Archivi per ‘Doğum’

Cinsel Organlar ve İdrar Yolu Problemleri

category Doğum admin 12 Nisan 2008
Cinsel Organlar ve İdrar Yolu Problemleri

Kadında genital organlar ve idrar yollarının genital organlarla komşu olan kısımları (mesane ve uretra) yapısal ve işlevsel olarak östrojen hormonuna bağımlıdırlar. Östrojen hormonu desteği ortadan kalktığında bu organlarda başlayan gerileme (atrofi) bu dokuların incelmesine ve “zayıflamasına” neden olur. Tıp dilinde bu duruma atrofi adı verilmekte olup sitede bu kelimenin yerine gerileme kelimesi kullanılacaktır.

Menopoz döneminde yukarıda adı geçen dokularda gerileme en erken dönemlerde başlamasına karşın kadında belirtilere neden olması için ortalama 10 yıl geçer. Her zaman belirtildiği gibi, menopoz döneminde kadınlarda mutlaka şikayet ortaya çıkması gerekmez. Bu durum gerileme için de geçerlidir ve bazı kadınlar dokularındaki gerilemeye rağmen hiçbir şikayet duymayabilirler.

Gerilemeye bağlı ortaya çıkan belirtilerin hemen tümü östrojen hormonu tedavisiyle etkili bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Gerileme Hangi Belirtilere Neden Olur?

  • Vajina

    Vajina sürekli olarak yenilenen bir dokudur. Bu yenilenme sürecinde ölü hücreler sürekli olarak salgılanan bir sıvıyla karışmış bir şekilde atılır. Östrojen hormonu eksikliği yenilenme sürecinin yavaşlamasına neden olur ve bu durum kadın tarafından vajinada kuruluk şeklinde hissedilir.

    Yenilenme süreci yavaşlamış vajina dokusunun normal bakteri florası özellikleri de bozulmuş olabilir. Vajina hücrelerinin glikojen içeriği azaldığında vajinayı bakterilere karşı koruyan laktobasiller de azalmış olacağından vajinada bakteri enfeksiyonları gelişme olasılığı artar.

    Gerilemiş vajina elastikiyetini kaybetmiş, soluklaşmış, kısalmış, daralmış ve kanamaya meyilli bir hale gelmiş olabilir. Bazen cinsel ilişkide vajina duvarlarında aşınmaya bağlı olarak kanamalar ortaya çıkabilir.

    Yukarıdaki belirtiler menopoz döneminde cinsel ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilir.

  • Vulva

    Vulva kollajen ve yağ dokusu içeriğinin azalmasına bağlı olarak incelmiş bir durumdadır. Bu durum sıklıkla vulvada kaşıntı ortaya çıkmasına neden olur

  • İdrar Yolları

    İdrar yollarındaki gerileme ileri durumlarda idrar kaçırma şikayetinin ortaya çıkmasına neden olur.

    Menopoz dönemi idrar yollarındaki gerileme nedeniyle idrar yolu enfeksiyonlarının nispeten sık görüldüğü bir dönemdir


 
 

Bilinç Bozuklukları ve Alzheimer

category Doğum admin 12 Nisan 2008

Bilinç Bozuklukları ve Alzheimer
Menopoz döneminde östrojen hormonu kullanımının son yıllarda oldukça güncel kalmasının en önemli nedenleri bu tedavinin kemik erimesini önlemedeki başarısı ve menopoz döneminde ortaya çıkan ve kalp damar sistemini olumsuz yönde etkileyebilen değişiklikleri azaltmadaki becerisidir. Son bilgiler, östrojen tedavisinin ek olarak beyin işlevlerinde yaşa bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz değişiklikleri önlediğini ve beynin bilişsel işlevlerini düzelttiğini göstermektedir. Bilişsel bozukluklarla seyreden Alzheimer hastalığının östrojen tedavisiyle giderilebildiği veya en azından yavaşlatılabildiği gösterilmiş durumdadır.

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer hastalığı veya halk arasında kısmen hatalı olarak “bunama” olarak bilinen durum, bellek bozuklukları (yeni bilgi kaydedememe veya bilgileri anımsayamama), konuşma bozukluğu (kelimeleri yanlış kullanma), beceriksizlik (ince hareketleri yapamama), nesneleri tanıyamama ve diğer becerilerin bozulduğu bir hastalıktır. Araştırmalar 85 yaş üzeri kadınların yarısında Alzheimer hastalığı belirtilerinin görüldüğünü göstermektedir.

Alzheimer hastalığı ilerleyici belirtileriyle belli bir süre sonunda kişinin sosyal ve mesleki yaşamının olumsuz etkilenmesine neden olabilen ciddi bir durumdur.

Alzheimer hastalığı çeşitli hastalıklara bağlı oluşabildiği gibi, yaşlılık döneminde “nedensiz” olarak ortaya çıkabilmektedir.

