşüktür.
 
 22. Emzirme diabetik (şeker hastası) annenin günlük insülin ihtiyacını azaltır.
 
 23. Emziren annelerde endometriozis hastalığının ilerleme hızı daha düşüktür.
 

 24. Emzirmek annenin ileride yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltır.

 

Anne Sütünü Arttırmanın Yolları

category Emzirme admin 30 Mart 2008
Anne Sütünü Arttırmanın Yolları
 

Anne sütünün üstünlüğü tartışılmaz.

İlk 4-6 ayda anne sütü, bebek için gerekli tüm besinleri içerir ve beraberinde başkaca bir gıda verilmesi gereksizdir. Emzirme, anne ile bebek arasındaki ilişki kalitesinin en yüksek seviyede olmasını sağlayan psiko-sosyal ortamı yaratır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha seyrek görülür. Ayrıca anne açısından bakıldığında ise, annede meme ve yumurtalık kanseri gelişme olasılığını azalttığı saptanmıştır.

Bebeğinizin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan en iyi şekilde korunmasını istiyorsanız; bebeğinize mutlaka anne sütü vermelisiniz, yani doğal beslenmeden uzaklaşmamalısınız. Ayrıca her annenin kendi sütü bebeğinin erken, zamanında veya geç olarak doğmuş olmasına bağlı olarak içeriği değişmekte; sonuçta: her annenin sütü özellikle kendi çocuğunun en ideal besin kaynağı olmakta ve başkaca hiç bir besin onun yerini dolduramamaktadır. Ancak annelerin büyük bir çoğunluğu, önemli bir yanılgıya düşmektedirler, bunun en büyük sebebinin annelerin bebeklerine karşı duydukları aşırı sevgi ve koruma isteğine bağlı olmasına karşın, sonuçta bebeklerine istemeden çok büyük bir zarar vermektedirler. Bu yanılgı, bebeğin doymadığı kanısıyla ek gıdalara başlanmasıdır. Unutulmamalıdır ki; ağlamanın tek sebebi acıkmak değildir, bunun birçok sebebi olabilir. Örneğin; bebek daha çok kucaklanmak sevilmek isteyebilir, bazı bebekler memeyi sırf keyif için emmek isterler veya bebeğin bir rahatsızlığı olabilir (gaz sancısı, ateş vs.). Bebeğinize kendi sütünüzün yetmediğine lütfen tek başınıza karar vermeyiniz, bu karar için aile büyüklerinizle ve en önemlisi bebeğinizin doktoru ile görüşmelisiniz.

Sütünüzün Yeterince Gelmesi İçin Azami Dikkat Göstermeniz Gereken Konular

  • Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak, ayrıca emzirme eğitimi ile birlikte meme başının süt vermeye hazır hale getirilmesi için gerekli egzersizleri öğrenmek ve uygulamak için doğumdan önce mutlaka bir çocuk hekimine gitmelisiniz.

  • Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden, bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.

  • Doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yeni doğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi, göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

  • Emzirmeden önce veya sonra ticari mama, inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi, bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdaları, bebek 4-6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.

  • Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır, bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.

  • Geceleri emmek isteyen bebeği annenin emzirmesi çok önemlidir. Bu durum hem bebeğin psikolojik dengesinin sarsılmaması hem de annenin süt veriminin artması açısından son derece önemlidir. Geceleri emzirmenin anne açısından güçlüğü ve nahoş durumu nedeniyle babanın ve aile büyüklerinin bu konuda anneye yardımcı ve destek olması çok yararlı olacaktır. Zaten bu nahoş durum 2. ayın sonuna doğru yavaş yavaş ortadan kalkacak ve geceleri emme ihtiyacı azalacaktır. Ancak bu konuda bazen aileler büyük bir yanlışlık yapmaktadırlar. Geceleri emzirmek yerine biberon ile beslemektedirler. Böylece hem annenin süt verimi azalmakta, hem çocuğa mikrop kaynağı olabilecek doğal olmayan beslenme yapılmakta, hem de bebek en yararlı olan anne sütünden mahrum bırakılmaktadır.

  • Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne, günde en az iki litre sıvı, en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir. Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir. Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir. Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan ( pekmez, bal, reçel gibi…) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.

  • Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi, huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.

  • Her emzirmede, bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.

  • Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.


