Archivi per ‘Ağrı’

boğaz ağrısı ve hastalık ve tedavisi

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Boğaz ağrıları genelde bir soğuk algınlığı hastalığının belirtisidir. Ama başka herhangi bir belirti eşliğinde olmadığında, yutak bölgesine çok soğuk havanın girmesinin bir sonucu olabilir.

Yapışkanotu / Yoğurtotu: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış yapışkanotu veya yoğurtotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Taze demlenmiş ılık çayla gün boyunca pek çok kere derin gargaralar yapılır.

Koyunotu: Koyunotu, tüm boğaz, yutak ve ağız içi iltihaplarına karşı başarıyla kullanılabilir. Öteki kullanım alanları ise, anjin ve gırtlak hastalıklarıdır.

Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış koyunotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Sabah ve akşam olmak üzere, günde iki kere, uzun süreli derin gargaralar yapılır.

İsveç Şurubu: Yarım veya bir tatlı kaşığı İsveç Şurubu yarım bardak bitki çayına eklenir ve bu yarım bardak çayın yarısı yemekten yarım saat önce, öteki yarısı ise yarım saat sonra içilir. Yani, üç öğünde toplam olarak 3 kaşık İsveç Şurubu içilmiş olur

burun kanaması ve burun boğaz hastalıkları alternatif

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Çarpma, iltihaplanma, hapşırma, tümörler ve burun kemiği kırıkları gibi durumların dışında, hipertoni(tüm beden kaslarında aşırı gerginlik), karaciğer bozuklukları, damar ve kan hastalıkları ve grip gibi hastalıklar da burun kanamasına neden olabilir. Burun kanamasının bazı kişilerde sık oluşu ise, burun damarlarının kırılganlığından kaynaklanır. Burun kanaması eğer başka bir hastalığın belirtisi ise, söz konusu hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Akut burun kanamalarında en etkili ilkyardım, soğuk suyla ıslatılmış bir havlunun hastanın ensesine uygulanmasıdır. Bu uygulama sayesinde burun damarlarında oluşan daralma, kanamanın durmasını sağlayabilir.

Çobançantası: Sürekli olan burun kanamaları çobançantası çayı ile tedavi edilebilir.

Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış çobançantası, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

Ökseotu: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ökseotu, bir bardak soğuk suda 12 saat demlendirildikten sonra ısıtılır ve süzülür. Buruna çekilen soğuk çay kan durdurucu etki yapar.

Civanperçemi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış civanperçemi, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 1 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

Atkuyruğu kompresi: Şiddetli ve sürekli burun kanamalarında soğuk çayla hazırlanan kompresler yardımcı olur.

Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış atkuyruğu, bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Uygun büyüklükte bir bez soğuk çaya batırılır, biraz sıkılır ve burnun üstüne yatırılır

Migren

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

MİGREN , 4 ile 72 saat arasında sürebilen , tekrarlayıcı, zonklayıcı nitelikli, genellikle başın bir yarısında olmakla beraber bazen iki taraflı da olabilen, günlük fiziksel aktivitelerle artabilen, genellikle bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olmanın eşlik ettiği bir baş ağrısı tipidir.
Migren şikayeti olan hastaların yaklaşık %10′ unda ağrıdan 5-25 dakika önce, ağrının başlayacağını hissettiren, aura denen, gözün önünde çizgiler, parlak renkli ışıklar, bulanık görme, buzlu cam arkasından bakma, daha seyrek olarak da konuşma bozuklukları gibi şikayetler bulunur. Bu aura döneminden sonra zonklayıcı baş ağrısı başlar ve 1 saat içinde artar.

Migren tanısı için:
1- Ağrının süresi: 4 - 72 saat
2-Aşağıdakilerden en az ikisinin bulunması

Tek taraflı
Zonklayıcı
Orta yada şiddetli ağrı
Fiziksel aktivite ile ağrıda artma
3-Ağrı sırasında aşağıdakilerden en az birinin bulunması
a-Bulantı ve/veya kusma
b-Işık ve gürültüden rahatsız olma
4-Muayene sonucunda başağrısına sebep olan başka bir hastalığın bulunmaması gerekmektedir.

Migren atağı sırasında genellikle;

Başın bir tarafında, bazen iki taraflı da olabilen, zonklayıcı tarzda baş ağrısı ortaya çıkar.
Ağrının şiddeti kişinin işini yapmasını engeller veya tamamen durdurur.
Ağrı, 4 ile 72 saat arasında sürer, genellikle uyumakla geçer.
Hastaların çoğunda bulantı, bir kısmında kusma olur.
Işıktan rahatsız olma hissi çoğu zaman ortaya çıkar ve pek çok hasta karanlık ve sessiz bir yerde yatmak ister.
Gürültüden rahatsız olurlar.