Hastalığın beynin çeşitli bölümlerinde bulunan nörotransmitter adlı maddelerin miktarlarının değişmesiyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Östrojen hormonu azalması bu olumsuz değişiklikleri hızlandırarak hastalığın gelişimini hızlandırabilmektedir. Gerekli durumlarda verilen östrojen hormonu tedavisinin hastalığı önlemede etkili olması hem bu nörotransmitter dengesini yeniden kurmasıyla hem de beyin kan akımında artışla mümkün olmaktadır.

Kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla görülen bu hastalığın önlenmesinde östrojen hormonu tedavisinin erken dönemde başlanmasının daha etkili olduğu gösterilmiştir.

Cilt Problemleri

category Doğum admin 12 Nisan 2008
Cilt Problemleri
Vücudumuzun her kısmını örten cildin sağlamlılığını ve elastikiyetini veren en önemli madde cildin yapısında bulunan kollajen adlı bağdokusudur. Son bilimsel veriler kadında östrojen hormonunun cildin kollajen içeriğini korumada da önemli olduğunu göstermektedir.

Cilt kırışıklıkları kalıtsal özelliklere bağlı olarak kişiden kişiye oldukça değişken olabilir. Yine cildin östrojen hormonundan yoksun kalma derecesi de cilt kırışıklıklarının yoğunluğunu etkileyebilir.

Elbette östrojen hormonu tedavisi kırışıksız bir cilt vaat edemez. Ancak bazı çalışmalar östrojen tedavisi alan kadınlarda cilt kırışıklığının daha az görüldüğünü göstermektedir.

Cilt kırışıklıklarının en iyi dostlarından biri sigaradır. Sigara kullanan kadınlarda cilt kırışıklıkları sigara içmeyenlere göre belirgin olarak daha fazladır.

 
 

Menopoz ve Osteoporoz Sorunları

category Doğum admin 12 Nisan 2008

Menopoz ve Osteoporoz Sorunları
“Yaş Dönümü”, kadının âdetten kesilip, doğurganlığını yitirdiği devredir. Bu dönümün diğer adı, “menopoz”dur. Bu devrede, yumurtalığın, kadınlık hormonlarından (iç salgılarından) olan östrojenleri giderek daha az salgılaması, döneme özgü değişiklik ve şikâyetleri ortaya çıkartır.

“Yaş dönümü” sizi nasıl etkileyecektir?

Bu, kadından kadına büyük değişiklikler gösterir. Bazı şanslı kadınlarda, “yaş dönümü” fark edilmeden geçer gider. Bazılarındaysa, ki çoğunluk bu guruba girmektedir. vücuda ve asabi duruma ait, değişik derecelerde şikayetler ortaya çıkar. Bundan ötürü, bu dönemde, kadınların çoğunda ortaya çıkabilecek sorunları gözden geçirmekte yarar vardır.

“ATEŞ BASMASI”

“Ateş basması şikâyetiyle doktora baş vurmam hayli güç oldu. Arkadaşlarım beni neredeyse doktora gitmekten vaz geçirecekti Her kadın bu şikâyetlere katlanmalı diyorlardı”

Ateş basması şikâyetiyle doktora baş vurmak çok isabetli bir davranıştır. Ateş basmaları, vücudumuzun hormon (iç salgı) dengesinin değiştiğinin bir işaretidir. Doktorunuz bu durumu tanıyıp size gerekli tedaviyi uygulayacaktır.

Bu durumda, en uygun tedavi, eksileni yerine koyma şeklinde olacak, diğer bir deyimle, size vücudunuzun artık ; yapamamakta olduğu kadınlık hormonlarından östrojen verilecektir. Ateş basmalarına katlanmanızı öğütleyenler, eskiye ait bir düşünceyi önermektedir. Aynı öğüdü annelerinden ve büyükannelerinden dinlemişlerdir. Oysa, doktorunuzun tavsiye edeceği östrojen tedavisiyle ateş basmalarından kurtulmak artık sizin elinizdedir.

“KAŞINTILAR BENİ DELİ EDİYOR”

“Her zaman vücut temizliğine özen gösterir ve özellikle Adet zamanlarında dikkatli olurdum. Adetlerim iki yıldır kesildi. O zamanlar ,ateş basmalarından yakınmadım, fakat bir yerde okuduğuma göre, kaşıntı ve akıntım menopoza bağlı olabilirmiş. Acaba bu doğru mudur?

Sizi böylesine rahatsız eden probleminiz, menopoza bağlı olabilir. “Yas dönümü” esnasında, vücudunuzun kadınlık hormonları yapımı giderek azalır. Bu hormonlann en önemlileri olan östrojenler, aynı zamanda haznenizin (vagina’nızın) iç yüzünü döşeyen ince derinin nemliliğini ve kalınlığını sağlayarak, bu bölgenin mikroplardan korunmasını da temin ederler. Oysa, “yaş dönümü”nde bu hormonlar artık yapılmamakta ve sizin kaşıntı ve akıntı şikâyetleriniz ortaya çıkmaktadır. Doktorunuzun uygulayacağı tedaviyle bu şikayetleriniz kaybolacaktır.