 

Anne Sütü Doğal İlaçtır

category Emzirme admin 30 Mart 2008

Anne Sütü Doğal İlaçtır
 

Yapılan araştırmalarla bebekler için en ideal besinin anne sütü olduğu kanıtlanınca, dünya çapında “anne sütünün özendirilmesi” çabaları da başladı. Kısa adı WABA olan Dünya Emzirme Hareketi Birliği 1992 yılında, 1 Ağustos gününü “Dünya Emzirme Günü” ilan etti.

Türkiye’de de bebeklerin ilk ay sadece anne sütü ile beslenmesi için yoğun çabalar gösterilmesine rağmen, yanlış inanç ve bilgiler istenilen sonuçların alınmasına engel oluyor. Tüm yeni doğan bebeklerin yüzde 95′İ emzirilirken, dördüncü ayda sadece anne sütü alanların oranı sadece yüzde 5′e kadar düşüyor. Uzmanlar, anne sütüyle beslenen bebeklerin ishal, zatürree, orta kulak iltihabı, alerjik hastalıklar, daha ileri yaşta ortaya çıkan lösemi, lenfoma gibi habis hastalıklar, MS, diş yapısı bozuklukları ve bazı ruhsal hastalıkların daha az görüldüğünü belirtiyor. Ayrıca anne sütüyle beslenenlerin okul başarılarının daha yüksek olduğu da biliniyor. Ayrıca anne sütü sağlıklı ve ekonomiktir.

ANNELERE ON ALTIN TAVSİYE

  • Bebeklere ilk 4 hafta emzik ve biberon vermeyin. Bunların emilmesi, bebeğin memeyi tutmasını bozuyor. Başka gıdalara da verildiğinde küçük midesi olan bebek hemen doyuyor ve anne memesini emmiyor. Sonuçta, süt yapılması için anneye uyarı gitmiyor.

  • Anne ister normal ister sezaryenle doğum yapsın hemen bebeğini emzirmelidir.

  • Anne sütüyle beslenen bebeğin ilk 6 ay, D vitamini ve flor dışında hiçbir ek sıvıya ihtiyacı yoktur.

  • Süt veren annenin salgısı bebeğin memeyi bulmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle memenin karbonatlı sularla temizlenmesi önerilmiyor. Ellerin sık, memenin ise günde bir kez yıkanması yeterlidir.

  • Emziren annenin tahin, pekmez, hoşaf gibi tatlı gıdalar almasına gerek yoktur. Bunların süt üretimi üzerinde hiçbir etkisi yoktur ancak bol su içilebilir.

  • Emziren annenin sigara içmemesi ve iyi dinlenmesi gerekiyor.

  • Beslenme sıklığı bebekten bebeğe değişir. Bebek her istediğinde emzirilmelidir.

  • Bebekler ilk aylarda gaz sancısı çekerler. Bu dönemde ağladıkları için anneler verdikleri sütün yetmeyeceğini düşünerek ek gıdalara başlama hatası yapar. Eğer bebek ayda 500 gram alıyorsa ek gıdaya gerek yoktur. Zaten anneler iki bebeğe yetecek kadar süt üretebilirler.

  •  Anne sütü, oda ortamında 6 saat, buzdolabı rafında 24 saat, derin dondurucuda 6 ay saklanabilir.

  • Hiçbir mama formülü anne sütünün yerini tutamaz. Bu biçimdeki iddialara ihtiyatla yaklaşın.


Bebeğinizi Neden Emzirmelisiniz?

category Emzirme admin 29 Mart 2008
Bebeğinizi Neden Emzirmelisiniz?
 1.Dünya Hekimleri, WHO ve UNICEF emzirmeyi öneriyor
 Anne sütü ister prematüre, ister hasta doğmuş olsun, tüm yeni doğanlarda tercih edilmesi gereken beslenme şeklidir. Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi’ne göre emzirme en az 12 ay devem etmelidir, bu süreden sonra eğer istenirse devam edilebilir
 
 2. Emzirme anne ile bebek arasında güçlü bir bağ sağlar
 Emzirme ile anne vücudundan oksitosin isimli hormon salgılanır. Bu hormon hem sütün memelerden dışarı atılmasından sorumludur hem de doğum sonrası rahimin toparlanmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda annelik güdüsünün gelişmesine yardımcı olur ve anne ile bebek arasında güçlü bir bağ gelişmesini sağlar.
 