Migrenin Tetikleyicileri :

Hormonal değişiklikler (adet dönemi, hormon kullanımı, menapoz başlangıcı)
Uyku düzeninde değişme (az ya da çok uyuma)
İklimsel değişiklikler, rüzgar
Alkol (kırmızı şarap, bira)
Kokular (parfüm, kimyasal maddeler)
Bazı gıdalar (MSG (monosodium glutamate) içeren besinler, eski peynirler, nitrat ihtiva eden işlenmiş yiyecekler, deniz ürünleri, salam, sucuk, sosis, fındık, fıstık, çikolata,…)
Strese maruz kalma
Stresten ani kurtuluş (tatil, başarılı bir sunum sonrası, proje bitimlerinde )
Parlak ışık
Sigara dumanı
Yüksek rakım
Öğün atlama
Bazı ilaçlar
Aşırı yorgunluk

Tanı:
Migrenin tanısı, hastanın ifade ettiği şikayetlerin ve muayene bulgularının değerlendirilmesi ve başağrısına sebep olan başka bir hastalığın saptanmaması ile konur.

Tedavi:
Migren tedavisi, atak tedavisi ve önleme tedavisi olarak sınıflandırılabilir.

Atak tedavisinde basit ağrı kesiciler ve migrene özel ağrı kesiciler kullanılırken önleme tedavisinde daha farklı ilaçlara yer verilir.

Ağrıyı başlatan madde ve durumlardan mümkün olduğunca uzak kalmak ve ağrı kesici ilaçların ağrının başladığı hissedildiği anda alınması, çoğu zaman bu sıkıntılı durumun gelişmesini önler.

Gerilim Tipi Başağrısı

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Gerilim tipi başağrısı en sık rastlanan başağrısı türüdür. Erişkinlerin % 90 ‘ı hayatları boyunca en az 1 kez bu ağrıyı hisseder.
Gerilim tipi başağrısının , stres, gerginlik, bastırılmış öfke gibi durumların ortaya çıkardığı baş, boyun bölgesindeki kasların istem dışı kasılması sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Çoğu zaman enseden başlayan, basınç, sıkıştırma tarzında künt bir ağrıdır.

Genellikle başın iki tarafında olan,
Günlük aktivitelerle çok fazla değişmeyen,
Genellikle bulantı- kusmanın eşlik etmediği
Hafif veya orta şiddetteki başağrısıdır. (Günlük aktiviteleri azaltabilir ama engellemez)

Gerilim tipi başağrısı genellikle ;

Enseden başlayan, gerilme, mengene ile sıkıştırma tarzında olan bir ağrıdır.
Günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkar
Uykusuzluk sonrasında görülür
Sürekli bir ağrı tarzındadır

Gerilim Tipi Baş Ağrısında Tedavi

Tedavide genelde basit ağrı kesiciler ilaçlar verilir
Sık gelen ağrılarda gerilim de ön plandaysa anti-depresan ilaçlar tedaviye eklenir.

Küme Başağrısı

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Genellikle 20-45 yaşlarında başlar. Erkeklerde 3-5 kat daha sıktır.Genelde yılın aynı zamanlarında, günün aynı saatlerinde ortaya çıkar.
Genelde gece ve sabaha karşı olur.
% 90 hastada ataklar halindedir, atak olmadığı dönemler ağrısız geçer.
Genellikle başın tek tarafında, göz çevresinde saplanma, delici tarzda, oyulma, patlama tarzında olup 15 ile 180 dakika arasında sürer.
Aynı tarafta gözde yaşarma veya kanlanma, burun tıkanıklığı göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme gibi Horner Sendromu bulguları eşlik edebilir.
Küme atak dönemlerinde alkol, ciddi bir tetikleyicidir.

Küme baş ağrısının tedavisi :

Oksijen solunması
İlaç tedavisi
Atak döneminde tetikleyici etkenlerden kaçınmak

diş ağrılarında, diş hastalıklarında, diş tedavisinde

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Diş ağrısı

Diş ağrıları genellikle diş çürümesinden kaynaklanır. Şekerli besinlerin kalıntıları dişlere yapışır ve bakteriler için bulunmaz bir beslenme alanı oluşturur. Bu ortamda oluşan asitler dişin mineral yapısını eritir. Bakteriler bir tür görünmez katman oluştururlar. Diş plağı adı verilen bu katman, diş minesine sıkıca yapışır. Diş plağını, fırçalanmamış dişlerde açıkça görülen sarı pasla karıştırmamak gerekir. Diş çürümesi, dişözünün ilk sinirine ulaştığında ağrılar başlar ve diş kökü zarında iltihaplanma oluşur. Bunun sonucu şiş bir yanaktır. Kök zarındaki iltihaplanmanın sonucu ise diş kökünde apse oluşumudur. Zaman geçirilmeden diş doktoruna gidilmesi gerekir. Çünkü bu enfeksiyon, eğer bakteriler kana karışırsa, başka organlara da zarar verebilir.

Mayıs papatyası: Yarım tatlı kaşığı papatya, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca, 3-4 bardak taze demlenmiş papatya çayı soğutulmadan yudumlanır. Ayrıca, ılıklaşmış çayla gün boyunca pek çok kere ağız çalkalanmalıdır.