“HER ŞEY CANIMI SIKIYOR. MORALİM DEVAMLI BOZUK”

Çocuklarım evdeyken, bazı olaylara daha rahat tahammül etmekteydim. Bu günlerde, en ufak şey sinirimi bozuyor. Ayrıca, iyi uyku uyuyamamaktayım. Bütün bu durumlar, “yaşdönümü”ne bağlı olabilir mi?”

Şimdi artık çocuklarınız büyümüş ve bir anlamda sizden kopmuş olduklarından, zaman ve enerjinizi başka biçimlerde harcayabiliyorsunuz ve böylece ufak şeylere dikkat verebilip gereksiz yoruluyor; bunun yanındaysa uyuyamıyorsunuz. Şayet önceden edindiğiniz meraklarınız, hobileriniz -örneğin, bir müzik aleti çalmak, resim ‘ yapmak, v.b.- varsa, bu durumunuzu biraz hafifletebilir, fakat yine de tam çözüm sağlayamaz.

Gerçekten, endişe hali ve sinirlilik, “yaş dönümünün sık rastlanan belirtilerindendir ve bunlara katlanmak gereksizdir.

Doktorunuz,sizi, eksileni yerine koyma tedavisiyle, rahat ettirecektir.

“BAZEN KOCAM BENİ İSTEMİYORMUŞ GİBİ DAVRANIYOR”

Benim artık görünüşüme aldırmadığımı, evime eskisi gibi bakmadığımı söylüyor.”

Kocanızın dediğinde doğruluk payı olduğunu kabul etmelisiniz. Fakat, o da, sizin bu içinde bulunduğunuz asabi durumun halen var olan fiziksel durumunuza bağlı olduğunu ve en kısa zamanda doktorunuzca tedavi edilebileceğini anlamalı. Kocaların çoğu, kendilerine karılarının bu özel durumu izah edildiğinde, anlayış göstermekte ve durum tedaviyle düzelene kadar, eşlerini desteklemektedir.

“HAYATIMDA BU KADAR SIKILMAMIŞTIM”

“Öteden beri gezmekten hoşlanırdım, fakat simdi evden dışarı çıkmaya cesaret edemiyorum. Bunun saçma olduğunu anlıyorum, ama elimde değil, aynen gebeliğimde olduğu gibi, sık sık idrar etmek ihtiyacını hissediyorum ve hatta bazen de idrarımı kaçırıyorum.”

Mesane kontrolünün kaybı menopozda rastlanan bir durumdur. Doktorunuz bunu defalarca tedavi etmiştir; şikayetinizi çekinmeden kendisine anlatmalısınız.

“BU DÖNEMDE DOĞUM KONTROLÜ UYGULAMAK GEREKLİ MİDİR ARTIK?

“Yaklaşık sekiz aydır adetlerim düzenini yitirdi ve son üç aydan beri de tamamen kesildi. Şimdi, artık doğum kontrolü uygulamasam olmaz mı?”

Hayır. Doktorlar ,son adetin üstünden bir yıl geçmeden, doğum kontrolü uygulamasını bırakmamanızı öğütler.

“TEDAVİ, DOĞUM KONTROLÜ HAPI GİBİ BİR İLAÇLA MI OLMAKTADIR?”

“Bazı doktorların, menopozdaki kadınlara östrojen hapları verdiğini duydum. Bu yöntem, doğum kontrolü hapı yutmaya benzer mi?”

Her iki ilaç da hormon ilacı olduğu halde, tabletlerdeki hormonların tip ve miktarları ve ayıca tedavinin amaçları değişiktir. Doğum kontrol haplarındaki hormonlar, kadının gebe kalmasını önler.

Menopozda kullanılan östrojen tedavisiyse , kadın vücudunun giderek az östrojen yapabildiği bir dönemde, ona eksilen östrojeni dışardan vermek demektir.

“ÖSTROJEN TEDAVİSİ CİLDİME İYİ GELİR Mİ?”

“Doktorum, ateş basmalarının tedavisi için bana östrojen hapları verdi. Bir kadın mecmuasında da, öströjenlerin cildi güzelleştirdiğini okudum. Bu doğru mudur?”

Kadının kendi vücudunun yaptığı östrojenlerin, onun cildini yumuşak ve esnek yaptığı, bilimsel bir gerçektir. “Yaş dönümü” devresinde, kadın vücudu giderek azalan miktarda östrojen yaparken, bazı kadınlar ciltlerinin de giderek kuruyup esnekliğini yitirdiğine dikkat eder.

Böylece, östrojen tedavisi, cildinize iyi gelebilir. Mamafih, burada, tedavinin esas amacı bu değildir.