 3. Emzirme bebeğin duygusal gereksinimlerini karşılar
 Tüm bebekler kucaklanmayı ister. Çalışmalar kucakta tutulmayan prematür bebeklerde ölüm riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Bir bebek için, kaç aylık olursa olsun emzirme esnasındaki pozisyonundan daha rahat bir duruş şekli yoktur. Bu bebeğin ruhsal gelişimi için son derece önemlidir.
 
 4. Anne sütü bebek için mükemmel bir besin maddesidir.
 Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin maddesi anne sütünün bebeğe sağladığı yararları sağlayamaz.
 
 5. Emzirmemek annede meme kanseri riskini azaltır.
 Yapılan çalışmalarda emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı saptanmıştır. En az 24 ay emzirenlerde bu azalma %25 olmaktadır. Emzirmeye genç yaşlarda başlayanlarda bu azalma daha fazla olmaktadır.
 
 6. Mama ile beslenme kız bebeklerin ileride meme kanseri olma riskini arttırmaktadır.
 Bebekliklerinde anne sütü yerine mama ile beslenen kız çocukların ileriki yaşamlarında meme kanserine yakalanma riski anne sütü alanlara göre %25 artmaktadır.
 
 7. Mama ile beslenme daha düşük zeka düzeyi ile bağlantılıdır..
 Yapılan araştırmalarda bebekliklerinde anne sütü ile beslenen gençlerin mama ile beslenenlere göre zeka düzeylerinin daha yüksek olduğu ve okulda daha çok başarı gösterdikleri saptanmıştır.
 
 8. Anne sütü her zaman hazırdır ve mamadan daha güzel bir pakette sunulmaktadır :))
 

 9. Anne sütü mekonyumun atılmasını kolaylaştırır.
 Bebekler barsaklarında mekonyum adı verilen koyu kıvamlı yapışkan bir madde ile doğarlar. Anne sütü mekonyumun barsaklardan atılmasını kolaylaştırır.
 
 10. Anne sütü bağışıklık ile ilgili maddeler içerir ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır.
 Mamaların bu tür bir etkisi yoktur.
 
 11. Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır.
 Bebekler annelerinin sütünü diğer memeli hayvanların sütüne göre daha rahat sindirebilirler. Bunun muhtemel nedeni anne sütünün içerdiği türe özgü bir enzimdir. İnek sütünde daha fazla protein olmasına karşın sindirimi daha zordur ve bebekler bütün bu proteinleri kullanamazlar.
 
 12. Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır.
 Emzirmeyen annelerin rahimleri doğum öncesindeki boyutlarına asla dönemez. Her zaman eskisinden biraz daha büyük kalır.
 
 13. Emzirme doğum sonrası kanamaları azaltır
 Emzirme ile salgılanan oksitosin hormonu rahimin kasılmasını sağlarken açık olan kan damarlarının da kapanmasına yardımcı olur ve bu sayede doğum sonrası kanamalar azalır.
 
 14. Emzirme sayesinde annenin doğum sonrası kilo vermesi kolaylaşır.
 Emziren anneler günde 500 kalori fazladan harcarlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştıran bir etkendir.
 
 15. Pre-term süt özellikle erken doğan bebekler için tasarlanmıştır.
 Zamanından önce doğum yapan annelerin sütü, miadında doğum yapanlardan daha farklıdır. Bu dönemde süt ağız adı da verilen ilk süte yani klostruma benzer ve erken doğan bebeğin sağlığı için gereklidir.
 
 16. Emzirme Crohn hastalığına karşı koruma sağlar
 Emzirme ciddi bir barsak hastalığı olan Crohn’a karşı koruyucudur.
 
 17. Mama ile beslenen bebeklerde tip 1 diabet riski artar.
 Yapılan çalışmalarda çocukluk döneminde fazla miktarda inek sütü içen kişilerde bu süte karşı antikorların yüksek olduğu ve bu durumun da insülüne bağımlı diabet riskini arttırdığı bulunmuştur.
 
 18. Emzirme endometriozis gelişimini stabilize eder.
 

 19. Emzirmeme annede yumurtalık kanseri riskini azaltır.
 Araştırmalar emziren annelerin ileriki yaşamlarında over kanserine yakalanma riskinin emzirmeyenlere göre daha düşük olduğunu göstermektedir.
 
 20. Mama bebekte alerji gelişme ihtimalini arttırır..
 Mama ile beslenen bebekler anne sütü ile beslenenlere göre daha yüksek oranda alerjik bünyeye sahiptirler.
 