İsveç Şurubu: Diş ağrılarına karşı bir yemek kaşığı dolusu şurup biraz suyla inceltilerek, elden geldiğince ağızda tutulur(1-3 dakika) ve sonra tükürülür. Ayrıca küçük bir pamuk parçası İsveç Şurubuyla ıslatıldıktan sonra ağrıyan dişin üstüne yatırılabilir. Bu tür İsveç Şurubu kompresleri uzun süre dişetinin üstünde tutulmamalıdır; dişeti tahriş olabilir!

Atkuyruğu: Atkuyruğu çayı, ağız içi ve diş çürümelerinde, dişeti kanaması, dişeti iltihabı, dişeti çekilmesinde ve diş çürümelerinde gargara biçiminde kullanılabilir.

Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış atkuyruğu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Sıcak atkuyruğu çayı ile gün boyunca pek çok kere ağız çalkalanır ve gargara yapılır

Kronik Günlük Baş Ağrısı

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Günde ortalama 4 saat süren ve ayda ortalama 15 gün olan başağrısıdır.
Genellikle başka hastalıklar sebebiyle tetkik edilip çoğu zaman migren tanısı ile tedavi edilen hastalardır.

Aşırı ve Yanlış İlaç Kullanımına Bağlı Tepki Başağrısı

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Başağrısı, türü ne olursa olsun insanın yaşam kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen bir durumdur.
Çoğu başağrısı türünün bir şekilde ağrı kesici ilaçlara cevap vermesi, insanları hep o ve benzer ilaçları kullanma yoluna itmekte ve bir nevi ilaç bağımlılığına sebep olmaktadır.

Ağrı kesicilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımı ve bu kullanımın kulaktan dolma bilgilerle yapılması bir süre sonra ilaç alınmadığı durumda ağrının artmasına ve ağrının ilaçlara daha az cevap verir hale gelmesine sebep olur. Bu durum da kendi başına bir tepki başağrısı oluşumuna neden olmaktadır.

Kontrolsüz kullanılan ağrı kesicilerin mide ülseri, böbrek yetersizliği ve karaciğer yetersizliği gibi ciddi durumlara yol açacağı unutulmamalıdır.

Böyle bir durumda kullanılmakta olan ilaçların doktor kontrolünde ve doktorunuzun geçiş döneminde kullanmanız için vereceği ilaçlar yardımı ile kesilmesi ve ağrınızın gerçek karakterinin anlaşılması gerekmektedir. Buna ” wash-out “yani arındırma denir.

İlaçsız geçireceğiniz kısa bir dönemin ardından tedavinizi doktorunuz ile birlikte şikayetlerinize uygun bir şekilde yeniden düzenleyebilirsiniz.,

kansızlık belirtilerinde, anemi tedavisinde

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Genel dolaşımdaki kanda alyuvarlar miktarının düşmesiyle birlikte görülen hastalıklar, kansızlık hastalıkları olarak adlandırılır (kansızlık, anemi).Bazen demir veya vitamin eksikliğinden, bazen de hormon dengesizliğinden veya yanlış bir yaşam biçiminden kaynaklanan (yetersiz güneş ışığı ve hareketsizlik), genç kızların solgunluğu (chlorosis) bir çeşit anemi, daha doğrusu demir yetersizliği anemisidir. Anemiye yol açabilecek nedenler şöyle sıralanabilir:Sürekli kan kaybı (hömoroit, ülserler), demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği, kemik iliği hastalıkları veya doğumsal özellikler. Kandaki alyuvarlar sayısının azalmasıyla birlikte bedendeki oksijen dolaşımı da azalır; pek çok organ, oksijen yetersizliği nedeniyle zarara uğrayabilir.

Anemi, hastanın belirgin derecede solgunluğu, uykusuzluğu, sinirliliği, kalp atımının ve solunumun hızlanması veya sinir sisteminde oluşan bazı bozukluklarla kendini belli eder. Anemide giderek artan kan yıkımının bir sonucu olarak, başlangıç aşamasında sarılık ve dalakta şişlik de oluşabilir. Bu durumlara karşı anemi tedavisi uygulanır. Şiddetli akut kanamalarda en güvenilir çözüm kan naklidir. Kronik kanamalarda ise, kanama nedeninin tedavisi gerekir. Demir ve C vitamini açısından zengin besinlerin tüketilmesi yararlı olacaktır(sakatat, bira mayası, darı, ıspanak, ısırganotu, baklagiller, şeftali ve kuru kayısı). Bedensel yorgunluklardan uzak durmak ve bol uyku da çok yararlıdır.

Isırganotu: Kan yaptırıcı etken maddeleri sayesinde ısırganotu anemide bile yardımcı olabilir.

Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ısırganotu çayı soğutulmadan yudumlanır

Bel Ağrıları - Bel Anatomisi

category Ağrı admin 7 Ağustos 2008

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.