“KOCAM ANLAMIYOR”

“Ortak yaşamımızda, kocam daima anlayışlı ve olgun davranırdı. Son zamanlardaysa, cinsel birleşmede canım çok yandığından, sonunda münakaşa ediyor ve hatta, bazen, bir kaç gün dargın duruyoruz. Bunun yaşıma bağlı olduğunu ve beni artık böyle kabul etmesini anlatmaya gayret ediyorum”
Hem haklı, hem haksız olduğunuz söylenebilir. Sizin sorununuz çoğunlukla menopoza bağlı hazne (vagina) kuruluğundan doğmaktadır. Bu durum da östrojen eksikliğinden ötürü ortaya çıktığından, tedavisi mümkündür. Doktorunuza baş vurup gereken biçimde tedavi edileceğinizden emin olabilirsiniz. Bu probleminizi açıklamaktan çekinmeyiniz; iyi tanımlanmış, tedavisi kabil bir tıbbi durumdur sizinki.

”NİÇİN BAZI KADINLAR BU DÖNEMDE ÇOK SİNİRLİ OLURLAR?”

“Benimle yaşıt arkadaşlarımdan biri, son zamanlarda aşırı sinirli oldu. Kocasına ve kızına ,sebepsiz bağırıyor, onları azarlıyor. Ateş basmalarından hiç şikayet etmedi. Bu davranışı menopoza bağlı olabilir mi?”

Büyük ihtimalle, evet. Kadınlar, östrojen eksikliğine çeşitli şekillerde cevap vermektedir. Bazılarınca, baş dönmeleri ve terlemeler en baskın şikayetlerken, diğerleri, arkadaşınız gibi, aşırı sinirli olmaktadır. Onun da, sizin gibi, doktoruna görünüp tedavi edilmesini öğütleyebilirsiniz.

“BU ÖSTROJENLER, MÜSEKKİN HAPLAR (TRANKİLİZANLAR) GİBİ MİDİR?

“Ablama, menopoz devresinde, doktoru müsekkin vermişti. Bunlar, östrojenlere benzer mi?”
Östrojenlerle müsekkinler, ne kimyasal ne de tedavi biçimi bakımından birbirine benzer. Gerçi, geçmişte, “yaş dönümü”ne özgü endişe halini tedavide, müsekkin ilaçlar kullanılmaktaydı, fakat günümüzde, doktorlar artık, şikayetin kaynağını, esas nedenini tedavi ederek yani eksilen östrojeni vererek, daha etken tedaviyi tercih etmektedirler.

Zaten, müsekkinler ,esasında “yaş dönümü” ile hiç ilgisi olmayan, her zaman ortaya çıkabilecek endişe halinin ilâcıdır yaş dönümünün ana tedavisini oluşturamaz.

“LÜTFEN, HAYAT KIRKINDAN SONRA BASLAR DEMEYİN ARTIK”

“Belki bu deyim, menopozdaki diğer kadınlara, bana olduğu gibi ters etki yapmaz ama ben bu lafa çok sinirleniyorum. Tabii ki hayat kırkında başlamaz ve bunu iddia etmek saçmadır”.
Evet, ama; Erken evlilik ve annelik devrelerinin sıkıntılarını geçirdikten ve bunlardan kurtulduktan sonra, evlilik hayatı daha rahat olabilir. Çevrenize bakın ve kendisine iyi bakan, gereken tedaviyi görmüş ve uyumlarını sağlamış orta yaşlı kadınların sakin güzelliğini görün.

Bu kadınların bazıları, bu devrede, hayat tecrübeleri ve güzellikleriyle, sıklıkla etraflarını etkilemekte, hayranlık uyandırmaktadır.

Siz de “yaş dönümü” devresinde uyumunuzu sağlayıp, kadınlığınızı ve güzelliğinizi sürdürebilirsiniz.

Menopoz Sonrası Kanama

category Doğum admin 12 Nisan 2008
Menopoz Sonrası Kanama
Son kanamanızdan 1 yıl veya çok daha sonra ortaya çıkan vajinal kanamadır. Menopozdan sonra ani bir kanamanız olursa, bunun birçok izahı bulunabilir. Vajinada bir enfeksiyon meydana gelmiş olabilir veya vajinanızın duvarları daha ince ve hassas bir hale geldiği için cinsel ilişkiden ya da vajinal temizlikten sonra biraz kanama olabilir. ilaç olarak alınan östrojen de kanamaya sebep olabilir. Endometrium kanseri de bir kanama nedeni olabilir. Hemen doktorunuzu görün.