 21. Anne sütü bebekte astım hastalığı riskini azaltır
 

 22. Anne sütü bebekte kulak enfeksiyonları sıklığını azaltır
 

 23. Mama ani bebek ölümü sendromu riskini arttırabilir.
 Hiçbir sebep olmadan bebeklerin aniden ölümü ani bebek ölümü sendromu olarak adlandırılır. Mama ile beslenen bebeklerde bu risk daha yüksek bulunmuştur.
 
 24. Anne sütü bebeği ishale karşı korur
 
 25. Anne sütü bebeği bakteriyel menenjite karşı korur
 
 26. Anne sütü bebeği solunum sistemi enfeksiyonlarına karşı korur
 
 27. Anne sütü bebeği bazı lenfoma türlerine karşı korur
 
 28. Anne sütü bebeği juvenil eklem romatizmasına karşı korur
 

 29. Anne sütü bebeği bazı görme kusurlarına karşı korur
 Bangladeş de yapılan bir çalışmada emzirmenin, hem kırsal hem de kentsel alanda yaşayan popülasyonda gece körlüğüne karşı koruyucu bir faktör olduğu saptanmıştır. Bebeğin yaşantısının ilk 24 ayında en önemli A vitamini kaynağı annesinin sütüdür.
 
 30. Emzirme annede ileride kemik erimesi ihtimalini azaltır.
 Bulgular emzirmeyen kadınlarda kemik erimesinin 4 kat fazla görüldüğünü ortaya koymuştur.
 
 31. Mama ile beslenen bebekler ileriki yaşantılarında şişmanlık açısından daha fazla risk altındadır.
 

 32. İnek sütü barsaklar açısından irritan bir faktördür.
 

 33. Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır.
 Anne sütü ile beslenen bebeklerde, aşılardan sonra görülen bağışıklık cevabının daha güçlü olduğu saptanmıştır.
 
 34. Emzirme doğal bir gebelikten korunma yöntemidir.
 Uygun şekilde yapılan bir emzirme gebelikten korunmayı sağlar
 
 35. Emzirmek mama hazırlamaktan daha kolaydır.
 

 36. Anne sütü bedavadır
 

 37. Anne sütü her zaman uygun sıcaklıktadır.
 

 38. Anne sütü her zaman uygun konsantrasyonda besin maddesi içerir.
 

 39. Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir.
 Anne sütünün içerdiği bazı kimyasal maddeler bebeğin daha kolay uykuya dalmasına yardımcı olur. Sinirli bebekler daha kolay sakinleşir.
 
 40. Anne sütü ile beslenen bebekler daha az doktora gider.
 Anne sütü ile beslenen bebekler genel olarak daha sağlıklı oldukları için daha az doktora gitme gereksinimi görülür.
 
 41. Anne sütü çevre ile barışıktır.
 Emzirme, şişe, kutu, paket gibi atık maddeler içermediğinden çevre ile dosttur.
 
 42. Anne sütü ağrı kesicidir.
 Anne sütü içerisinde bulunan endorfinler bebek için doğal bir ağrı kesici vazifesi görür.
 
 43. Anne sütü her zaman temizdir
 

 44. Emzirme bebeğin diş sağlığı için yararlıdır.
 Memeden emmek, biberondan emmeye göre bebeğin diş ve çene gelişimi için daha uygundur. Memeden emerken biberona göre 60 kat fazla enerji harcayan bebeğin çene kasları daha kuvvetli olur. Düzgün gelişen bir çenede çıkan dişler daha düzgün ve sağlıklı olur.
 
 45. Anne sütü alan bebeklerde reflü daha az görülür
 Emziren annelerin bebeklerinde mide içeriğinin yemek borusuna kaçması daha kısa süreli ve daha az olur.
 
 46. Anne sütü sentetik hormonlar içermez.
 

 47. Anne sütü daha iyi sosyal gelişim sağlar
 Anne sütü ile beslenen bebeklerin psikomotor ve sosyal gelişlimi mama ile beslenenlere göre belirgin derecede daha iyidir.
 
 48. Emzirme annenin kendine olan saygısını güçlendirir.
 

 49. Anne sütü alan bebekler mükemmel kokar
 
 50. Memeler bu iş için yaratılmıştır !
 
 Her açıdan sağlıklı bir anne olmak ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için emzirin.

Anne Sütü Nasıl Oluşur?

category Emzirme admin 29 Mart 2008

Anne Sütü Nasıl Oluşur?
 Anne sütü göğüsteki özel hücreler tarafından yapılır. Süt bu hücrelerden kanallar vasıtasıyla inerek göğüs ucundaki deliklerden bebeğinize ulaşır. Bebeğiniz doğduktan sonra vücudunuzun süt yapmaya devam etmesi için iki önemli şey olmalıdır. Birincisi, göğüs ucunun uyarılması, sinirler vasıtasıyla vücudunuza daha fazla süt yapma mesajını iletir. Bebeğinizin uygun pozisyonda göğsünüzü emmesiyle, ya da sütünüzü sağmanızla gerçekleşir. Sürekli süt yapmanın ikinci anahtarı, sütün göğüslerden sık ve tamamen boşaltılmasıdır. Ne kadar fazla süt çıkarırsanız o kadar fazla süt yaparsınız.
 
 İlk Süt … Ağız sütü ( kolostrum ), göğüslerden gelen ilk sütün ismidir. Göğüsler hamileliğin 16.haftasında koyu, yapışkan, sarımsı beyaz bir madde olan ağız sütünü yapmaya başlar. Ağız sütünün miktarı az olduğundan ilk kez anne olanlar bebekleri için sütü olmadığını düşünür. Az miktarda olan ağız sütü boşa gider. Ağız sütü yeni doğan yeni doğan bebeğiniz için ideal bir besindir. Bunun bazı sebepleri vardır. Birincisi, yaşamın ilk aylarında bebeğinizin hastalıklara karşı korunmasına yardımcı olacak bol miktarda antikor içerir. İkincisi, oldukça konsantre bir besin kaynağı olup yüksek oranda protein ve mineral içerir. Az miktarda ağız sütü, aynı anda ve belirli bir ritimle emme, yutma ve nefes alma yeteneğini kazanması için pratik yapmasını da kolaylaştırır. Bebeğiniz ritmi yakaladığında sütünüz de iştahıyla orantılı olarak artar.
 
 İlk birkaç haftada sütünüzün görünümü, miktarı değişir. Örneğin; olgun süt ağız sütünden daha ince görünür, fakat gerçekte kalori değeri daha yüksektir. İlk birkaç günlük emzirmeden sonra süt yapımının ve göğüslere kan akışının artmasından dolayı göğüsleriniz şişer. ( daha büyük, daha olgun ve biraz hassas ). Bu olgunluk birkaç gün sürebilir ve bebeğin göğüs ucunu gerektiği gibi yakalamasını engelleyebilir. Bir çok anne göğüsleri iyi saran ve destekleyici sutyen giydiğinde kendini daha rahat hisseder.
 
 Ilık suyla duş yapmak göğüslerinizin temizliği için yeterlidir. Göğüslerinize sabun sürmekten kaçının; cildinizi kurutabilir ve doğal yumuşatıcıları yok edebilir. Göğüs uçları düz veya ters dönük olan kadınların sutyenlerinin içinde göğüs koruyucusu kullanması. Göğüs koruyucuları, göğüs ucu için ortasında delik bulunan çanak şeklinde özel tasarımlı sert plastikten yapılır. Bebeğin göğüs ucunu daha kolay yakalayabilmesi amacıyla göğüs ucunun dışarı çekilmesi için sabit ve hafif bir basınç uygular. Göğüs koruyucuları eczanelerde ve tıbbi malzeme satan dükkanlardan temin edebilirsiniz

Anne Sütü

category Emzirme admin 29 Mart 2008

Anne Sütü
 

Her bebek için en ideal besin kendi annesinin sütüdür.Yaşamın ilk 4 ayı başka ek bir gıdaya gerek yoktur. Anne sütü alan bebeğe D vitamininden başka bir şey verilmez.
 

  • Annenin ilk sütü (ağız:kolostrum) bebeğin ilk aşısıdır..Süregelen adetlerin aksine İLK SÜT HER BEBE?E MUTLAKA VERİLMELİDİR… Anne sütü bebeği, ishal, grip, idrar yolları iltihabı ve barsak parazitlerinden korur…

  • Normal doğum yapan her annede, doğumdan hemen sonra bebeğin çıplak olarak annenin memeleri üzerine yatırılması, anne-bebek ilişkisinin hemen başlamasına, bebeğin huzurlu olmasına, emme başlayınca sütün daha erken ve bol gelmesine neden olur…