Teşhis

Doktorunuz alt karın muayenesi yapacaktır. Öncelikle kanın nereden geldiğini tespit etmeye çalışacaktır. Çünkü, kanama üreme yolu üzerinde, rahimde veya onun alt kısmında, rahim ağzı ya da vajinada olabilir. Hatta idrar yolları veya rektumdan da gelebilir. Eğer kanamanın vajinadan geldiği belli olursa, doktorunuz muhtemel sebebi anlayabilmek için rahim ağzı biyopsisi isteyecektir. Ayrıca kanamanın sadece vajinadan geldiğine emin olmak için kürtaj da yapacaktır. Her ikisi de küçük operasyonlardır. biyopsi için rahim ağzından küçük bir parça alınır. Kürtajda ise rahimin iç duvarı kazınır. Doktorunuz kan ve idrar testleri de isteyebilir. Bazen, yoğun araştırmalardan sonra bile doktor, bir defalık adet sonrası kanamasına hiçbir açıklama bulamaz. Kanama bir daha hiç olmazsa endişelenmek için sebep yoktur. Ama tekrarlarsa sonunda sebebi bulunana kadar, tekrar muayene ve testleri yaptırmanız gerekecektir.

Kanama altında yatan sebebe bağlı olarak, çok önemsiz veya çok ciddi, ya da ikisinin arasında herhangi bir şey olabilir.

Tedavi

Tedavi olayın sebebine bağlıdır. Örneğin, vajinal duvarlardaki dokular incelmişse, doktorunuz östrojen içeren bir vajinal krem veya suprozituvar önerebilir. Vajinal enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Kanserseniz, ameliyat, radyoterapi, kemoterapi veya bu tedavilerin birleşimine ihtiyacınız olabilir.

 
 

Menopoz ve Yaşam

category Doğum admin 12 Nisan 2008
Menopoz ve Yaşam
Menopoz tıpta nispeten yeni tanınmaya başlanan bir olgudur. Kadının menopoz dönemini yaşayacak yaşa ulaşması 19. yüzyılın sonlarına doğru mümkün olmuştur. Bu nedenle “çağlar boyu menopoza girme yaşı” yaklaşık 150 yıllık bir dönem boyunca incelenebilir durumdadır.

Aşağıdaki resimde yükselen eğri kadının ortalama yaşam süresindeki artışı gösterirken, yatay çizgi menopoza girme yaşını göstermektedir. Bu tabloda kadının yaşam süresinin yıllar boyunca belirgin bir şekilde artmasına karşın menopoza girme yaşının sabit seyrettiği görülmektedir.

Gerçekten de tıbbi yayınlar ilk adet görme yaşının yıllar boyu düşme eğiliminde olmasına karşın menopoza girme yaşının değişmediğini doğrulamaktadır.

İnsanın Ortalama Yaşam Süresi

Milattan Önce (M.Ö.) 1000 yılında insan yaşam süresinin ortalama 18 yıl olduğu bildirilmektedir. M.Ö. 100 yılında 25 yıla ulaşan ortalama yaşam süresi 1900 yılında Amerika’da 49 yaşına çıkmıştır. Günümüzde bir kadının ortalama yaşam süresi beklentisi 79.7 yıl, erkeğin 72.9 yıldır. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerin verdiği rakamlar olup ülkemizde daha düşüktür.

İsveç ve İsviçre ortalama yaşam süresinin en uzun olduğu ülkelerdir.

Dünya genelinde insanın ortalama yaşam süresinin giderek artacağı ancak şu an için henüz öngörülmeyen bir rakamda sabitleneceği düşünülmektedir.

 
 

Ruhsal Değişiklikler

category Doğum admin 11 Nisan 2008
Ruhsal Değişiklikler

Menopozun ortaya çıktığı yaş kadında sıklıkla önemli bazı sosyal değişikliklerin de ortaya çıktığı bir zamana denk gelir.

Menopoz döneminde kadın öncelikle yıllardan beri alışık olduğu bir bedensel işlevini “yitirmiş” olmanın üzüntüsünü yaşar. Bu tümüyle normal bir durumdur. Her ay adet görmeye alışmış bir kadın adet kanamaları ortadan kalktığında yakın bir arkadaşından ayrılmış olma duygusuna kapılabilir. Bazı kadınlar ise adet kanamalarının kesilmesinden memnuniyet duyarlar.

Menopoz Yaşlanmanın Başlangıcı Değildir

Menopoz dönemine giren kadınların bir kısmı bu dönemi yaşlanmanın başlaması ile eşdeğer görürler. Bu, tümüyle mantıklı bir düşünce olmayabilir. Geçen yıl adet gören ve bu yıl kanaması duran bir kadın bu süre içerisinde birden yaşlı bir insan olmaz, yalnızca bir yıl yaşlanır.

Kriter alınması gereken zamansal olarak yaşlanma değil, günlerini sağlıklı olarak geçirmeye devam etmektir. Beden ve ruh sağlığı yerinde olmayan bir insan ne kadar genç olursa olsun, ne kadar uzun yaşarsa yaşasın mutlu ve üretken olamayacaktır.

Menopoz Depresyon Gelişimi İçin Bir Risk Faktörü Değildir

Önceleri menopoz dönemi depresyon gelişimi için ciddi bir risk faktörü olarak görülmüş ve psikiyatristlerin hastalık tanısında kullandıkları “DSM Tanı Kriterleri Kitabı”‘nda “involusyonel melankoli” terimi menopoza bağlı olarak ortaya çıkan depresyon durumunu tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde menopozun kendisinin depresyon gelişme riskini artırmadığı görüşünün benimsenmesi üzerine DSM’nin en güncel versiyonunda bu tanı yer almamaktadır.