  • Sezaryenle doğumla, anestezinin etkisinin devamı ve annenin ağrılı olması gibi nedenler, sütün gelmesini bir süre geciktirirse de bebeği en kısa zaman içinde annesine verip emzirmeye başlatılmalıdır…

  • Doğumdan sonra bebeğin anne ile aynı odada kalması emmesini kolaylaştırır…

Bebeğin, meme ucunu emmeye başlaması ile hipofiz bezinden süt yapımını sağlayan prolaktin adlı hormon salgılanır. Bebek ne kadar fazla emerse, bu hormonun etkisi ile bir sonraki emzirmede o kadar fazla süt yapılmış olur.. Annenin yemesi, içmesi, dinlenmesi dahil HİÇBİR ?EY SÜT YAPIMINI BEBE?İN MEMEYİ EMMESİ KADAR ARTTIRAMAZ.

Annenin bebeğini görmesi, onunla birlikte olması, dokunması, sesini duyması sütün salınmasını sağlarken, bebeğinden ayrı kalmak, ağrı, endişe, sütün yetmediğini düşünmek gibi olumsuzluklar sütün akmasını engeller..

Anne sütünün bebeğe yetip yetmediğini anlamanın tek yolu, bebeğin kilo takibidir. Duygusal yaklaşımlarla bebeğin doymadığına kanaat getirerek ek besinlere erken geçmek, beraberinde birçok sorunu da birlikte getirecektir….

Emzirme bebek her istedikçe, gece ve gündüz sık aralıklarla yapılmalıdır…Özellikle gece emzirmeleri bebeğin beslenmesi ve bununla birlikte gelişmesi için önemlidir..Yaşamın özellikle ilk iki ayında gece emzirmelerine önem verilmelidir…

Emzirmeden önce ve sonra meme temizliği çok önemlidir.. Kaynamış soğutulmuş su ile ıslatılan gazlı bezle memeler her seferinde iyice temizlenmelidir.. Gözlemlerimizin çoğunda annelerin, gece emzirmelerinde temizlik konusunda erindikleri saptanmıştır.. Sonuçta anne memelerinde çatlama ve yaralar oluşmakta, anne çektiği acıdan dolayı emzirememekte, göğüsler sütle dolup gerilmekte ve çatlak ve yaraların acısına gerilme ağrıları da eklenmektedir…Anne sütüne kavuşamayan bebek ise aç kalmaktadır..

Temizliğe dikkat edilmemesi sonucu bebeklerin ağzında başlayan pamukçuklarda (moniliasis) bebeğin emerken acı duymasına neden olmakta ve huzursuzluğu artmaktadır… Her emzirmede, memeden sona doğru gelen sütte yağ miktarı artar ve bu, bebekte doygunluk hissi yaratır ve bebek memeyi bırakır..Bu nedenle her emzirmede yalnızca bir meme verilmeli ve o meme tamamen boşalmadan diğerine geçmemelidir…

Bebek emme sırasında memenin başı ile birlikte koyu kahverengi kısmını ağzına almalıdır… Emmeye hazırlanan bebek, meme ucunu tutarken saldırır gibidir.. Memeyi kavradığı an, hızla emmeye başlar ve doygunluk hissi ile memeden ayrılır…

Yeni doğan döneminde hemen her bebekte gördüğümüz sarılıkların bir kısmı anne sütüne bağlıdır.. Anne sütünün 1-2 gün kadar kesilmesinin sarılığı azalttığı görülmüşse de, anne sütünün kesildiği dönemlerde bebeğin başka besinlerle beslenmesi, anne sütünün koruyucu etkilerinin olması ve anne sütü sarılığının hemen hiçbir zaman tehlikeli düzeylere çıkmaması göz önüne alınarak SARILIK DURUMLARINDA ANNE SÜTÜNÜN KESİLMESİ ÖNERİLMEMEKTEDİR… İNEK SÜTÜ ANNE SÜTÜNÜN SEÇENE?İ DE?İLDİR !

Süt çocukluğunda en önemli alerjik besin inek sütüdür ve yakınmalar genellikle ilk 2-3 ayda görülür… Çoğunda kusma, ishal ve karın ağrısı vardır.. Genellikle inek sütü ile beslenenlerin barsaklarında mikro kanamalar oluşur ve bu da demir eksikliğine neden olur… Ani bebek ölümleri, diş çürümeleri, orta kulak iltihabı, büyüme ve gelişme problemleri inek sütü ile beslenenlerde sık karşılaşılan hastalıklardır.


eXTReMe Tracker