Uyku Bozuklukları

Menopoz dönemi bir yandan ateş basmaları, öte yandan “tuhaf belirtiler” olarak gruplandırılan belirtiler topluluğunun etkisiyle uykusuzluğun ortaya çıkmasına veya uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir. Ek olarak östrojen hormonu eksikliğinin beyine etki ederek direkt olarak uyku özelliklerini olumsuz etkilediği bilinmektedir.

Uyku bozuklukları uzun süre devam ettiğinde gerginlik, sinirlilik, yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, yorgun uyanma ve konsantrasyon bozukluklarına yol açabilmektedir.

Menopoz döneminde ortaya çıkan uyku bozukluklarının tedavisinde östrojen hormonu tedavisinin önemli bir yeri vardır. Östrojen hormonunun uykuya dalma süresini kısalttığı ve uyku kalitesini artırdığı klinik deneylerde gösterilmiştir.

Duygu durum Değişiklikleri

İnsan her zaman aynı ruh durumunda olamaz. Zaman zaman keyifli ve neşeli, zaman zaman daha durgun olabilir. İnsan ruhunun bu özelliği duygu durum (İngilizce mood) olarak adlandırılır.

Yukarıda tarif edilen duygu durumu düz bir çizgi üzerinde gösterecek bir çizgi çizdiğimizi varsayalım. Çizginin ortası insanın kendinde görmeye alışkın olduğu ortalama ruh halini temsi eder. Çizgi üzerinde sağa gidildikçe insanın giderek daha keyifli bir duygu duruma ulaştığını, sola gidildikçe ise daha çökkün bir duygu duruma ulaştığını kabul edelim. Bu çizgiyi bir tahterevalli şekline dönüştürdüğümüzde tahterevallinin sürekli hafifçe hareketli olduğunu görebiliriz. Bu hareketlilik genellikle günden güne daha belirgin hale gelse de bazı insanlarda günün değişik saatlerinde bir sola bir sağa kayma görülebilir ve bu normaldir.

Normal dışı olan, tahterevallinin baskın olarak solda ya da sağda durması ya da çok büyük hareketler yapmasıdır. Bu aşırı hareketlilik kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen duygulara neden olacaktır. Psikiyatride, oluşturduğumuz tahterevalli modelinde dengenin sürekli sol tarafta yer almasına depresyon, sürekli sağ tarafta yer almasına ise mani adı verilir. Bu tanımlama konumuzun daha iyi anlaşılabilmesi açısından basitleştirilmiştir. Gerçekte bu iki duygu durum bozukluğunun tarifi bu kadar kolay yapılamaz.

Menopoz döneminde olan kadınlarda tahterevalli dengesi sola kaymaya meyillidir. Daha önceden bahsedildiği gibi bu durumun menopozun kendisinden kaynaklanmadığı, daha çok menopoz dönemine tesadüf eden diğer sosyal değişikliklerle ilgili olduğu düşünülmektedir.


 
 

Ateş Basması Atakları

category Doğum admin 11 Nisan 2008
Ateş Basması Atakları
Ateş basması yüz bölgesinden başlayan, boyun ve göğüs kısmına, bazen tüm vücuda yayılabilen, bazen yoğun terlemeye neden olabilen bir “sıcak basması” olarak tarif edilebilir. Bedende hissedilen sıcaklığın önceleri yalnızca bir his olduğu düşünülmekteyken son bilimsel çalışmalar, ataklar esnasında bedensel ısının gerçekten arttığını göstermektedir.

Ateş basması menopoz dönemindeki kadınların önemli bir kısmının yaşadığı bir belirtidir. Genellikle menopozun ilk yıllarında ortaya çıkan bu durum bazı kadınların günlük yaşamını etkileyecek kadar şiddetli olabilirken, bazılarında önemsenmeyecek kadar hafif geçebilmektedir.

Ateş basması ataklarla seyreder ve bazı kadınlarda ataklar çok ender ortaya çıkarken, bazılarında günlük atak sayısı 50 üzerinde olabilir. Ataklar bazı kadınlarda saniyeler sürerken, bazılarında birkaç dakika devam edebilir.

Özellikle Adet Öncesi Gerginlik Sendromu yaşayan kadınlarda ateş basmaları menopoza geçiş döneminde ortaya çıkabilmekle beraber ateş basması, menopoz dönemine özgü bir belirti olarak kabul edilir.

Ateş basması atakları genellikle menopozun ilk 1-2 yılında devam eder ve bu süre sonunda ortadan kalkar. Bazı kadınlarda ataklar 5 yıldan uzun süre devam edebilmektedir.
Ataklar östrojen hormonu tedavisiyle çoğu durumda kontrol altına alınabilmekle beraber özellikle ruhsal stres durumlarında ek olarak başka ilaçların da tedaviye eklenmesi gerekebilmektedir.

Neden Ateş Basması Olur?

Östrojen hormonu beyin işlevleri üzerinde oldukça önemli etkilerde bulunur. Bu etkilerini gösterirken beyin dokusunda bulunan nörotransmitter adı verilen maddeleri aracı olarak kullanır.

Ateş basmasının beyinde hipotalamus bölgesinde östrojen hormonu etkisinin azalması ve beden ısısını ayarlaya “termostat” mekanizmada nörotransmitter madde dengesinin azalmasıyla ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Nörotransmitter Nedir?

Nörotransmitter iki sinir hücresi arasındaki bağlantıyı sağlayan kimyasal bir maddedir. Daha basit bir anlatımla nörotransmitterleri iki sinir hücresi arasında bilgi alışverişini sağlayan ulaklar olduğu söylenebilir. Bu ulakların işlevleri sayesinde beyinde bulunan milyarlarca sinir hücreleri saniyenin binde birinden daha kısa bir sürede birbirleriyle etkileşimde bulunabilirler.

Bir ismi hatırlamak, bir cümleyi ezberlemek, bir bedensel hareket yapmak, bir duygu yaşamak ve daha binlerce ruhsal ve bedensel işlev beyin içindeki ve dışındaki bölgelere bu kimyasal maddeler aracılığıyla iletilir ve işlem tamamlanır.

Nörotransmittter maddelerinin azalması veya çoğalması bu işlevlerin aksamasına neden olabilir. Başta serotonin adı verilen madde olmak üzere henüz yapısı tam olarak aydınlatılamamış olan binlerce madde nörotransmitter olarak görev yapmaktadır.

Günümüzde çeşitli ruhsal hastalıkların tedavisinde nörotransmitter dengesini sağlamaya yönelik ilaçlar başarıyla kullanılabilmekte ve her geçen yıl bu ilaçlara yenileri eklenmektedir.
Menopoz döneminde santral sinir sisteminde östrojen etkisinin azalmasına bağlı olarak ateş basması, uyku bozuklukları, mood (duygulanım) değişiklikleri, hafıza bozukluğu ve Alzheimer hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

 
 

Menopoza Geçiş Dönemi

category Doğum admin 11 Nisan 2008
Menopoza Geçiş Dönemi
Kadın doğası, üreme çağından menopoza geçişi kolaylaştırmak için bir dizi önlemler alır. Kadının ruhsal ve bedensel olarak menopoz dönemine hazırlandığı bu döneme Menopoz Öncesi Dönem adı verilir.

Menopoz Öncesi Dönemin en belirgin özelliği üreme çağında düzenli aralıklarla görülen adet kanamalarının düzenini kaybetmesidir. Genellikle gecikmelerle seyreden adet kanamaları menopoz başladığında tümüyle durur.

Menopoza geçiş döneminde olan kadınların çoğu kendilerindeki değişikliklerin farkındadırlar ve ruhsal olarak menopoza hazırlanmak, adet kanaması görmeme fikrine alışmak için zaman bulurlar.

Adet Kanaması Özelliklerinin Değişmesi

Ergenlik döneminin sonlarına doğru, adet döngüsünde yumurtlamanın devreye girmesiyle birlikte adet kanamaları düzenli aralıklarla meydana gelmeye başlar. Bu düzen uzun yıllar devam eder. Üreme çağında “yumurtalık havuzunda” bulunan yumurta hücreleri hipofiz bezinden salgılanan hormonlara iyi yanıt verir ve ardı ardına her ay bir tanesi olgunlaşarak yumurtlamayla Fallop tüpünün içine alınır. Burada spermlerle karşılaşan yumurta hücresi döllenirse gebelik başlar ve yumurtlama süreci ve adet kanamaları bir süre kesintiye uğrar. Döllenme gerçekleşmediğinde rahim iç tabakası kanamayla dökülür ve yeni bir döngü başlar.

Yumurtalıklarda bulunan yumurta hücrelerinin olgunlaşarak yumurtlama sürecinde kullanılmaları belli bir sıraya göre olur

Hücrelerin en nitelikli olanları, yani hipofizden salgılanan hormonlara en duyarlı olanları üreme çağının ilk yıllarında salgılanır ve bu yolla kadının gebelik için en uygun olan yaşlarda gebe kalması sağlanmaya çalışılır. Yıllar geçtikçe yumurtalıklarda kalan yumurta hücrelerinin nitelikleri değişmeye başlar. Kadın üreme çağının ortalarına geldiğinde kalan yumurta hücreleri olgunlaşma özellikleri nispeten daha düşük hücrelerdir.

Yumurta hücrelerinin olgunlaşabilme özelliklerinin azalması yumurtlama olgusunun düzeninin kaybolmasına neden olur. Ortalama olarak 40′lı yaşlarda kadının adet döngülerinin bazıları yumurtlama olmaksızın gerçekleşir. Bu durum adet kanamalarının bazılarının düzenli, bazılarının gecikmeli olmasına neden olur. Kadının yaşı ilerledikçe adet döngülerinin yumurtlama olmaksızın gerçekleşme olasılığı artar.

Özetle söylemek gerekirse, menopoza geçiş dönemi yumurtalıklarda yumurta hücrelerinin yavaşça tükenmeye başladığı ve bu nedenle adet kanamalarının düzensizleşme eğiliminde olduğu dönemi temsil eder. Bu dönem kadından kadında değişmekle beraber ortalama 4 yıl devam eder. Yumurta hücreleri tümüyle tükendiğinde kadın menopoza girmiş olur.

Kadınların yaklaşık %10′u adet düzensizliği döneminden geçmeden direkt olarak menopoza girerler.

Gebelikten Korunmaya Ne Kadar Süreyle Devam Edilmelidir?

Menopoz öncesi dönemde adet döngülerinin bir kısmı yumurtlama olmaksızın gerçekleşirken, bir kısmında yumurtlama ortaya çıkar. Bu nedenle kadın menopoza girene kadar gebelikten korunmayı devam ettirmelidir.

Guinness Rekorlar Kitabı’nda en ileri yaşta gebe kalma rekoru 57.5 yaşında gebe kalan Amerika’lı bir kadına aittir.

Sigara içmeyen ve sağlık sorunu bulunmayan kadınlar düşük dozlu doğum kontrol haplarını doktor kontrolünde kullanmaya devam edebilirler. Böyle bir durumda adet kanamaları düzenli olarak devam edeceğinden kadının menopoza girdiği zamansal noktanın belirlenmesi için belirli aralıklarla kan incelemeleri yapılır. Kadının menopoza girdiği belirlendiğinde doğum kontrol hapı kesilir.

 
 

Menopoza Girme Yaşı

category Doğum admin 11 Nisan 2008
Menopoza Girme Yaşı

Bir kadının ortalama menopoza girme yaşı 49.3 ±5 olarak kabul edilmektedir. Kadınların yaklaşık %1′i 40 yaşından önce menopoza girer.

Menopoza girme yaşı kalıtsal olarak belirlenmiştir ve ilk adet kanaması yaşı, emzirme, doğum kontrol hapı kullanımı, ırk, eğitim, boy ve son gebelik yaşı gibi değişkenlerden etkilenmez.

Sigara kullanımı yumurta hücrelerinin ölümüne neden olduğundan, özellikle günde 20 adet ve daha fazla sigara içen kadınların menopoza girme yaşlarının 1-2 yıl geriye gittiği belirlenmiştir.

Bazı bilimsel veriler:

  • Hiç doğum yapmamışolan kadınların menopoza erken girdikleri gözlemlenmektedir.

  • Çalışmalar anne ile kızın aynı yaşlarda menopoza girdiklerini göstermektedir. Bu durum menopoza girme yaşının kalıtsal özelliklerle yakın ilişkide olduğunu düşündürmektedir.

  • Beslenme bozukluğu olan ve vejetaryen beslenme tarzı benimseyen kadınların nispeten daha erken yaşlarda menopoza girdikleri görülmektedir.

  • Aşırı alkol kullanan kadınlar menopoza daha geç girmektedirler. Bunun en muhtemel nedeni alkolün karaciğerdeki etkileri nedeniyle bu kadınlarda östrojen hormon seviyelerinin daha yüksek olmasıdır.

  • Düşük kilolu kadınlar menopoza daha erken girme eğilimindedir. Bu durum bu kadınların yağ dokusunun östrojen üretimine katkısından faydalanamamalarından kaynaklanır.

  • İş yaşamı ve diğer yaşam şartlarının menopoza girme yaşını etkilediği düşünülmemektedir.

  • Yüksek yerlerde yaşayanlar menopoza daha erken girmektedir.

  • Yumurtalıkların kan dolaşımının etkilendiği bir jinekolojik ameliyat geçiren kadınlar (rahimin alınması gibi) menopoza daha erken bir yaşta girebilirler.

  • Rahim içi gelişme geriliği ile (düşük kilolu) doğan kadınlar menopoza daha erken girmektedirler.

Erken Menopozun Tanımı

Kadınların bir kısmı nispeten erken bir yaşta (örneğin 40 yaşında) menopoza girebilir. Böyle bir durumda yapılması gerekenler “normal” yaşta menopoza giren bir kadında yapılması gerekenlerle aynıdır.

Erken Menopozun nedenini belirlemeye yönelik olarak ileri inceleme yapılma gerekliliğini belirleyen yaş alt sınırı çoğu durumda 35 olarak kabul edilir. 35 yaşından erken menopoza girilmesi durumunda genellikle, 30 yaşından önce menopoza girilmesi durumunda ise mutlaka bazı incelemeler yapılmalı ve muhtemel neden ortaya çıkarılmalıdır


 
 
eXTReMe Tracker